'Yaşlandıkça zaman algısının değişebilir olmasını açıklayan başka modeller de var aslında. Bir diğer popüler model de oran modeli. Buna göre, örneğin iki yaşındaki bir çocuk için geçen bir yıllık zaman dilimi, dünyada var olduğu ömrünün yarısına karşılık gelmekte. Oysa yirmi yaşındaki bir kişi için bu bir yıllık süre ömrünün sadece 20'de biridir. Yani çocuk için %50 uzunlukta hissedilen şey, yirmi yaşındaki kişi için %5 uzunlukta hissedilir. O nedenle de çocukken zaman daha uzun algılandığından daha yavaş geçiyormuş gibi gelir. İnsanlar her ne kadar yaşlarını 30'lar, 40'lar gibi on yıllık süreçlerle tanımlasalar da bu modele göre durum logaritmiktir ve on-yirmi yaş arası ile elli-altmış yaş arası aynı olmamalıdır. Şimdi sıkı dur, zira bu modele göre beş ve on yaş arası hissedilen zaman ile on-yirmi yaş arası hissedilen zaman aynıdır. Daha da kötüsü kırk ve seksen yaş arasında hissedilen zaman da bu zamanlara eşittir. Yani sevgili Devin, beş yaşından sonra yaşadığın beş yıl, kırk yaşından sonra yaşayacağın kırk yılla aynı uzunlukta olacak ne yazık ki.'