Puan vermedi·592 syf.·
2025 4. kitabı
Sofie'nin Dünyasını okurken aslında bir hikâyeden çok, kendi iç sesimle karşılaştığımı fark ettim. Sofi’nin posta kutusuna bırakılan “Kimsin sen?” sorusu, bana yöneltilmiş gibiydi. O an romanın sayfalarıyla değil, kendi varlığımın sessiz odalarıyla yüzleşmeye başladım. Kitap boyunca Sofi’nin her yeni bilgiyle biraz daha büyüdüğünü, aynı zamanda kendi dünyasının sınırlarını sorguladığını görmek beni de düşündürdü. Çünkü biz de bazen tıpkı Sofi gibi, yaşadığımız hayatı sorgulamadan kabul ediyoruz. Fakat bir gün biri —ya da bir kitap— bize o basit ama sarsıcı soruyu soruyor: “Sen kim olduğunu gerçekten biliyor musun?” Roman ilerledikçe felsefe tarihi, benim için kuru bilgilerden çok, insanın kendini arayışının bir haritasına dönüştü. Sokrates’in sorgulama cesareti, Descartes’ın şüpheyle başlayan yolculuğu, Kant’ın sınırlarını çizmeye çalıştığı akıl… Hepsi Sofi’nin değil, benim içimdeki düşüncelerin yankısıydı sanki. Bir noktadan sonra kitabı okumaktan çok, kitabın beni okuduğunu hissettim. Sofi’nin dünyasının aslında bir hikâye içinde hikâye olduğunu fark ettiğimde, kendi “gerçekliğimin” de ne kadar sorgulanabilir olduğunu düşündüm. Bizim dünyamız da belki görünmeyen bir yazarın hikâyesidir — ya da belki hepimiz kendi hikâyemizi yazıyoruz ama farkında değiliz. Bu kitap bende bir şeyi değiştirdi: Artık her şeye hazır bir cevap aramıyorum. Bazen sadece soruların kendisiyle kalmanın da değerli olduğunu öğrendim. Çünkü felsefe, kesin bir cevaba ulaşmak değil, o cevapların ardındaki sessizliği dinleyebilmektir. Son sayfayı kapattığımda, Sofi’nin kim olduğunu değil, benim kim olduğumu merak ettim. Belki de bu kitabın asıl amacı buydu: Bizi bilgiye değil, kendimize döndürmek.
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma
8/10
·316 syf.··
2025 55. kitabı
Hayatta iki kitap benim hayatımı derinden etkilemişti: Sofie'nin dünyası ve bu kitap. Eğer gerçekten inanmaya yatkın bir zihniniz varsa ve arayış içindeyseniz bu kitabı o zihin yapısıyla okumamanızı tavsiye derim yoksa hayat ekseninizi birden kaydırabilir. Belirli bir zeminden sonra okunabilir lakin.
Din
Ölüm ve Ötesiİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20153,829 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·592 syf.·
2025 33. kitabı
Nasıl yazmak ne söylemek nereden başlamak gerek bilmiyorum. İçinde o kadar güzel bilgiler, yorumlar, bakış açıları var ki benim için yoğun, duygu yüklü ve doyurucu oldu. Yoğun okuma oldu çünkü Amin Malouf'un Semerkant eserini okurken ilk bölümde aldığım keyfi bunda sonuna kadar aldım. Duygu yüklü oldu çünkü yaşadıklarıma, yaşamadıklarıma ve bir daha asla yaşamayacaklarıma ağıt niteliğinde oldu. Doyurucu oldu çünkü Sümerler ve tabletler, dinler ve dini kişilikler, duygudurumlar, ortak bilinç, toplum, eğitim, sevgi, aile, vatan, hayvan sevgisi gibi geniş yelpazede konularla sürekli haşır neşir oluyoruz. Bu çok yönlülüğü dolayısıyla benim için Alamut, Sofie nin Dünyası, Acımak, Kafkas Ruleti serisi, Martin Eden, Demir Ökçe ile birlikte nadir kitaplarım arasında yerini aldı. Nasıl onları herkese öneriyorsam bu kitabı da onlarla birlikte önereceğim. Kitap daha ilk sayfalardan kolektif insanlık bilincine, canlı ayırt etmeksizin hepsinin değerli olduğuna, "yaşamı korumak için