Puan vermedi·160 syf.··
2026 17. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 20:49
Sultan II. Abdülhamid’in oğlu Şehzade Abdülkadir Efendi’nin, sarayın onayını almadan evlendiği Macide Mustafa’nın kaleminden bir hayat hikâyesi… Hanedan sürgünü, aile içi çatışmalar ve bir kadının gözünden Osmanlı İmparatorluğun’un son yıllarına tanıklık etmek isteyenler için oldukça ilgi çekici bir hatırat. Ancak kitap ilerledikçe insanın en çok dikkatini çeken şeylerden biri de Abdülkadir Efendi’nin karakteri oluyor. Tarihin tozlu sayfalarında bir şehzade olarak anılsa da Macide Hanım’ın anlattıkları pek de parlak bir tablo çizmiyor. Eşini aç bırakması, şiddet uygulaması, sadakatsiz davranışları ve sorumsuz tavırları okurken zaman zaman insanı gerçekten sinirlendiriyor. Harem hayatından ziyade saray görkeminin arkasındaki kırgınlıklar, hayal kırıklıkları ve mücadeleler öne çıkıyor. Macide Hanım, çocuk yaşta büyük umutlarla girdiği bu evlilikte beklediği huzuru bulamadığını, hanedan gelini olmanın dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını samimi bir dille aktarıyor. Özellikle sürgün yıllarında yaşanan maddi sıkıntılar, yalnızlık ve belirsizlik, bir zamanlar imparatorluğu yöneten ailenin nasıl zor şartlarla karşı karşıya kaldığını gözler önüne seriyor. Tarihi kitapları okumaktan korkuyorsanız bu kitap tam size göre, akıcı bir şekilde okuyacağınıza eminim. Hasret ve Elemlerim
1000Kitap
Hasret ve ElemlerimMacide Mustafa · Timaş Yayınları · 202611 okunma
Ölüm gerçekten bir son mudur diyor yazar
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Candan özer araf dünyasını metafiziği ve metafiziki varlıkları inançların hiçbirini kırmadan incitmeden anlatmış ve sabanın acıklı hikayesine örtük bir ileti olarak eklemiş oğlunu daha beş yaşında hastalıktan kaybeden bir yıl sonrada peşpeşe uğruna mazoşisti olduğu kocası ve ailesini kaybeden sabanın duvar olmasını içeren süreç ve engin adlı asker erinin onu mezarlıkta görmesiyle kabuğundan çıkması ve yeniden aşka yürümesi ve tabii ince insanların sonu olan ölüm…
ArafCandan Özer · Panama Yayınları · 2014437 okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2019 26. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2019 00:00
Bu gün @solaunitasyayinlari n'dan @sinem_pehlivan_karakoc un kitabı #iskokusu ile geldim. " Siz sevdiğiniz için nelerden fedakarlık ederdiniz? Ya da onun için yaptıklarınızı fedakarlık olarak görür müydünüz? " sorusu varmış #arkakapak tanıtımında. Kitabı okumadan önce soruyu okusaydım bir cevabım olabilirdi aslında, ama artık yok... Çünkü aşk dolu, mutlu bir gelecek vaad eden hayatın, nasıl yerle bir olduğuna tanık oldum. Şüphesiz okuduğumuz bu tarz kitaplarda bir çok duyguyu bir arada yaşıyoruz. Hepsinde ayrı bir hikaye, ayrı bir mücadele, ayrı bir hastalık, ya da bir yıkım oluyor. Okumaya başladığımdan beri omurilik felci odak noktam oldu. Saniyeler süren bir kaza ve sonrası 'mücadele' nin bambaşka bir anlama bürünmesini anlatıyor. Detaylar can yakıcı çünkü gerçek olduğunu biliyorsunuz. Bu süreçte karşılıklı hissedilenler, dile getirilemeyenler, o duygu yoğunlukları, yaşanılan aidiyet ya da boşluklar güzel yansıtılmış. Hala "eee şimdi ne olacak" ruh halindeyim. Aşklarına tebessüm ettiğim, dostluklarına imrendiğim, güçlü durma çabalarında duygulandığım keyifli bir okuma oldu benim için. Kitapla kalmanız dileğiyle... "Karşıdan gelen arabanın farı sayesinde gördüm gözlerini. Başını bana çevirmişti, gözlerinin içi gülüyordu. Bu gülüş için her şeyi yapabileceğimi düşündüm o an. Aynı araba sayesinde de o son gülüşü oldu..." "Sevmek tam olarak buydu işte. Ona konduramamak yılların eskiliğini, yorgunlukları anımsatan çizgileri, ellerindeki titreyişleri. Yakıştırdığın haliyle beliriyor sevdiğinin sureti gözünde. Aşk da böyle olmalıydı..." "Her insan iyidir ve kötüdür. Umarım senin iyilerin, benim kötülerime tahammül edecek kadar iyilerdir. Ve benim iyilerim senin kötülerini sana hissettirmeyecek kadar iyidir..."
