Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi?
Sayfa 17 - Metis yayınları
İNSAN İNSANIN KUYRUKÇUSU...
(...) "Bir içtimaî sistemin, iktidarın kimin adına “kullanıldığına-hükmedildiğine” ilişkin açıklaması “hakikat”in ifadesi değil ise, iktidarın kullanılışına “meşruluk-haklılık” verenin ne olduğu da izâh edilemez… Ve, iktidarın kaynağını “mutlak” olarak izâh etmemiş olanların, iktidarı kullanmalarının haklılık sebebi de yoktur… Hangi rejimde söz konusu olursa olsun, insan irâdesinin insan üzerindeki hâkimiyetini gösterici bu durumun kabulü, neticede, insanın insan arkasındaki kuyrukçuluğudur!.. Son tahlilde bu durum, MUTLAK FİKİR dışında idare edilenlerin hiçbir rejimde idare edenlere uymamaları durumuna haklılık kazandırır!..» [*]
HUKUK EDEBİYATI, -Nizam ve İdare Ruhu-I-, 28 Haziran 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Hukuk-Edebiyat
Reklam
Peygamberlerin Dereceleri
Peygamberler; Nebî, Resül, Ulü'l-azm ve Hâtemü'l-enbiyâ olmak üzere dört kısımdır. Nebî: Kendisine kitap ve yeni bir şeriat (dînî hükümler) verilmeyip, önceki peygamberin kitap ve şeriatine tâbi olup onları tebliğ etmekle görevli olanlara "nebî" denir; çoğulu enbiya'dır. Resül: Önceki peygamberlere tâbi olmayıp kendisine kitap ya da yeni bir şeriat verilenlere "resül" denir; çoğulu rüsül'dür. Ulü'l-azm: Resüllerin içinden en seçkin altı peygambere; hz. Adem, hz. Nuh, hz. İbrahim, hz. Mûsa, hz. İsa ve hz. Muhammed sallallahü aleyhim ve selleme "ulü'l-azm" denir. Hâtemü'l-enbiya: Peygamberlerin son halkası ve en üstünü olan hz. Muhammed sallallahü aleyhi ve selleme "hâtemü'l-enbiya" denir.
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Zaten yabancıydı,kpss sağ olsun artık iyice yabancısıyım:d
Son zamanlarda dünya benim için sıklıkla yabancısı olduğumu hissettiğim bir yere dönüşmüştü.
Sayfa 128 - Doğan kitap,1.baskı Ocak 2023·Kitabı okuyor
Para üzerinde hükümet tekelinin kaldırılması, dünyayı son 60 yıldır uğraştıran keskin enflasyon ve deflasyon nöbetlerini engellemek için tasarlanmıştır. Bu planın daha kökü derin şu sorunun çok ihtiyaç duyulan çaresi olduğu incelemede ispatlanmıştır: Kapitalizmin doğasından kaynaklanan ve ölümcül bir kusuru olarak gösterilen, tekrar eden depresyon ve işsizlik dalgaları.
Sayfa 170 - Albaraka Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
İvan Fyodoroviç sanki kardeşinin dediklerini duyma gibi sürdürdü konuşmasını: -Aklıma ne geldi, geçenlerde Moskova'da karşıla bir Bulgar, Slavların toplu olarak ayaklanmasından Türklerle Çerkezlerin, Bulgaristan'ın her köşesinde yapm rı caniliklerden söz etmişti bana; yani yakıp kestiklenm kadın ve çocuklara nasıl tecavüz ettiklerinden, mahpu kulaklarından duvara çivileyip onları nasıl o halde sa kadar beklettiklerinden, güneş doğunca da onları astıklar dan ve akıl almayacak daha bir sürü şeyden... Kimi insanda "hayvanca" bir zalimlik olduğundan dem vuru ama hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık, bir hakare bu. Bir hayvan asla insan gibi zalim olamaz; böylesine ust lıklı, böylesine sanatsal bir zalimlik insanda olur sadece B kaplan yalnızca parçalayıp kemirir. İnsanları kulaklarınd duvarlara çivileyip gece boyunca öylece bekletmek, yapabilecek olsa bile aklının ucundan geçmez. Ne diyordum... şu tatlı zevk düşkünlüğünden gözü dönen Türklerin eziyetlerinden çocuklar da nasibini alırmış; onlara ettikleri eziyetler, yavruları henüz analarının karnındayken söküp al maktan, minicik bebekleri şöyle bir yukarı hoplatıp, anaları-kien tatlı hazzı da annelerin gözlerinden alırlarmış. Ah, bir de beni pek çok ilgilendiren bir tablo vardı. Gözünde bir canlandır: Tir tir titreyen annesinin kollarında el kadar bir bebek, etraflarında da içeri giren Türkler... Neşeli bir numa-ra yapmak düşüyor akıllarına: Bebeği okşuyor, gülsün diye gülüşmeye koyuluyorlar ve beceriyorlar da... bebek gülüve-nyor. Hemen o anda Türk, tabancasını bebeğin yüzüne doğ-rultuyor, namlu ile yavrucak arasında yalnız dört verşok17 mesafe kalmasına dikkat ediyor. Minik oğlan keyifli keyif-i gülerek ufacık ellerini tabancaya uzatıyor... sanatçımız o anda yavrucağın tam kafasına doğru nişan alarak tetiğe
Sayfa 316·Kitabı okudu
Reklam
Reklam