"Yola kadar yarışalım mı?" dedim.
"Hah, sanki bana karşı şansın var da!" dedi. Melez Tepesi'nden aşağı koşmaya başladı. Hemen ardından ben de fırladım.
Ve hayatımda ilk kez geriye dönüp bakmadım."
"Bu sene çok seyahat edeceğim. Hem doğayı korumak hem de melezleri bulmak için. O yüzden seninle sık sık görüşemeyebiliriz."
"Olsun," dedim. "Sen yine de benim en iyi dostum olarak kalacaksın."
Kıvırcık sırıttı. "Annabeth hariç."
"Eee, şey tabii, o farklı" dedim.
"Evet," dedi. "Kesinlikle çok daha farklı."
Sayfa 383 - allahım sonunda oldular yarabbim şükürler olsun·Kitabı okudu
İstasyonun kampanası çaldı. Birbirlerinden ayrılma zamanı gelmişti. Oğlunun yüzüne son kez baktı ve onda, bütün hatlarıyla kendini gördü. O, tam kendisiydi, kendisinin gençliği… Sonra onu sımsıkı bağrına bastı. O anda bütün benliğiyle baba sevgisini oğluna aktarmak istiyordu. Oğlunu böyle kucaklayan Çordon şunları söyledi ona:
- Bir erkek, bir adam ol oğlum. Nerede olursan ol, mert bir erkek olarak kal!
"Kampçılar bizi göle atana dek el ele tutuştuk.
Sonra son gülen ben oldum. Suyun altında bir hava baloncuğu oluşturdum. Arkadaşlarımız suyun yüzeyine çıkmamızı bekliyorlardı ama hey... Poseidon'un oğlu olunca suyun altında acele etmenize hiç gerek yoktur.
Gelmiş geçmiş en muhteşem sualtı öpüşmesiydi."
Tohum, tohum olarak kalırsa çürür. Kendi içinde tükenip gider.
Kendinde kalan, kendinde tükenmeye mahkumdur.
Kendinin ötesini göremeyen, derin bir körlüğün içindedir.
Kendinden başkasını duymayan, amansız bir sağırlığın esaretindedir.
Kendinden başkasını beğenmeyen, dünyadaki tüm güzelliklerden mahrumdur.