günahlar ve şeytan
Günah sebebiyle insana musallat edilip bedene yerleşmesine izin verilen bu cinni şeytanların da bedende, kendilerine tahsis edilen bir mekânları ve kişiyi etkileyebilecekleri belirli, sınırlı, kontrollü izin ve ruhsatları olmalıdır. Aksi takdirde, yaratıldığı günden beri insanı kendisine düşman edinen şeytanın, sınırsız bir yetki ile delirtmeyeceği ve cehenneme layık hâle getirmeyeceği kimse kalmazdı. Belirli yetki ve ruhsatlarla bedene yerleşmelerine izin verilen şeytan; günahın çeşidine göre kişinin fiziksel bedenine, karakterine, psikolojisine, aile hayatına ve parayla olan ilişkisine belirli oranlarda tesir edebilmektedir. Ben burada sadece fiziksel bedene olan tesirinden bahsetmek istiyorum. Diğerlerini başka bir çalışmamda irdeleyeceğim inşallah. Cinni şeytanlar ateşten yaratılmıştır. “Cin'e gelince, onu da (insandan) daha önce, (vücudun gözeneklerine) nüfuz eden kavurucu ateşten yarattık.”197 Elmalılı Hamdi Yazır, ayette geçen “es-semum” kelimesini şöyle tefsir eder: “Semum, gözeneklere nüfuz edici veya zehirleyici anlamına gelir. Cinlerin ateşten yaratılmış olması; onların, insanın gizli deri gözeneklerinden vücuduna girecek, onu zehirleyecek, yakacak bir nitelikte olduğunu işaret eder.” Yapılan çalışmalarımızda, günah sebebiyle bedene giriş yapan cinni şeytanların 30’a yakın yerleşke noktası tespiti yapılmıştır. Bazı yerleşke noktaları sadece tek bir merkezde olmayıp bir hat olarak uzanmaktadır. Örneğin, faiz sebebiyle insana musallat kılınan şeytan; sağ omuz trapez bölgesinden sol böbreğe, oradan da sağ ayak baldırına doğru uzanan bir enerji akımıdır. Ailevi sorunlara yönelik tevbe, istiğfar ve sadaka merkezli tavsiyelerde bulunulan yeni bir çalışma metodu takip edilmektedir. Örneğin; kürtaj sebebiyle gelen şeytan rahim bölgesine, zekât vermemek veya
Sayfa 134
Ümeyye, "Her varlık ne kadar uzun süre yaşarsa yaşasın sonunda mutlaka bir gün gelir zeval bulacaktır" diyordu. Bu cümle Kur'an'da üç sefer işlenmiştir. (195) Ümeyye, "Hesap günü (Ahiretteki mahşer günü) öylesine uzundur ki, genç biri o günde yaşlanacaktır" diyordu. Bu cümle Kur'an'da, "İnkâr ederseniz, çocukların saçlarını ağartan günden (kıyamet gününden) nasıl korunacaksınız?" şeklinde formüle edilmiştir. Buna daha önce de değinildi. (196) Onun şiirleri, sadece anlam olarak ayetlere uymuyor; bazı beyitleri, mısraları hem anlamıyla, hem de kelimeleriyle Kur'an ayetlerine denk; aralarında fark yok. Mesela cennetle ilgili Kur'an'da, "Onun (Allah'ın) sözü, kuşkusuz yerine gelecektir" deniliyor. (197) Bu ifade, Ümeyye şiirlerinde harfiyyen vardır. Alu-si, bunları kendi tefsirinde anlatıyor, (198) Ümeyye kâinatın tek bir yaratıcısı olduğunu özellikle vurguluyordu. Ayrıca şiirlerinde adalet sahibi bir tanrı vurgusu da vardı. Allah, yeryüzünde çeşitli gıdaları var eden, yaratan, can alan, Kıyamet günü herkesi sorguya çekendir, diyordu. Yine kıyamet günü herkesin eline daha önce dünyada iken ne yaptığını