İs KokusuSinem Pehlivan Karakoç · Sola Unitas · 20195 okunma
#okudumbitti
9/10
·350 syf.··
2026 13. kitabı
Polisiye edebiyat, okuru yalnızca "katil kim?" sorusunun peşinden sürüklediğinde değil; suçun ardındaki toplumsal, kültürel ve psikolojik katmanları görünür kıldığında kalıcı bir etki bırakmaktadır. Sessiz Kız da tam olarak bunu başaran romanlardan biridir. Boston'ın Çin Mahallesi'nde işlenen bir cinayetle başlayan olay örgüsü, kısa sürede bireysel bir suçun sınırlarını aşarak göç, aidiyet, aile bağları, travma ve geçmişle hesaplaşma gibi temaların etrafında genişlemektedir. Gerritsen, polisiye kurgunun dinamizmini korurken, karakterlerinin geçmişlerini olay örgüsüne organik biçimde yerleştirerek gerilimi yalnızca eylem üzerinden değil, psikolojik derinlik üzerinden de inşa etmektedir. Romanın en güçlü yönlerinden biri, yazarın kültürel arka planı bir dekor olarak kullanmak yerine anlatının asli unsurlarından biri hâline getirmesidir. Çin Mahallesi'nin kapalı yapısı, kuşaklar arası çatışmalar ve sessizlik kültürü, soruşturmanın ilerleyişini doğrudan etkileyen anlatı bileşenlerine dönüşmektedir. Bu sayede okur yalnızca bir cinayetin çözümüne değil, karakterlerin taşıdığı tarihsel ve duygusal yükün izlerine de tanıklık etmektedir. Jane Rizzoli ve Maura Isles ikilisi ise serinin önceki kitaplarında olduğu gibi birbirini tamamlayan iki farklı bakış açısını temsil etmektedir. Biri sezgileri ve saha deneyimiyle, diğeri bilimsel yaklaşımıyla ilerlerken roman, polisiye anlatının akıcılığından ödün vermeden çok katmanlı bir yapı kurmayı başarmaktadır. Sessiz Kız, gerilimini son sayfaya kadar koruyan kurgusunun ötesinde, suç olgusunu toplumsal bellek ve kimlik ekseninde ele almasıyla da dikkat çekmektedir. Tess Gerritsen'ın anlatı disiplinini ve karakter inşasındaki başarısını gösteren, serinin öne çıkan halkalarından biri olarak değerlendirilebilmektedir.
Edebiyat
Sessiz KızTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20253,150 okunma
5/10
·184 syf.··
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 21:32
Afrikalı Leo ve Semerkand kitaplarının yanında çok vasat kalan bir eser. Türkleri işgalci gözüyle nitelerken, Arap-İsrail savaşını artık beni heyecanlandırmaz oldu deyip işin içinden çıkamazsın Sayın Maalouf Kitap zaten ince olduğu için ve her ne kadar yavan olsa bile sonunu getirebileceğinize inandığınız için bir şekilde gidiyor. Son bölüm özellikle akıl hastanesi bölümü bir nebze olsun iyiydi. Okumak için okuyup hiçbir zevk almadığım kitaplardan oldu.
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,1bin okunma
Puan vermedi·368 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Karanlık Madde | Dark Matter – Blake Crouch Bir gece eve dönerken her şey değişiyor… Arkandan gelen adımlar, bir silah sesi ve gözlerini karanlık bir kutunun içinde açman… İşte o anda hayatının sonsuz “ya olsaydı” versiyonlarıyla yüzleşiyorsun. Başka bir Jason: Nobel ödüllü dahi fizikçi. Başka bir Jason: Ailesiz, özgür ve yalnız. Başka bir Jason: Tamamen yabancı… hatta tehlikeli. Yazar Blake Crouch, multiverse kavramını öyle ustaca harmanlıyor ki; hem nefes kesen bir gerilim romanı okuyorsun hem de derin bir varoluşsal korkuyla boğuşuyorsun. Ve sana “Hangi hayatı seçerdin?” diye sormuyor. Her kapıyı açtığında kendinden bir parça kaybediyorsun. Ailen, sevdiğin kişi ve o sıradan mutluluk ise seni gerçekliğe bağlayan son ip. O ip koparsa kutuda sonsuza dek kaybolursun. “Başka bir hayatım olsaydı daha mutlu olurdum” diye kurduğumuz o büyük yalanı paramparça ediyor. Çünkü mutluluk, başka bir versiyonda değil… seçtiğin hayatla barışmakta gizli. Okuduktan sonra bir süre aynaya bakıp “Ben gerçekten kimim?” diye düşündürüyor. Şimdi sıra sende! Karanlık Madde’yi okuduktan sonra en çok hangi “ya olsaydı” hayalinizi sorguladınız? Yorumlarda paylaşın, çok merak ediyorum!
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018420 okunma
Reklam
Reklam