ragé

ragé
@skawngur
non ragioniam di lor, ma guarda, e passa.
Doğuştan efkârlı adamların kitabı.
9/10
·533 syf.··
2023 56. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2023 04:52
Madem doğdun, yaşayacaksın. Hayatın içi oyuktur ve gerçekleri görmezden gelmenin olanağı yok diyor bu kitap bize. Tabii bunları daha kaba ve ruhunuzun kilitlenmiş hassas bölgelerini eşeleyerek acımasızca söylüyor. Boğazınız düğümlendiğinde nasıl ıstırap çekersiniz? Çaresizce acının dinmesini beklersiniz, değil mi? Lakin Hakan Günday en ufak bir unsuru dahi atlamadan sizin derininize, benliğinize işleyecek. Sindiremeyeceksiniz. Yeri geldiğinde Kayra gibi öfkelenecek, Kinyas gibi kaçacaksınız kendinizden. Aynalara küseceksiniz ve anlayacaksınız hayatın nasıl bir kurmaca olduğunu... Hakan Günday'ın 2000 yılında yayımlanan ilk romanıdır bu kitap. İçerisinde bolca argo; şiddet, cinsellik, uyuşturucu, cinayet ve türlü düşünce selini barındırır. Yaşam ve ölüm arasında olan o uç çizginin arasında ayakta durmaya çalışır, en sonunda dengenizi yitirirsiniz. Yeraltı edebiyatının ustası sıfatına doğrudan yaraşan, görmüş ve geçirmiş biri olarak hayatı ve insanın düşüncelerini en gerçekçi şekilde ele alabilen Hakan Günday'ın bu eseri; dünya halihazırda yeraltına gömülüyorken, insanların yüzüne okkalı bir sille olarak inmeli kanımca. Gelelim Kinyas ve Kayra'ya. Kitap, "Kinyas, Kayra ve Hayat", "Kayra'nın Yolu" ve "Kinyas'ın Yolu" adında üç bölümden oluşuyor. İlk bölümü okurken antikahramanlarımızın benzerliğinden ve hatta onların düşünce yapılarından ötürü çoğu zaman karşımda çoklu kişilik bozukluğu olan tek bir karakter mi var diye düşünmeden edememiştim. Beraber bulaşmadıkları pislik kalmayan Kinyas ve Kayra'nın ileri sayfalarında aslında onların ne denli farklı insanlar olduğunu anlayacaksınız saygıdeğer okurlar. İkisinin de ortak amacı olan zihinsel ölüm müydü onları bir arada tutan; yoksa yalnızca bedenen yaşadıkları için gayriihtiyari mi tutundular bu uzun yolculukta birbirlerine? "Ama bil ki, zihnin
İnceleme
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bu kitap, hiç hayatı olmamış bir adamın biyografisidir.
10/10
·680 syf.··
2023 22. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2023 16:31
Huzursuzluğun Kitabı, hayatımda okuduğum en önemli kitaplardan birisiydi benim için. Yeri geldi sayfalarca okudum, yeri geldi günlerce elimi sürmedim. Evet, kitabı bitirdim fakat ileride elime alıp göz attığım zaman dahi aynı şeyleri hissedeceğimden şüphem yok. Fernando Pessoa, 1935'te öldüğü zaman pek az tanınıyordu. Sandığından çıkan birçok yazısı günümüze kadar ulaşmış, saygı görmüştü. Bu inceleme yazısını kitabı bitirdikten epey sonra kaleme alıyor olma sebebim, gerçekten hazmedememiş olmamdı. Kitapla ve yazarla o kadar fazla empati kurmuş bulundum ki, sanki canımdan ciğerimden bir parça çıkarılıp kitaba aktarılmış gibi hissediyordum. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı o an. Bu kitabı okurken çoğu kez boğazınız düğümlenebilir; varoluştan bütün benliğiniz ile tiksinebilirsiniz, hayatı sorgulamaktan bitap düşebilirsiniz... Şayet ben, denizin dalgalarına kapılıp gidiyormuşcasına okudum bu eseri. On sayfa bile okusam, o yoğunluğu iliklerime kadar hissettim. "Hissetmek ne büyük bir ağırlık! Hissetmek zorunda olmak ne büyük bir ağırlık!" diyor yazarımız. Omuzlarımda hissettiğim o ağırlık, gerçeklerle yüzleşmenin ağırlığıydı. Yaşamanın ağırlığı, yaşayamadığım çocukluğumun ağırlığı... Kitaplar, saygıdeğer okur arkadaşlarım. Kitaplardır bizi anlayan, bize kucak açan. Bir o kadar da yine kitaplardır bizi hayattan koparan, yaşamı en ağır şekilde öğreten. Bu ruhsal gelgitlerimden daha fazlası, Huzursuzluğun Kitabı'nda sizi bekliyor olacak. Bu anlatı, olay örgüsünden yoksun olan; kişinin kendi kendisi ile oturup sohbet ettiği bir eserdir. Huzursuzluğun Kitabı ne anlatıyor diye sorsalardı hem tonlarca, hem de hiç cevap veremeyecek durumda olduğum doğrudur. Tek kelime, tonlarca kelime... Can kırıkları ile dolu bir kitap. "Şimdi bu kitabı sunuyorum sana, çünkü onun gereksiz olduğu kadar güzel olduğunu biliyorum. Hiçbir
