Puan vermedi·64 syf.··
2026 44. kitabı
Şair’in İsmet Özel’e ithafen yazdığı “Yıkılma Sakın” şiiirinin de yer aldığı kısa bir kitap. İdeolojik görüşünü yansıttığı şiirlerin yanı sıra melankolisini dile getirdiği şiirler ve çok iyi bildiğimiz şu şiiri de bu kitapta mevcut: BU AŞK BURADA BiTER Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben cekip giderim bir nehir akıp gider Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yanyana uzanırdık ve ıslaktı çimenler Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir cocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Cem Yayınevi · 19891,120 okunma
9/10
·667 syf.··
2026 18. kitabı
Başlangıçlar istiyorsan sonlar yaşamalısın. Bu kitabın benim için ana fikri budur. Celaena'nın geçmişinden tamamen kurtulup asıl kimliğini tanıdığı bir geçiş kitabıydı. Başından sonuna kadar bence çok güzel kurgulanmıştı. O karakter geçişişin çok hızlı olduğunu düşünen birkaç eleştiri gördüm ama ben aksine, çok yumuşak ve olması gereken bir yavaşlıkta gerçekleştiğini düşünüyorum. Celaena'nın kapatması gereken en kalın defter şüphesiz Arobynn'di. Bence bu süreç başından sonuna kadar çok iyi yazılmıştı. Bir karakter solarken aslında çok daha güçlü bir kadının doğuşuna şahit olduk. Lysandra'yı bu kadar seveceğimi ben de düşünmüyordum. Aslında her karakteri artık benimsedim. Meclisin her bir üyesi artık kimliklerinin farkında ve bu da okurken ayrı bir keyif veriyor elbette. Aelin'in başına buyrukluğu her zaman beni eğlendirse de, arkasında dağ gibi duran bir meclisi olduğunu bilmek, kitap boyunca bir güven duygusunu yeşertti bende. Çünkü insan, bazen sırtını yaslayacağı insanlar olduğunu hissetmek için de kitaplara sığınır. Kitabın efsunlu, sanki bir efsaneyi anlatırmış gibi bir anlatım tarzı vardı. Serinin diğer kitaplarında görmediğimiz bir anlatımdı. Sanırım en çok bunu sevdim. 2026 okuma listenizde olmasını şiddetle önereceğim bir kitap.
Gölgeler KraliçesiSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20182,305 okunma
Reklam
Puan vermedi
UĞUR ÜNVER – Karanfiller de Solar Uğur Ünver’in Karanfiller de Solar adlı kitabı, insan ruhunun en derin, en sessiz köşelerine dokunan bir şiir yolculuğu sunuyor. Kitap, okuru hem kendi iç dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor hem de hayatın görünmeyen, çoğu zaman sessiz kalan hikâyelerine tanık olmaya davet ediyor. Şiirler,yoksulluğu, çaresizliği, yalnızlığı ve içten içe yanan direnci o kadar net hissettiriyor ki, dizelerdeki sadelik adeta bir haykırış gibi çarpıyor. Şair, süslü sözlerle değil, doğrudan ve samimi bir dille anlatıyor hislerini; okur bunu anında hissediyor. Kitap boyunca sadece bireysel duygular değil, toplumun gözden kaçmış, sessiz kalmış hikâyeleri de açığa çıkıyor. Her şiir, bir hayat kesiti, bir iç döküş, bazen de sessiz bir çığlık gibi okurun karşısına geliyor. Karanfiller de Solar, bir şiir derlemesinden çok daha fazlası; yoksulluğun, yalnızlığın, özlemin, pişmanlığın ve umudun iç içe geçtiği bir hayat öyküsü gibi. Solan karanfiller sadece kaybolan güzellikleri değil; zamanın, hayatın ve insanın kırılganlığını da simgeliyor.