"Gelişmem... Ha anladım, düşünsel gelişmemi soruyorsunuz. Yazları Goria'da uzun gezintilər yaptım ve otların arasına uzandım. Özür dilerim, ama bu da gelişmenin bir parçası. Hayır, Goria'nın nerede olduğunu söylememeyi yeğlerim, yoksa o da satılır ve yerine başka şeyler yapılır, bunun düşüncesine bile dayanamıyorum."
30 yıldır içerde var olan çatışmayı, askeri ve siyasal çabalarla sonuca vardıramamışken, ABD’nin Afganistan’ı, ardından Irak’ı işgali, Arap isyanları, Ukrayna’daki toplumsal yarılma ve Rusya ile AB’nin nüfuz mücadelesi, Suriye iç savaşı, IŞİD’in ortaya çıkışı gibi saymakla bitmeyecek kışkırtıcı etki arasında, Türkiye’nin güllük gülistanlık kalmasını bekleyen var mıydı bilemiyorum. Kaldı ki etrafımızda süren bu çekişmelerin çoğunun içerde de toplumsal siyasal karşılıkları, bu çatışmalara aktif veya pasif tutumlarla taraf olan güç odakları mevcut. Yaklaşık 10 yıldır istibdat rüzgârları estiren ve dışarıda Suudi Arabistan’la birlik olup eline çakmak verilmiş çocuk misali orayı burayı tutuşturmaya çalışan başımızdaki tek parti iktidarı da cabası. Bu ortamda kitaplardan, dergilerden söz etmek kolay değil belki, ama yapılması gerekenin bir parçasının da bundan kaçınmamak olduğunu düşünüyorum. İnsan kendinden ne kadar uzaklaşabilir ki? Gündelik hayatının üzerine çökmeye çalışan karanlığı nasıl yok sayabilir? Denemeli mi? Belki denememeli.
Islık çalarak kaygılarımı bastırmaya, endişelerimizi yok saymaya çalışmaya yönelik değil gayretim. Okuma tercihleri, okur davranışlarının çeşitliliği, dergi okuru, kitap okuru ayrımı gibi konulara kafa yormak amacıyla eski kitaplarımı karıştırırken Hermann Hesse’in basılır basılmaz alıp keyifle okuduğum Öldürmeyeceksin başlıklı denemelerine gitti elim. Hesse’in okuyucuları kitaplarla kurdukları ilişki biçimine göre üçe ayırdığı; açlığını bastırmak için bir şeyler atıştırır gibi kültürel eksikliğini hissettiği bazı boşlukları doldurmak için seçtiği kitapları apar topar gövdeye indirenleri safdil okur olarak birinci gruba; kitap ve yazarı karşısında muzip bir çocuk edasıyla oyun oynamaya, yapıtın yazarın zaaflarını yakalamaya çalışan zeki