UĞUR ÜNVER – Karanfiller de Solar
Uğur Ünver’in Karanfiller de Solar adlı kitabı, insan ruhunun en derin, en sessiz köşelerine dokunan bir şiir yolculuğu sunuyor. Kitap, okuru hem kendi iç dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor hem de hayatın görünmeyen, çoğu zaman sessiz kalan hikâyelerine tanık olmaya davet ediyor.
Şiirler,yoksulluğu, çaresizliği, yalnızlığı ve içten içe yanan direnci o kadar net hissettiriyor ki, dizelerdeki sadelik adeta bir haykırış gibi çarpıyor. Şair, süslü sözlerle değil, doğrudan ve samimi bir dille anlatıyor hislerini; okur bunu anında hissediyor.
Kitap boyunca sadece bireysel duygular değil, toplumun gözden kaçmış, sessiz kalmış hikâyeleri de açığa çıkıyor. Her şiir, bir hayat kesiti, bir iç döküş, bazen de sessiz bir çığlık gibi okurun karşısına geliyor. Karanfiller de Solar, bir şiir derlemesinden çok daha fazlası; yoksulluğun, yalnızlığın, özlemin, pişmanlığın ve umudun iç içe geçtiği bir hayat öyküsü gibi.
Solan karanfiller sadece kaybolan güzellikleri değil; zamanın, hayatın ve insanın kırılganlığını da simgeliyor.Şair, bu soluşu öyle bir dile getiriyor ki, okur kendi iç dünyasıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Çünkü bazı duygular vardır; dile gelmez ama şiir onları konuşur.
Ve belki de en çarpıcı olanı: Her şey solar… ama bazı duygular, en çok solarken görünür olur.
Sizinle çok beğendiğim bir şiiri paylaşıyorum.
Avludaki salıncakta kaldı çocukluğum.
Çatının yorgun direklerine bağlıydı ipleri.
Ocak yanar, sönmezdi hiç.
Kaynardı aş, ekmek...
Avludaki salıncakta kaldı çocukluğum.
Yerde naylondan, siyah ayakkabılarımız vardı.
Yamalı elbiselerimiz asılıydı duvardaki paslı çivide...
Kireç beyazıydı dört taraf.
Avludaki salıncakta kaldı çocukluğum.
Mis gibi ekmek kokusu,
Yağmurda toprak kokusu,
Sabahları çiçek kokusu.
Özledim tarhanayı,