Hayatta kalmanın tek kaygı olması gereken bir dünyada okumaya devam etmek, mutlak bir bağımsızlık ilanıdır. Her şey işgal altındayken zihnin özgür kalabildiğinin ilanıdır..
Günümüzün en büyük sorunu; aptalların kendilerinden son derece emin, zekilerin ise sürekli şüphe içinde olmalarıdır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zaman," dedi Austerlitz o gün Greenwich'in yıldız gözlem odasında, "insanoğlunun bütün icatları arasında açık ara en yapayıdır ve kendi ekseni çevresinde dönen bu gezegene bağımlılığı nedeniyle en az bir ağacın büyüme veya bir kireç taşının parçalanma süresini ölçü alan bir hesaplama kadar keyfidir. Üstelik esas aldığımız güneş günü de zaten gerçek bir ölçü olmadığından, zamanı hesaplayabilmek için hareket hızı değişmeyen ve yörüngesinde Ekvator'a doğru eğimli olmayan hayalî bir ortalama güneş yaratmak zorunda kalmadık mı? Newton gerçekten zamanın Thames gibi bir nehir olduğunu söylediyse," dedi Austerlitz ve geniş bir büklüm çizerek Köpekler Adası'nı çevreleyen ve günün son yansımasıyla pırıl pırıl parlayan suya işaret etti pencerenin ardından, "eğer Newton gerçekten böyle bir şey dediyse, öyleyse zamanın kaynağı nerede ve en sonunda hangi denize dökülüyor?"
Sayfa 94 - Can Yayınları
1000Kitap
Sonuçta hiçbir şey ölümden daha büyük bir son değildi.
Sayfa 106
Julien Sorel
İki gün önce, son sınavdan çıktığının akşamı, Kızıl ile Kara'yı okumuştu da, düşüne girmişti Julien Sorel. Merdiveni sırtladığı gibi nasıl çıkıyordu kızın odasına? Yürek ister! Gerçekten belki olmazdı böyle şeyler. Düş kurmakla avunurdu insan. Yoksa Sorel öylesine güçlü bir kişi değil. Tersine, ne istediğinden bile haberi yok. Hep de öyle olur. İnsan bir kez istedi mi, önüne ne engeller çıkar. Atladıkça kendini över, bir kez de ayağı takıldı mı, kaderine küser. Sorel de öyle yapmış. Kaderi yardım etti diye kendini bir şey sanmış ama, bir yol da aklına uyup çamura saplandı mı, gösterivermiş gerçek kişiliğini! Önceden biliyormuş, inanıyormuş gibi, sonunda Tanrıyı da tanımaz olmuş!
Sayfa 94·Kitabı okuyor
Alıntı