İnceleme
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 202514,5bin okunma
10/10
·520 syf.··
2023 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2023 20:16
Martin Eden... Bu başyapıt beni o denli etkiledi ki; incelemeyi yazmak için günlerdir yüreğimin sakinleşmesini, hislerimin durgunlaşmasını bekledim. Ve belirtmek isterim ki, inceleme yazım bir nebze de olsa spoiler içerebilir. Denize ait olan bu ince ve acı çeken ruh, sanki kendi ruhuma karışıp yavaş yavaş bütün oldu benimle... Kitabı bitirmemek için acele etmeden okumaya çalışsam da, ne yazık ki devamını merak ederek durduramadım kendimi. Yazarımız Jack London, yarı otobiyografik olarak ele almıştır Martin Eden'ı. Önceden Kızıl Veba kitabını okumuş, çokça beğenmiştim. Sonrasında Martin Eden ile tanıştım, aynı zamanda saygıdeğer çevirmenimiz Levent Cinemre'nin kitap sonunda bıraktığı ufak ufak notlar, bilgiler sayesinde iyice merak saldım Jack London'a. Ve bu sayede birkaç kitabını daha temin ettim, en kısa zamanda okumak temennimdir. Gelelim Martin Eden'ın konusuna. Martin Eden, genç ve kaba saba bir denizcidir. Kendisinin eğitim seviyesi maalesef ki ilkokul düzeyindedir, alt tabaka olarak sınıflandırılan insanların arasında sığ bir şekilde; ara sıra öylesine okumuş bulunduğu tek tük kitabın eksik bilgisi ile yaşayıp gidiyordur. Bir gün tesadüfen soluk tenli, Ruth isimli, burjuva kızına tutulur. Bu şekilde uzun soluklu olaylarımız başlar işte. Gerek sinir olursunuz, gerek Martin'in hissettiği aşk sayesinde tutku ile dolarsınız, bazen ise kederden yüreğiniz kavrulur... Martin, âşık olduğu kadın uğruna değişip gelişmek için ant içmiştir. Öyle ki, bu gelişim sayesinde karakterimizin ne denli çaba sarf ettiğinden sizler de en az benim kadar etkileneceksiniz. Okurken her şeyi bizzat kendim yaşamış kadar etkilendim, bir kitaptan alınabilecek verimi fazlasıyla benimsediğim için de seviniyorum. Elbette hedefine adım adım ilerleyen Martin, geçmişteki kaba saba genç adam
İnceleme
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
Herkes İçin Ve Hiç Kimse İçin Bir Kitap.
9/10
·335 syf.··
2023 6. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2023 02:44
Böyle Söyledi Zerdüşt, kitabın isminden de anlayabileceğiniz üzere bu kitap Zerdüşt'ün söylevlerinden, tonlarca düşüncelerinden oluşuyor. Kitabı okurken yeri gelecek bunalacaksınız, yeri gelecek ufkunuzun öncekine göre daha da genişlediğini duyumsayacaksınız; bazense tam tersine kendinizden tonlarca parçalar bulacaksınız. Bu kitap kesinlikle bir anda okunup zihninizin tozlu raflarına kaldırılacak türden bir kitap değil benim bakış açıma göre. Bazı günler on sayfa okuyup bıraktığım bile oldu, neden biliyor musunuz? çünkü resmen bir cümlenin altında bin anlam yatıyor ve bu anlamları kendimce tartıp biçtiğimde, zaten Zerdüşt karakteri ve Friedrich Nietzsche ile uyuşan düşüncelerim gittikçe çoğalır oldu. "Ama hiçbir yerde yurt bulamadım kendime: hiçbir şehirde yerimde değildim ve her kapıdan yeniden yola düşerim." Friedrich Nietzsche Belli bir dönemden sonra hayatının sonuna kadar resmi olarak devletsiz yaşamıştır. Bunun üzerine olan düşüncelerini de, bu alıntı üzerinden görebiliyoruz. İnsanlardan uzakta, yapayalnız kalan ve salt gövdesi ile düşünceleri dışında hiçbir şeye sahip olmayan bir adam canlanıyor gözümde. Bu açıdan bakılınca, nasıl bir yaşamı olduğunu az buçuk anlayabiliyoruz. Oysa ki Friedrich Nietzsche, "Gülüyorlar işte; beni anlamıyorlar, ben bu kulakların dinleyeceği ağız değilim," diyerek içinde bulunduğu buhranı açık ve net bir şekilde Zerdüşt karakterinin üzerinden dile getirir... Hayatının her evresinde anlaşılmamanın verdiği müthiş ızdırabı çeken yazarımızın üstinsan felsefesi üzerinde durdukça, bitmek bilmeyen düşünce silsilelerine kapılacaksınız. Söylemeden geçmek istemiyorum, yazarımızın kadınlar hakkında olan düşünceleri hoşuma gitmedi, bunu da yaşamında kazandığı tecrübelere bağlıyorum ben. Sonuçta tecrübe edindiğimiz her unsuru, biz kendimiz iyiye ve kötüye yorarız. Kendi doğrularımız
İnceleme
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma