• 200 syf.
    ·3 günde·8/10
    Kitapta ünlü Yunan düşünürü Sokrates'in erdemleri yüzünden üç Atinali tarafından saçma ve kulaktan dolma bilgilerle suçlanarak idama mahkum edilmesi anlatılıyor.

    Kitap üç bölümden oluşuyor. Birinci bölüm Sokrates'in juri önüne çıkmadan önce hazırlamaya çalıştığı savunmasından oluşuyor. Ikinci bölümde beşyüzler meclisi önünde yaptığı savunma anlatılıyor. Son bölüm ise ölümü beklerken kendisini sevenleri ile yaptığı son diyaloglardan oluşuyor.

    Beşyüzler meclisini zamanın en zenginleri, en ünlüleri, en zekileri oluşturmakta fakat tarih ne onlari ne de ona bu akılsızca suçlamada bulunan Atinalıları hatirlamakta. Oysa ki Sokrates ölümünün üzerinden 2500 yıl geçmesine rağmen hala hatırlanmakta ve güç çekişmesi için susturulmasına rağmen savunmasinda da, "Konuşmak için para almadım, para almadığım için de susmadım." dediği gibi hala konusmakta.

    O kendisini Atinanın at sineği olarak tasvir ediyordu. "Bana uyuklayanın at sineğine vurur gibi vuruyorsunuz, ömrünüzün geri kalanını uykuda geçirmek için." Ve zaten en başından verilmiş olan kararın yüzüne okunmasından sonra savunmasını tarihe geçen su cümlesiyle bitiriyordu. "Artık ayrılma vakti geldi çattı, ben ölmeye, sizler de yaşamlarınızı sürdürmeye gidiyorsunuz. Hangisinin daha iyi olduğunu sadece tanrı bilebilir."

    Ölürken bile erdemi elinden bırakmayan bir düşünürün hikayesini Platon çok güzel anlatmış. Güç çekişmeleri insanlık tarihinden beri masumları kurban etmekte ve bu eser buna şahane bir örnek olmuş.
  • 200 syf.
    ·Puan vermedi
    Düşünceleri kadar masumdu Sokrates. Fakat bunu yöneticilerin ve onlara destek olan bir takım zümrenin anlaması mümkün değildi. Antik Yunanın Demokrasisi farklı düşünmeyi ve bunu öğretmeyi kabullenebilecek düzeyde değildi. Sokrates yaptıklarının cezasız kalmayacağını elbette biliyordu. Fakat bir kesim insanın ve ölümün ellerinden korkup bildiği gerçekleri haykırmaktan geri durabilecek biri değildi. Eşsiz ve olanca dürüstlüğüyle kendini savunması yaklaşan sonu değiştirmeye yetemedi.
  • 200 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    Şehrin Tanrılara inanmadığı ve gençlerin ahlakını bozduğu gerekçesi ile idam kararına mahkum edilir.
    Sokrates; idam kararı verilmesine rağmen davası uğruna en ufak pismanlik göstermeyen, davasından donmektense idam edilmeye tercih eden ve bunuda idam kararından hemen önce dile getiren erdemli bilge ve onun en değerli öğrencisi ki sokrates ten daha başarılı olduğu genel bir kanı olan Platon. İsimlerini elbette ki çok duyduk ama neyi savunduklari ve onları olumsuzlestiren degerli fikirlerini merak etmeyen biz.
    Belki bana acırlar ve verecekleri oldugu idam kararını vermezler diye çocuklarını mahkemeye getirmeyecek erdeme sahip bir insan. Hayatı boyunca adaletsizlik ve cikarcilik ile geçinen ve kendilerini herseyi bilen filozoflar sanan sofistlere karşı (sokratese göre) vermiş olduğu mücadele. Sokrates bilgeligin sınırlarının bilincinde olan biri olarak "en bilge" sözünün ne anlama geldiğini anlamak için, kendini bilge sanan insanları tek tek yokladigini, sonunda onlardan daha bilge olduğunu kavradigini soyler; ötekiler bir şey bilmedikleri halde kendilerini bilge sanirken, onun bilgeligi, birseyi bilmediğini bilme anlamında bir bilgeliktir.
  • 200 syf.
    ·Beğendi·9/10
    *Bilgeliğe motivasyon.
    Dedim, ben bu esere ki önem arz eden bir eser 'Dikkat' ile okuyunuz!


