Puan vermedi
Bugün masamda sadece ismiyle bile ilgimi çekmeyi başaran ve beni doğrudan okumaya yönlendiren bir kitap var: Samir Puri’den Batısızlık. Kitap, yüzyıllar boyunca alışık olduğumuz ve hiç değişmez sandığımız dünya düzeninin aslında nasıl derinden sarsıldığını göstererek resmen ezber bozuyor. Yazar Samir Puri ise sadece teoride kalmamış; uluslararası ilişkiler, diplomasi ve güvenlik alanlarında sahada bizzat bulunmuş, Singapur'daki prestijli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nde (IISS) kıdemli araştırmacılık yapmış çok yönlü bir akademisyen. Bu yüzden dünyadaki güç dengelerini çok iyi bilen, bir gözle konuşuyor. Onun bu net anlatımıyla; demografik, ekonomik, askeri ve kültürel açıdan çok daha farklı, çok sesli bir geleceğe doğru gittiğimizi net bir şekilde görüyorsunuz. Kitap, televizyonlardaki o sığ tartışmalardan sıyrılıp ayaklarımızın altındaki zemini sarsan bu büyük değişimi çok daha geniş bir çerçeveden görmemi sağladı. Batı dünyasının elindeki o eski gücü ve ayrıcalıkları kolay kolay bırakmayacağını bilsek de bu dönüşümün aslında bazı coğrafyalarda düşündüğümüzden çok daha fazla ilerlediği gerçeğiyle yüzleşiyorsunuz. Peki bu kitap bana ne kattı? Bana en büyük katkısı, günlük haberlerin ötesine geçip dünyadaki büyük resmi ve ulusların arkadaki o görünmez hareketlerini daha net okuma becerisi kazandırması oldu. "Dünya nereye gidiyor?" sorusuna çok daha geniş ve tarafsız bir pencereden bakmayı öğrendim. Özellikle kimler okusun? Tarihin, siyasetin ve dünyadaki güç dengelerinin perde arkasını merak eden, "Her şey anlatıldığı gibi mi gerçekten?" diye soran ve dünyayı tek bir taraftan izlemekten sıkılan herkesin keyifle okuyacağı, zihin açıcı bir kitap.
BatısızlıkSamir Puri · Yeditepe Yayınevi · 20252 okunma
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
#fundaokuyupyorumluyor Singapur'da Japonlara esir düşen, iç denizin altındaki karanlık tünellerde köle olarak çalıştırılan Tazmanyalı savaş esiri babanın 3 yıl süren esareti sonucunda Tazmanya'daki ailesinin yanına dönmesi konu ediliyor. Yazar, kitabında kendi ailesinin yaşadığı trajediler üzerinden 20. yy'ın karanlık tarihini aydınlatırken bireyin acısının aslında evrensel bir ses olduğunu da göstermiş. Aynı zamanda okuru geçmişin tozlu sayfalarına götürmekle kalmayıp insanı vicdanıyla da başbaşa bırakıyor. 1945, 2. Dünya Savaşı sırasında Hiroşima'ya atılan ve 60 bin kişinin ölümüne neden olan atom bombası ile İngilizlerin Tazmanya'daki yerli halklara uyguladığı soykırımdan Hiroşima'ya atılan atom bombasına kadar 20. yüzyılın kaderini değiştiren olaylarla ilgili sorular kitabın ana temasını oluşturuyor. Romanda tarihin yalnızca büyük olaylardan oluşmadığını gösteriyor. Flanagan, savaşın rakamlardan ve resmi anlatılardan ibaret olmadığını; her olayın ardında parçalanmış hayatlar, yarım kalmış hikâyeler ve unutulamayan acılar bulunduğunu güçlü bir şekilde hissettirir. Özellikle Hiroşima’ya atılan atom bombasına dair bölümler, insanlığın bilim ve güç uğruna ne kadar büyük yıkımlara sebep olabileceğini sorgulatır. Yazar, okuru sadece geçmişi öğrenmeye değil, aynı zamanda düşünmeye ve vicdani bir hesaplaşmaya çağırır. Eserde dikkat çeken bir diğer unsur ise unutmak ve hatırlamak arasındaki çatışmadır. Kitap boyunca karakterler geçmişten kaçmaya çalışsa da hafızanın insanın peşini bırakmadığı görülür. Flanagan’ın anlatımı, acının nesilden nesile aktarılabileceğini gösterir. Babasının yaşadıkları, yalnızca ona ait değildir; oğlunun hayatına, düşüncelerine ve yazarlığına da yansımış. Tarihin acımasız sahnelerinin yer aldığı, otobiyografik kurgu ile harmanlanmış, insan
Soru 7Richard Flanagan · Sia Kitap · 20268 okunma
Reklam
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 23:10
