Yalnız olmak bence o kadar da kötü değil. Sizce?
26217. Yirmi altı, yirmi bir, yedi.Bazen yediye acırdım;diğer rakamlar ikiliydi ama yedi hep yapayalnızdı.
Alıntı
Substratum dillerinin mekaniği hakkında epey literatür var. Yani "üstün" sayılan kamu dilini (genellikle siyasi egemenliğe sahip olan dili) benimseyip anadilini unutan toplumların dil davranışları. Dünya tarihinde son derece yaygın bir fenomen: İtalya ve Fransa yerli halklarının antik çağda Latinceyi, Britanyalıların Anglosaksoncayı, Güney Amerika yerlilerinin İspanyolcayı, Mısır-Suriye-Irak halklarının Arapçayı benimsemesi gibi. Belirgin bir tipolojisi var. Genelde ev ve tarla hayatına ait marjinal nesnelerin adı (süt kaynatma kabının sapı, meyve kurutma tahtasının üzerindeki çıkıntının bilmemnesi, başörtüsünün kenar işlemesinin süsü vb.) ve aile içinde kullanılan sevgi sözcükleri substratum dilinden üst dile geçer. Daha doğrusu bunların birçoğu yüzyıllar boyunca kamu diline tam mal olmaksızın bir tür gölge aleminde yaşadıktan sonra unutulur. Erkekler dünyasına ya da "kamu dünyasına ait kelimeler asla alt dilden üst dile geçmez. Siyasette, kamu yönetiminde, resmi eğitim kurumlarında kullanılan kelimeler geçmez. Substratum dilinin en güçlü etkisi fonetik alanındadır (Laz Türkçesi, Kürt Türkçesi, İrlanda İngilizcesi gibi). Bir de sözdizimi alışkanlıkları substratum dilinden kamu diline taşınır. Şöyle düşün: Uzun bir geçiş evresi boyunca insanlar evde nineyle, dedeyle, hacı amcanın kıt beyinli evlatlığıyla substratum dilini konuşmaya devam ederler. Ama okulda kamu dilini öğrenirler; kamu dilini bildikleri oranda dış dünyada başarılı ve üstün sayılırlar; dolayısıyla ev dilinden "rahatsız" olurlar, onu "ilkel" bulurlar; onu iyi bilmekten ötürü herhangi bir sosyal statü kazanmazlar. Sokakta, çarşıda, okulda, kamu hayatında, orduda, ibadethanede ev dilini bildikleri gerçeğini saklamayı tercih ederler. Substratum dilinden kamu diline alıntılar bilinçli olarak bastırılır, bu
Sayfa 361 - Liber Plus Yayınları / Köy Ermenice mi? / 18 Aralık 2011
Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Hayat nedir? Ya da daha doğru şekilde soracak olursak: İçinden hazzı çekip aldığımızda geriye kalan hayat mıdır sizce?"
Türkiye İş Bankası Yayınları
Felsefe
Birinden duydum ki... Sayfayı çevirince hikâye devam ediyormuş! Bu "kitap" denen şey 𝗻𝗲 𝗴ü𝘇𝗲𝗹 icat, sizce de öyle değil mi?
Sayfa 21 - THEKİTAP ÇOCUK·Kitabı okuyor
Başörtüsü laikliğin gereği
Soru: "Devlet ceketini üstünde taşımadıktan sonra git istediğin dini savun, istediğini tebliğ istediğini irşad et, kendi bileceğin iş. Bana söz düşmez. Devlete de düşmez." diye yazmışsınız ve her din için ibadet ve ifade özgürlüğünü savunmuşsunuz. Buradan devlet görevlisi olan bir Müslüman bayanın başörtüsü kullanabileceği sonucu çıkar mı? Sizce başörtülü bir hâkim olması batılı anlamda laikliğe aykırı mıdır? Cevap: Bu konuda otuz seneden beri kafam net, hiç kuşkum olmadı. "Başörtüsünün Batılı anlamda laiklikle bağdaşmadığını söyleyenlerin Batı kültürü ve toplumu hakkında cidden bilgisiz olduklarını düşünüyorum. İngiltere ve Kanada'da Sih dinine mensup polis memurları, dinlerinin gereği olan haşmetli sarıkla iş görüyorlar pekala. Benim 30 sene önce Columbia Üniversitesindeki ABD Anayasası hocam da takkeli, külahlı, sakallı, bukleli, muhafazakâr bir Yahudi idi. Hayatta gördüğüm en iyi hocalarımdan da biriydi ayrıca.
Sayfa 160 - Liber Plus Yayınları / 12 Ekim 2010
Düşünce