    Platon (MÖ yaklaşık 428-MÖ yaklaşık 348): BugünkPlaton (MÖ yaklaşık 428-MÖ yaklaşık 348): Bugünkü üniversitenin atası sayılan Akademia’nın kurucusu ve hocası Sokrates’i konuşturduğu diyaloglarla felsefeyi yazıya en iyi aktarmış ustalardan biridir. Bu kitapta birbirini tamamlayan dört diyalog yer almaktadır. İlk diyalog olan Euthyphron’da yargılanışının öncesi anlatılır ve dinsizlikle suçlanan Sokrates’in inançları hakkında bilgi verilir. Sokrates’in Savunması’nda ise yargı süreci anlatılmaktadır. Kriton’da hüküm sonrası anlatılır, bir yurttaşın saygı duyması gereken ilkeler tartışılır. Platon’un en şiirsel eserlerinden biri olan Phaidon’daysa Sokrates’in son günü anlatılırken ruh hakkındaki düşünceleri yansıtılmaktadır.ü üniversitenin atası sayılan Akademia’nın kurucusu ve hocası Sokrates’i konuşturduğu diyaloglarla felsefeyi yazıya en iyi aktarmış ustalardan biridir. Bu kitapta birbirini tamamlayan dört diyalog yer almaktadır. İlk diyalog olan Euthyphron’da yargılanışının öncesi anlatılır ve dinsizlikle suçlanan Sokrates’in inançları hakkında bilgi verilir. Sokrates’in Savunması’nda ise yargı süreci anlatılmaktadır. Kriton’da hüküm sonrası anlatılır, bir yurttaşın saygı duyması gereken ilkeler tartışılır. Platon’un en şiirsel eserlerinden biri olan Phaidon’daysa Sokrates’in son günü anlatılırken ruh hakkındaki düşünceleri yansıtılmaktadır..
  • 190 syf.
    ·Puan vermedi
    Ölümden sakınmak o kadar zor değildir, zor olan kötülükten sakınmaktır, çünkü kötülük ölümden daha hızlı koşar.
    ~
    Bu kitabı okuyun. Okuyun çünkü aklın ve düşünmenin ne kadar sınırsız ve bir o kadar da sınırlı olduğunu göreceksiniz. Klasik ağır bilgi yüklü kitap olarak düşünmeyin felsefe kitabı olduğu için. Kitap dört ayrı bölümden oluşuyor. Her bir bölümde bir konu çözümlenmeye çalışılıyor Sokrates tarafından. İkili diyalog şeklinde olduğundan okunması bir hayli kolay. Kitap bir filozof olan Platon’un kitabı ama kitapta onun da hocası Sokrates’i ve düşünce yapısını tanıyoruz, öğreniyoruz. Sokrates’in mahkemeye çıkarılması ve orda kendini savunmasıyla kitaba ilk adımlarımızı atıyoruz. Sonrasınıda okuyan bilsin okumayan merak etsin ;))
    Kesinlikle tavsiye ediyorum, özellikle şu günlerde. Şimdiden keyifli okumalar.
  • 64 syf.
    ·2 günde·Beğendi·8/10
    Sokrates bi şey bilmediğini iddia etmesine rağmen onu suçlayacak bi şey buldular. Oysa kendini bi at sineğine benzetip sizi dürtüp uyandırmalıyım yoksa siz paraya, üne ve şöhrete hizmete dalıp gerçekte önemli olan şeyleri yani erdemin yüceliğini unutacaksınız en önemli şey ruhu geliştirmekken siz boş şeylere kafa yoracaksınız diye uyarmıştır insanları.

    Bilge sanılan insanları tek tek bulur onların bilgeliğini sorgular ve farkeder ki hiçbiri bir şey bilmiyordur, çünkü en yüce bilgi bir şey bilmediğini kabulden geçer. Zanaatkarlarla konuştuğunda onların bilgisini kabul eder ancak her şeyi biliyormuş gibi tavırları Sokrates'i rahatsız eder, ona göre insan her şeyi bilmediğini kabul etmelidir. Bilgelik cahilliğini kabullenmeyi gerektirir.

    Ne yaparsa yapsın aklanamaz ve idama mahkum edilir ama itibarını zedelemez yalvarıp yakarmaz ailesini bu işin içine sokmaz. Sorgulanmamış hayat yaşanmaya değmez der ölüme gider. Hepimizin içinde bi parça Sokrates kalması dileğiyle.
  • 45 syf.
    ·1 günde·9/10
    Okuduğumuz kitap bir öğrencinin öğretmeni için yaptığı en güzel eser olsa gerek. Eflatun, örnek aldığı Sokrates'in ölümsüzlüğünü bu eserde göstermiş oldu.
    Sokrates'in gençleri yanlış yola süreklidiği, farklı tanrılara inandığı, parayla eğitim verdiği, en bilgin kendisinin olduğunu iddia ettiği konulardan yargılanmaktadır ve bu suçlamalar karşısında kendisini nasıl savunduğunu anlatan bir eserdir.
    Üç bölümden oluşan bu eserin birinci bölümünde Meletos, Anytos ve Lykon'a karşı kendini savunur ve onlara soru sorarark kendileriyle çeliştiğini göstermeye çalışır. İkinci bölümde karar verilmiş ve bu karar karşı olan duruşunu görürüz. Son bölümde ise yine karakterinden söz edilerek bu sefer ölüme karşı duruşunu görürüz.
    Bu eserin ben Sokrates'i çok iyi tanıdım. Sokrates'in en güzel eseri Eflatun gibi bir düşünür yetiştirmesi olmuş. Her zaman öğrenmeye açık aynı zamanda paylaşmaya da açık olan, mütevazi ve dürüstlüğüyle ölümsüz olan Sokratesin kehaneti gerçekleşmiştir. Şu ana bakıldığında o günkü mecliste olan yargıçlar, aristokratlar, zenginler, fakirler, haklılar, haksızlar kimsenin adını akıllarda değilken tek bir isim akıllarda ve onun yeşitirdiği insanlar sayesinde dillerde.
    Arada açıp tekrar okunması gereken, sayfalarına not alınacak cinsten bir kitaptı.