Çok gezen mi daha iyi bilir, yoksa çok okuyan mı? Peki ya bir yandan okurken diğer yandan da gezme imkânı bulanlar? Küçük bir bavul ve rehber kitaplarıyla Orta Asya'dan Avrupa'ya, Kafkaslar'dan Ortadoğu'ya 45 yıldır gezen "seyyah" İlber Ortaylı'ya eşlik etmek isterseniz İLBER ORTAYLI SEYAHATNAMESİ tam size göre... Türklerin özlemini çeken Hayfa'dan "Muhteşem Osmanlı İmparatorluğu" sergisinin yapıldığı Japonya'ya; Karlofça Antlaşması'nın imzalandığı ve bir daha Türklerin girmemesi için kapıların örüldüğü Sırbistan'dan Türkiye tarihinin önemli dönüm noktalarının yaşandığı Şam'a; 19. yüzyıl Kafkasya'sından kovulan halkların Osmanlı tarafından yerleştirildiği Ürdün'den dünyanın en orijinal müzelerine sahip İran'a; her köşesi tarih olan St. Petersburg'tan Orta Asya medeniyetini gözler önüne seren Buhara'ya; coğrafi konumu, mimari güzellikleriyle gezip görmeye değer ve her birinde Osmanlı Balkanlarının trajik bir sahifesi yatan Tuna kalelerinden etnik bakımdan renkli olması hasebiyle "karışık dondurma" denilen Makedonya'ya; Balkanlarda Osmanlı dönemini en çok yaşatan Prizren'den en iyi muhafaza edilen Türk halılarına sahip Erdel kiliselerine; yıllarca savaş halinde olmamıza rağmen kültürümüzden etkilenen eski Avusturya'dan tarihinde Mustafa Kemal gibi büyük komutanlar yetiştiren Selanik'e, bir ucu Türkiye'ye bir ucu Britanya adalarına uzanan, medeniyetin merkezi Roma'dan arşivleri ve müzeleriyle meşhur Vatikan'a; Otranto'dan Venedik'e; Estonya'dan Ukrayna'ya; Japonya'dan Singapur'a, Louvre Müzesi'nden British Museum'a muhteşem bir yolculuk...
İlber Ortaylı Seyahatnamesiİlber Ortaylı · Timaş Yayınları · 20164,976 okunma
Singapur
6/10
·138 syf.··
2026 3. kitabı
8. gün 25. saat podcastlerini dinlerken karşıma Singapur çıktı . Bir ülkeden ayrılıp atılan bu şehir devlet nasıl oldu da başardı ? Başarısının sırrı mı var yoksa yolu adım adım mı? Bu düşünceler içindeyken internette karşıma çıkan bu kitabı çekinmeden aldım . Singapur , sakız çiğnemenin yasak olduğu , gökdelenler içinde olan , topraklarını okyanusu doldurarak arttıran . İcinde farklı milletleri barındıran onlardan tek ulus yapan ülke . Eğitimin ne kadar da önemli olduğunu bir kez daha gördüm . Eğitimin iyi olması için kaliteli öğretmen lazım . O öğretmen geçim derdinde olmamalı ki kafası berrak olsun . Bir sürü aynı meslekten insana gerek yok. Gerektiği kadar o mesleğe insan yönlendirilmeli . Daha birçok örnek .. Neden biz yapamıyoruz diyorum , sonra susuyorum . Milletimiz içindeki saflığı , mutluluğu , vatan, millet, bayrak aşkını kaybetti. Defterlerimize sırtımızı döndük, ülkeden kaçmayı düşünen insan ülkesi gelişsin diye çabalar mı? Neyse .
1000k
Singapur - Nasıl Başardılar?Zeki Çalışkan · Maviçatı Yayınları · 20208 okunma
7/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 11:50
Serinin bilmem kaçıncı kitabı olan Dönüş’te İlhami’nin kızı Derya’nın gözünden okuyoruz yaşananları. Derya bilmediği gerçeklerle yaşarken gerçekler ile yüzleşir. Gerçekler çok sıradan bir gerçek de değil üstelik. Derya, Londra, Urla ve Singapur üçgeninde bakalım nasıl başa çıkacak. Öğrendiği gerçeklerden sonra kimi affedecek, kimi affetmeyecek az sonra Serinin bir önceki kitabı daha iyiydi diye düşünüyorum.
DönüşAyşe Kulin · Remzi Kitabevi · 20138,2bin okunma
3/10
·%53 (264/496 syf.)·
Klasik liberal ezberlerde hapsolmuş bir kitap. Çin, güney kore ve singapur gibi demokratik kurumların çok da olmadığı ülkelerdeki refaha dair “kurumlar yoksa bu refah da kalıcı olmaz” gibi sığ bir bakış açısı var. Liberal argümanları mutlak doğru kabul ettiği için yazar bir süre sonra tekrar tekrar aynı argümanları sunuyor. Açıkçası bu iki önemli ekonomistten liberal propaganda değil daha oturaklı objektif bir analiz beklerdim.
Ulusların DüşüşüJames A. Robinson · Doğan Kitap Yayınları · 20133,573 okunma
Reklam
Reklam