içeren bir kitabın verileceğini, iyilik yapanların kitabını onların sağ ellerine, kötülük yapanlarınsa sol ellerine verileceğini anlatıyordu. Kur'an'da da birkaç yerde dünyada iyilik yapanların kitabı kıyamet günü sağ ellerine, kötülük yapanların ise sol ellerine verilecek deniliyor. ancak bir yerde sol el yerine; kitabı arka tarafından verilen, yok olmak ister deniliyor. Sonuçta bu konu da Ümeyye'nin şiirlerinde Kur'an'dan önce işlenmiştir. (199) 195. Al-i Imran suresi 185, Enbiya suresi 35. Ankebut suresi 57. ayet. 196. Müzzemmil suresi ayet 17. 197. Meryem suresi ayet 61. 198. Alusi, Ruhül Beyan, A'raf suresi ayet 175, c.9/113. 199. Ümeyye b. Ebi Salt Divanı,
Sayfa 98 - Berfin yayınları·Kitabı okudu
Araştırma inceleme tarih din İslam
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kayıp Eşya Dolabı
Elimde zarfım, yine gıcırdayan taban seslerinin eşliğinde odadan çıktım. Koridorda ilerlerken sol tarafta büyük bir vitrin gördüm. Demin geçerken görmediğime şaşırdım. Bu oldukça heybetli vitrinin üzerindeki pirinç levhada 'Kayıp Eşya Dolabı' yazıyordu.
Abdurrahman Peşaveri’nin Son Günleri ve Ölümü
Peşaveri’nin Türkiye’ye döndüğü 1923 senesinde, Türk siyaseti oldukça aktiftir. Türk milleti, tüm dünyanın adeta kırılıp yıkıldığı Birinci Dünya Savaşı sonrası yenilgiyi ve kendine biçilen kaderi kabul etmemiş, bekası için hürriyet mücadelesi vermiştir. Osmanlı İmparatorluğu yerini cumhuriyete bırakmış, ülkede cumhuriyete geçişin heyecan ve karmaşası yaşanmaktadır. Cumhuriyetin ilanından sonra Mustafa Kemal Paşa ve birkaç yıl öncesine kadar dava arkadaşı olduğu isimlerin arası açılmış ve nihayetinde görüş ayrılıkları bir muhalefet partisi kurulmasına kadar gitmiştir. Vuku bulan bu görüş ayrılıkları Kurtuluş Savaşı’nın lider kadrosundan Rauf Bey, Kazım Karabekir, Ali Fuat Bey gibi isimlerin 17 Kasım 1924’te Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını kurmalarıyla sonuçlanmıştır.192 Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurulması üzerine Cumhuriyet Halk Fırkası tarafından muhalefet partisi aleyhine saldırılar başlamış, kurucu isimlere hücum edilmiştir. Terakkiperver Fırkanın kuruluşundan iki ay sonra çıkan Şeyh Sait isyanı üzerine Başbakan Fethi Bey [Okyar], Terakkiperver Fırkanın programındaki “Dinî itikatlara hürmetkârdır” maddesinin Şeyh Sait İsyanını tahrik ettiği gerekçesiyle Rauf Bey, Kazım Karabekir, Ali Fuat Bey ve Adnan Bey’e [Adıvar] partiyi kendi elleriyle kapatmalarını teklif etmiştir. Fethi Bey’in bu teklifi kabul edilmemiştir. Hükûmet, isyanın çıktığı doğu illerinde sıkıyönetim ilan etmiştir. Terakkiperver Fırkanın da doğudaki şubelerinde irticai eylemler yapıldığı gerekçesiyle kapatılması istenmiştir. Çıkan Kürt isyanı sonrası Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nda “Dini siyasi amaçla kullanmak” vatana ihanet suçlarının arasına eklenmiş, hükûmete iki yıl boyunca sınırsız yetkiler veren Takrir-i Sükûn Kanunu kabul edilmiştir.