gösterdiğin çaba kadar insansın" diyerek insan olmaya, "yaşam, potansiyelin keşfine değil tüketime adanmış durumda"/ "sahte olan her şeyden uzak dur özellikle de insansılardan... Her seçimde iki şartın olsun: potansiyeline hizmet etsin seçeceğin ve yaşamın yanında olsun her seçimin." diyerek kendini - evreni - gezegeni ve yaşama dair ne varsa her şeyi bilme ve keşfetmeye ve de üretime vurgu yaparak başlıyor. Bu başlangıcıyla zaten neyle, ne büyük hazineyle karşılaştığımın az çok farkına vardım. İlerleyen sayfalarda, Anıtkabir ziyaretimde o atmosferde tüylerim diken diken halde okuyup da bir kere daha ne büyük ne yüce karaktersin diyip önünde saygıyla eğildiğim Gazi Mustafa Kemal'in Anzak annesinin mektubu üzerine Çanakkale'de ölen düşman devletlerin evlatları için yaptığı açıklamayı görmek, o zaman
Edebiyat
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Puan vermedi
“Sofie’nin Dünyası”, sadece bir roman değil; felsefeye giriş niteliğinde bir rehberdir. Yazar, karmaşık fikirleri genç bir kızın gözünden sadeleştirerek anlatır. Bu sayede okur, hem Sofie ile birlikte büyür hem de düşünür.
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma
Puan vermedi·592 syf.··
2025 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 23:17
Felsefenin içinde kaybolmadan merak dolu olay örgüsü ile felsefe tarihi öğrenme yolunda rehberlik eden bir kitap olduğunu düşünüyorum. Verimli bir yolculuktu. Keyifli okumalar Sofie'nin Dünyası
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 16:47
Düşünce ve psikoloji kitaplarının arasında sıkıştırılabilecek tatlı metinlerden biri oldu. Masallar arasında dönüp dolaşırken birini bitirip hemen öbürüne geçmesek keşke dedim. Bir yandan kitap olduğun için peş peşe okuyorum ama bir yandan da bu masalların hepsini toplu ortamda masal meşki anında birinden dinleme arzusu duyuyorum. Masalları anlamak, yorumlamak da meseledir bilirsiniz. Her biri kültürümüz olmakla birlikte her biri şimdiki zamanı kapsamayabilir. Yine de severiz. Bir tane masalı Marmaray yolculuğunda sesli sesli okudum küçük kızıma (3 yaş). Karşılığı var mı, merak unsurunu küçük yaş da hissediyor mu diye merak etmiştim. ediyormuş. Masal dili yetişkin için kitapta doğru fakat masal unsurları her yaşa hitap ediyor diyebiliriz. Gelelim en sevdiğim masala, Çiftçinin oğlu ile sihirbaz masalı. Sevdiği kızı kazanabilmek için diyarlar dolaşmak için yola çıkan çiftçinin oğlu yarılan ağaç kovuğunun içinde başka bir dünyayla tanışır. Sihirbazlık öğrenir. Kötülüğe veya yalancılığa kullanır başlarda ama sonra yakalanıp tekrar savaşını verir. öğrendiği sihri kötüye kullanmamayı dahası bununla iyi niyetle savaşınca da kendiliğinden emeline ulaşır. Padişah onun kendini geliştirmesine şahit olur ve kızını ona verir. Gayret, çaba ve değerlerin sınandığı bu masalda en sevdiğim ayrıntı tabi ki ağacın yarılmasıyla ilgili olan kısımdır. Küçükken Alice'in dünyasını okumamıştım ama henüz altıncı sınıfa giderken Sofie'nin dünyasıyla ağacın kenarından başka dünyalara açılma konusu her zaman cazip gelmişti. İran'ın masallarından sonra aklım Afrika masallarında. Karakarga Yayınları bu seriyi güzelce işlemiş bence. Boyutu da masalın çekiciliğine pek uygun bana kalırsa. Okuyacaklara tatlı uyanışlar.
İran MasallarıAnonim · Karakarga Yayınları · 20171,100 okunma