Şair, bu soluşu öyle bir dile getiriyor ki, okur kendi iç dünyasıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Çünkü bazı duygular vardır; dile gelmez ama şiir onları konuşur. Ve belki de en çarpıcı olanı: Her şey solar… ama bazı duygular, en çok solarken görünür olur. Sizinle çok beğendiğim bir şiiri paylaşıyorum. Avludaki salıncakta kaldı çocukluğum. Çatının yorgun direklerine bağlıydı ipleri. Ocak yanar, sönmezdi hiç. Kaynardı aş, ekmek... Avludaki salıncakta kaldı çocukluğum. Yerde naylondan, siyah ayakkabılarımız vardı. Yamalı elbiselerimiz asılıydı duvardaki paslı çivide... Kireç beyazıydı dört taraf. Avludaki salıncakta kaldı çocukluğum. Mis gibi ekmek kokusu, Yağmurda toprak kokusu, Sabahları çiçek kokusu. Özledim tarhanayı,
Karanfiller de SolarUğur Ünver · Karina Yayınevi · 202614 okunma
Puan vermedi
Mai ve Siyah, hayallerin mavi ışığıyla başlayıp hayatın siyah gerçeğiyle biten bir kırılış hikâyesidir. Ahmet Cemil’in umutları, zamanla sessizce solarken okur kendi düşlerinin gölgesini görür. Halit Ziya’nın zarif dili, bu romanı sadece okunur değil, hissedilir kılar. Mai ve Siyah, hayal kurmanın cesaret, hayal kırıklığının ise olgunluk olduğunu fısıldayan unutulmaz bir eserdir.
Edebiyat
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201634,8bin okunma
Güzel yine de güzel solarken bile.
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 00:22
İlk defa 6 yıl önce okumuştum. Kelimelerin, ifadelerin yarattığı o gizemli hava ilk gün ki tazeliğini koruyor. Yoğun, metaforik ve adeta bir masal atmosferi yaratan dili her okuduğumda yaşadığım o büyülenmişlik hissi yazara olan hayranlığımı katbekat arttırıyor. Şiir yusufun üç cin tarafından kaçırılması, şivekarın buna şahit olması ve yusufu bulmak için yollara düşmesini konu alıyor. Ve bahçe... şivekarın yusufu bulduğu o büyülü bahçe. -yusufla şivekar o bahçeden çıktı da ben hâlâ o bahçede geziniyorum- Şivekar, aşkın, adanmışlığın ve umudun sembolü olabilir. Yusuf... yusuf başlı başına şiir zaten.
Bir Yusuf Masalıİsmet Özel · Şule Yayınları · 20122,854 okunma
Hazan Kökleri
9/10
·360 syf.··
2025 14. kitabı
Susturulan her kelime, daha güçlü çığlıklardır. Bastırılan gözyaşları, görmezden gelinen duygular,derinliklerde ki izler... Gözyaşları anlatır bazen, hüznün sesini. Geçmişi, geleceğinde yankılanır. Duygular karmaşıklığında ruhu ölmüş, kalbi direnmeye çalışır. İnsanlar ona piştiğini (olgunlaştığını) söyler. O, dayanamadığını... Toparlar ve yeniden yıkılır. Kalkar ve yeniden düşer. Sabır, ssessizleştirir... Mevsim Hazan Mevsimidir. Solarken, yeniden doğmak, Geçmişin, gölgesi ile yüzleşmek, Dökülürken, toparlanmaktır. Hazan Mevsimi ise Kadındır. Soldurulan, düşürülen, geçmişi ile geleceği; bugunü ile yarını ufkunda kalan... Ruhu ölüyken, yüreği diri kalmaya çalışan, hep bir gaye uğruna direniş gösteren, Kaç yenilgi, kaç gözyaşı ve bir o kadar duruş iken... Velhasıl, Zaman geçer, yaralar kalır; lakin Hazan çiçekleri kök salar...
Edebiyat & Roman
Hazan ÇiçekleriŞükran Hekimoğlu Taşdelen · Çıra Yayınları · 06 okunma
Reklam
Reklam