Selçuklular, islâmi prensiplere ve Sasanilerden gelen İran devlet anlayışına uygun olmakla beraber Oğuz töresinin esaslarından da ayrılmadılar. Siyasi birliği bozmadığı nispette bu törenin geleneklerini muhafaza ettiler. Şeriat temellerine göre adalet, kadılar tarafından icra edilirdi. Kadıların hükümleri mutlaktı. Yılda bir defa hükümdar, kadı huzurunda hesap vermeyi kabul ederdi. Kadının hükümlerini subaşı (kale kumandanı), şahne ve boy beyi icra ederdi. Fakat Oğuz töresine uygun olarak hükümdar -hiç değilse şeklen- kurultay kurar, boy beylerini çağırır, onların oylarını sorardı. Ordu harekete geçtiği zaman 24 Oğuz töresine göre Oğuz'un altı oğlundan her biri üç erini temsil etmek üzere Bozok ve Üçok beyleri (12+12=24) ordunun sağ ve sol kollarını teşkil ederdi: Sağ kolda Kayı, Bayat, Afşar, Kargı vb, sol kolda ise Bayındır, Çepni, Salur, Kınık vb. boyları bulunurdu. Fakat merkezcilik kuvvetlendikçe kurultay ve beylerin nüfu zu yalnız kalmıştır. | Hilmi Ziya Ülken, Anadolu Kültürü Üzerine Makaleler, Doğu Batı Yayınları, 3. Basım: Eylül 2021, s. 197.
Sayfa 197 - Doğu Batı Yayınları, 3. Basım: Eylül 2021·Kitabı okuyor
Türk Tarihi
ATSIZ'A VERİLEN SAĞLIK RAPORLARI a. Haydarpaşa Numune Hastanesi Sağlık Kurulu Muayene Raporu: Atsız, 8.8. 1973 tarihinde Haydarpaşa Numune Hastanesine sevk edilmiştir. Kendisine Iç hastalıkları 4. Dâhiliye servisinde 34/2493 protokol 9402 genel protokol ile 4.7.1973 tarihinde yatarak tetkik edilmiş, 8.8.1973 tarihinde hipertansion, arterio sklerotik kalp hastalığı (angor şikayetleri ve angor nöbeti) ve gastroduodenit ve halen komponse şekerli diabet teşhisi ile kurula sevkedilmiştir. Netice: 4. Dâhiliye kliniğinde yatarak yapılan tetkiki neticesinde tespit edilen ve yukarıda belirtilen hipertansion kalp damar hastalığının cezaevi şartlarında hayatı için tehlike teşkil edebileceği cihetle Ceza M. U. K. 399/2 maddesi gereğince cezasının infazının 4 ay süre ile tehirini bildirir sağlık kurulu raporu oybirliği ile verildi. Sağlık Kurulu Başkanı Dâhili Hast. Mütehassisi Baştabibi Dr. Rauf Ateş Dr. Suha Veldet 4829 7800 Harici Hast. Mütehasısı K.B. B. Hast. Mütehassisi Doç. Dr. Hüsnü Önder Dr. Ahmet Şükrü Esen 10858 Akıl ve Sinir Hast. Müteh. Dr. Fettah Demirhan 4387 Göz Hast. Mütehassisi Dr. Rana Ergun 643460 b. Sağmalcılar Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Muayene Raporu Sağmalcılar Devlet Hastanesine 14.1.1974 tarihinde sevk dilen Atsız'a 17.1.1974 tarihinde; İç Hastalıkları 150/14.1.1974: Klinik olarak Fizik bu tesbit edilmemekle beraber senilite mevcuttur. Eski Diabet mellitus ve miokard infarktusü geçirdiğini ifade ediyor. E.K.G. ve kan ve idrar şekeri bakılması gerekir. Dış Hastalıkları: 66/15.1.1974: 20 sene evvel Sağ ing. Herneia ve atni seansta Appendectomic yapılmış sol bacakta varis var. Ameliyat yarası normal. Göz: 43/15.1.1974: Hipermetropi: Sağ, sol görme 1/10 o (+4,0 sph) ile normal olur. Kulak B. B.; 64/15.11974: K.B.B. Normal. Laboratuar: