Son
"Hayatımda hiç bu kadar güzel bir şey yaşamadım.."
Sayfa 102·Kitabı okudu
Alıntı
Kibrin Yaşam Sınavı
Yaşamın mucizeye ihtiyacı yoktur. Varlık bilincinin ve birliğinin farkına varan, ölümlü bir canlı olduğunu bilmek bir mucizedir. Kin ve hırsı adına nefsi niyetine kibrine yenilerek bir imtihana madde güç doyumsuzluğu içinde tamah belası içine düşenlere bunu anlatmak neredeyse olanaksızdır. Her kibir kulesi kendi diktiği kulesini yıkana kadar kötülük üretmekten vazgeçmez. Dibi görünce ne oldu bize diyemeyecek kadar yaşam düşünme hak tanımayabilir. Rengini genel yarar adına saklamayan ahlakı sevin. Ölünce her kötülük en küçük bir ayrıntısına kadar ortaya çıkacak. Hiçbir madde güç hiçbir art niyetli kötülüğü sonsuza kadar saklamaya yetmez. İmtihan yaşam sınavı demektir. Anlayacakları dilden olsun diye özellikle seçiyorum bu kelimeleri. Dantel oyası işler gibi uyarıları söze işliyorum. Küçük bir yararı olur, geri adım attırır, daha fazla zararı büyütmez diyedir çabam. Kaybettim olgunluğunu gösterirler belki sürekli kazanacağım hırsına yenilmiş olanlar. Yeryüzünde en büyük toplumsal hastalık nedir diye bir sorunun yanıtı şudur; ✓ Toplumu temsile seçilmiş veya seçildiğini düşünen bir insanın yaşanan sorunun kendisinden kaynaklandığını kabul etmek yerine, sürekli kutuplaştırma siyaseti ile bir düşman üreterek kendi ürettiği sorunu başkalarının üzerine temsil ettiği gücü verenlerin aleyhine kullanmış olmasının ve ilkesiz hoyratlığın karşılıklı tüm taraflarca anlaşılmamış veya anlamamak tutumu genel yararı yok sayan çıkarcı işlerine gelmiyor olmasıdır. Tüm yetkiyi kendisinde toplayıp sonuçlar olumsuz olunca veya içinden çıkılmaz hale gelince suçu ötekilerin üzerine yıkmak nasıl bir ahlaktır? Bu son soru felç eder insanı! Tüm taraflar bu suçun ortağı ise o çöküşü anlatmaya söz bile yetmez.. Yıkıcı değil, yapıcı olmak kalıcıdır.. Kılavuzu haçlı batı olan her kibrin sonu ayrı bir
Hayata Dair
Reklam
Bütün insanlar günü belirsiz bir ölüme mahkûmdur.
Alıntı
HİKEMİYÂT: BATI TEFEKKÜRÜNÜ HESABA ÇEKMEK...
(...) Sokrat’ın idâmının eski Yunan dünyasında iki büyük sonucu olduğu söylenebilir: Birincisi, onun fikirlerinin yol açtığı bir gelişme olarak, fikrin aksiyona dökülmesi ve Büyük İskender hamlesi… İkincisi ise, onu idâm eden eski Yunan medeniyetinin, bu haksızlığın tarihin vicdanında meydana getirdiği bir depremle, birkaç batın sonra bütünüyle ortadan kalkması… Felsefe, bu safhadan itibaren, efsanelerin tahakkümünden neredeyse bütünüyle kurtulur; bunun yanında tabiatın müşahedesini de terk eder. Daha ziyâde insan ruhuna, insan ruhunun olgunluklarına, mantığın yanında özellikle “ahlâk” denilen şeye eğilmeye başlar. Ahlâk nedir? Epikür’e soracak olursak, “saadet”ten ibarettir ahlâk. Revakîler (Stoa’cılar) mektebine soracak olursak, ahlâk, ıztırab çekmektir. Kelbîlere (Kinik’ler) göre, dünyada hiçbir şeyi umursamamaya, medeniyet denen şeye inanmamaya ahlâk denir. Reybîlere (Skeptik’ler) göre ise, felsefenin kendisinden başlayarak, her şeyden şübhe etmek, ahlâktır. Bu dönemde, sadece ahlâk değil, yeni bir şeriat (hukuk) özlemi duymaya da başlar felsefe. Topluma açıktan kafa tutmaya başlar, devlet düzenini tanımamaya, onu değiştirme kavgasına tutuşmaya başlar. Filozoflardan bazılarının “kurtarıcı” bilinip baş tacı edildiği, bazılarının kovalanıp, yakalanıp, diri diri ateşe atıldığı, felsefe bakımından ne kadar mahcûb olsa da, filozoflar bakımından büyük bir şaşaanın hüküm süreceği bir çığır açılır. Tarihte bu çığırın açıldığı devirler, tarihin en sıkıntılı devirleri olmuştur. Tarihin kabuk değiştirdiği devirler… Büyük sıkıntılarla büyük felâketler yarış eder o zaman. İnsanlık inim inim inlemeye başlar. Hattâ bu inlemeler hayvanlardan, ağaçlardan, otlardan, taşlardan ve denizlerden bile duyulur. Herkes, bilerek veya bilmeyerek “Büyük Kurtarıcı”yı
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998 Feyyaz Aksakal imzasıyla), ESKİ YUNANDA FELSEFE -II-.
Akademya Yazıları
Hasta son ana kadar iyileşmeyi umar ve hep iyi olduğunu söyler. Ama sadece kendini kandırıyordur
Sayfa 125·Kitabı okuyor
Öyleyse, kralın adamları "uygarlık" kelimesinden ne anlıyor? Biz bu işin neresindeyiz? Hile ve düzmecelerle bozulan adalet sistemi, amaca hizmet eden yasalar! Rezalet!
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam