Biz, kendimizdeki en güzel şeyleri terk etmeyi alışkanlık hâline getirdik. Dilimizden vazgeçtik; çağın dili dedikleri birkaç kırık dökük kelime uğruna. Mürüvvetimizden, yani insanlığımızdan vazgeçtik; daha “medenî” görünmek için. Kardeşlerimizden vazgeçtik; “kendimizi tehlikeye atmayalım” diye. Dinimizden bile vazgeçtik; “terörist” demesinler diye. Ve sonunda, bizdeki en güzel şeyleri bıraktık geride; sırf “Arap” denmesin, “bedevi” sanılmayalım diye...
Sayfa 295 - Nida yayınları