İlk gün olduğu gibi, son günde de ona yabancı kalmıştı.
Sayfa 403·Kitabı okuyor
“Onlara gerçeğin kasvetini anlatma dürtüsüne kapılsam da son kertede susuyorum. Ama sonra, her şeyin ne kadar acınası olduğunu, herkesin zaten bildiğini fark ediyorum. Ardından diğerlerinin mahrem bilgilerini kasten mi gizledikleri yoksa bunları bambaşka nedenlerden ötürü mü anlatmadıkları meselesine kafa yoruyorum. En sonunda da uluorta yaşanan zavallılıklarla nasıl bu kadar iyi baş edebildiğimizi soruyorum kendime.”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Televizyon kültürü diye bir mefhum tanımıyorum. Televizyon, aylak, şuuru iğdiş edilmiş, hiçbir zaman okumak ve düşünmek alışkanlığı kazanmamış sokaktaki adam için icat edilmiş bir nevi afyondur. Televizyon, şuurdaki son pırıltıları da yok eden bir cehennem makinesidir. Kişiyi gerçek hayattan koparan ve bir hayal dünyasında yaşatan hissi bir istimna. Tam bir kaçıştır televizyon. Yokluğa, boşluğa, şuursuzluğa açılan bir kapı. Bu korkunç tiryakilik, kurbanlarını batılılaştırmaz batırır.
Sayfa 492·Kitabı okudu
Derin bir merhamet duygusu iç organlarıma kadar bütün vücudumu sarsarken onların kahkahaları beni ağlatıyordu.
Alıntı
“Bize, ışığı getireceğinize inandırmıştınız,” demişti son kez birlikte olduğumuzda, “oysa sizin niyetiniz bizi de kendi karanlığınıza çekmekti!”
-Son olarak soruyorum. Tanrı var mı, yok mu? -Son olarak söylüyorum: Yok. -Ya insanlarla alay eden kim, Ivan?
Sayfa 175·Kitabı okuyor
Edebiyat