Puan vermedi·144 syf.··
2026 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:02
Kitap boyunca bir hikâye aradım; onu ancak Despina Anne ve Ebubekir Efendi’nin satırlarında bulabildim. Kitab-ı Aşk benim için beklediğim yerden açılmadı. Adından dolayı beni içine çeken, karakterleriyle bağ kurduracak bir hikâye bekliyordum; fakat kitap boyunca daha çok aşkın düşüncesi ve anlamı anlatıldı. Bu yüzden okurken zaman zaman uzak kaldım. Ancak son sayfalarda Despina Anne ve Ebubekir Efendi’nin hikâyesiyle birlikte aradığım duyguyu hissettim. Belki de kitap boyunca peşinden gittiğim o ‘hikâye’, en sona saklanmıştı. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey büyük bir aşk değil; geç kalmış bir duygu ve buruk bir güzellik oldu.
Duygu ve Düşünce
Kitâb-ı Aşkİskender Pala · Alfa Yayıncılık · 20126,7bin okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Bu seri kesinlikle okunur ama sürekli aynı döngü dönmesi sıkıcıydı . Farklı sahneler eklenebilirdi son kitap sırf seri bitsin diye okudum doğrusu . İlk kitabını daha çok öneririm
Canavarımın KalbiRina Kent · Ren Kitap · 2026306 okunma
Reklam
8/10
·576 syf.··
2026 9. kitabı
Serinin son kitabı karakterlerimiz pek bir anormal özellikle kız yani bu kadar saf ve azgınlıktan yanan bir kadın okumamıştım . Adam ona ne yaparsa yapsın arkasından tıpış tıpış gidiyor . Okurken sinir krizleri geçirdiğim kısımları vardı diğer kitaplara göre çok daha dark bir kitap seriden bağımsız geldi bana bu en beğendiğim oldu okunur
En Karanlık GünahDanielle Lori · Martı Yayınları · 20221,743 okunma
Beyoğlu’nun en güzel abisi
10/10
·456 syf.··
2024 19. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2024 14:57
2012 yılının son gecesinde Beyoğlu'nun tekinsiz arka sokaklarında bir cinayet işlenir. Maktul, civarın ünlü kabadayılarından kara Nizam'ın en yakın adamı Engin Akça'dır. Cesedin bulunmasıyla birlikte gelişen olaylar ve cinayet soruşturmasında Başkomser Nevzat ve ekibi yine bir cinayeti aydınlatmak üzere işe koyulurlar. Başkomiserin olaydaki en önemli avantajı yıllar önce de Beyoğlu'nda görev yapmış olmasıdır. Şehrin parsel parsel satıldığına, insanların canları üzerine kurulan zenginliğe bir kez daha şahit olur. Yıkılmaya yüz tutmuş binalar, nefretle, toplu histeriyle viraneye çevrilen bu meşum semt, insan eti satılan can pazarı... Kirli bir hayatın içinde debelenen Barbut İhsan, Kara Nizam ve Saltanat Süleyman; kurtlar sofrasına düşmüş gencecik kızlar ve onların imkânsız, masum aşkları... Ekip cinayeti soruştururken bölge halkının aralarındaki çarpık ilişkiler de bir bir açığa çıkacak... Klasik bir Ahmet Ümit kitabı diyebiliriz. Yine severek okuduğum bir polisiye kitabı oldu Beyoğlu’nun En Güzel Abisi Ahmet Ümit
Beyoğlu’nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201943,4bin okunma
10/10
·308 syf.··
2026 34. kitabı
Kuzgun Yemini’ne başlarken ben de sıradan bir İstanbul polisiyesi okuyacağımı sanmıştim ama geçmişte yaşanan o karanlık hesaplaşma beni tamamen ters köşe yaptı. Kurbanların üzerindeki gizemli sembolleri çözmeye çalışırken, bir süre sonra katili aramayı bırakıp karakterlerin geçmişteki derin sırlarının peşine düştüm. Kitabın son bölümlerindeki o tırmanan psikolojik gerilim öylesine sürükleyiciydi ki, "birkaç sayfa daha" derken kendimi sabahın ilk ışıklarında buldum; gizem ve ters köşe sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken harika bir deneyimdi.
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202615 okunma
Biraz da tarih incelemeleri :)
Puan vermedi
Menderes'in Dış Politikası Batı'nın Güdümündeki Türkiye Hüner Tuncer Doç. Dr. Hüner Tuncer’in titiz bir arşiv çalışması ve diplomatik birikimiyle kaleme aldığı Menderes’in Dış Politikası eseri, Türk dış politikası tarihinin en radikal dönüşüm süreçlerinden birini uluslararası ilişkiler disiplininin temel yapı taşları üzerinden analiz eden sarsıcı bir kitaptır, Tuncer, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini oluşturan ve geleneksel dış politikayı biçimlendiren Atatürkçü ilkeler ile 1950-1960 yılları arasında Demokrat Parti (DP) iktidarı tarafından hayata geçirilen pratikler arasındaki derin kırılmayı mercek altına almaktadır. Kitap, temelde realist bir uluslararası politika perspektifiyle yazılmış olup, bir devletin kendi ulusal gücüne dayanmaksızın, salt bir süper gücün koruyuculuğuna ve dış yardımlara yaslanarak tam bağımsızlığını sürdüremeyeceği tezini savunmaktadır. Tuncer, yapısal analize geçmeden önce, Atatürk dönemi dış politikasının "gerçekçilik", "tam bağımsızlık", büyük güçler arasında denge kurma ve ideolojik dogmalardan uzak durma gibi temel prensiplerini anımsatarak, Menderes dönemindeki "sapmanın" teorik ve pratik boyutlarını daha görünür kılmaktadır. Uluslararası sistemin İkinci Dünya Savaşı sonrasında çok kutupluluktan iki kutupluluğa evrilmesi ve Soğuk Savaş’ın tırmanması, Türkiye’nin jeopolitik konumunu kırılgan bir zemine taşımıştır. Eserde, bu dönemin en kritik eşiklerinden biri olan İkinci Dünya Savaşı ertesindeki Türk-Sovyet ilişkileri ve SSCB’nin Boğazlar ile Doğu Anadolu üzerindeki haksız talepleri teferruatlı bir biçimde incelenmektedir. Yazar, bu noktada önemli bir tarihsel ayrım yapmakta; İsmet İnönü dönemindeki Batı’ya yakınlaşma hamlelerinin savaş sonrası koşulların ve Sovyet tehdidinin dayattığı istisnai, konjonktürel bir zorunluluk olduğunu belirtirken, DP iktidarının bu çizgiyi
Menderes'in Dış Politikası Batı'nın Güdümündeki TürkiyeHüner Tuncer · Kaynak Yayınları · 20133 okunma
Reklam
Reklam