"İki tür arayışın ve iki yolun varolduğu hakkında.Hz Burhaneddin Muhakkık'a sordular:'Bu yolun sonu var mı?' Cevap verdi:'Yolun, evet.Fakat mehalelerin, hayır! Çünkü iki tür yolculuk vardır:Biri Allah'a kadar ve diğeri Allah'ta.Allah'a kadarki güzergâhın bir sonu vardır,zira o kendinin ve dünyanın dışına geçiştir.Fakat Hakk'a vardığında, Allah'ın ilminde, Allah'ın sırlarında ve Allah'ı tanımada ilerlersin.Buna ise son yoktur.'"
Süleyman Atlas'ı son kez gören ağabeyi Zihni Atlas'ın söyledikleri de devlet yetkilisini doğruluyordu. Şöyle konuştu: "İki saat önce kucakladım kardeşimi. Göğsünde ve yüzünde sigara yanıkları vardı. Vücudunda sivri bir mille delinmiş dört tane delik gördüm. Elinin biri kırılmış ya da koparılmış gibi sallanıyordu. Doktor olmayı çok istemişti. Hastanede işkence görerek öldürüldü. Bunu kabul etmek çok güç."