10k takipçim varmış gibi kitap tavsiye edeceğim şimdi.
Puan vermedi·304 syf.··
2026 14. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Anadilimizin zihnimizin belli yönlerini şekillendirebileceğini savunan yazar, bu savını (aslında bir oranda kanıtlanmış bir gerçeklik bu) açıklamak için konunun en başından alıyor. Ortalama 150 yıl içinde dil hakkında insanlar neleri araştırıp neleri savunmuşlar, doğa-kültür savaşı bu meselede nasıl seyretmiş, "bilim" insanları hangi hatalara düşmüş... Kitabın ilk yarısında tüm bunları özetleyip ikinci yarısında ise dilin zihin için belli başlı alanlarda bir mercek görevi gördüğünü ispatlayan deneyleri aktarıyor. Kitap 2010 yılında yayımlanmış, son 16 senede ne gelişmeler olduğunu araştırma isteği de uyanmıyor değil. :) Okurken insanın dikkatini celbeden mizahi üslup ve eleştirel bilim tarihi anlatımı gibi bazı unsurların yanında daha dikkate değer bir konu da tarih anlatmayan kısa bir kitapta bile Batılıların tarihinden utanması gerektiğinin bir sürü örneğinin görülebilmesi. Avrupa'daki sergilere ve hayvanat bahçelerine siyahi insanların "daha önce görülmemiş egzotik tür" tanıtımıyla getirilmesinden farklı Aborjin kabilelerinin toprağının nasıl sömürüldüğüne ve dillerinin İngilizce yüzünden gözümüzün önünde öldüğüne kadar birçok misal var. Yazar bu serpiştirmeyi bilerek yapmış zaten. Avrupa merkezli bakışın değişmesi gerektiğine falan parmak basmış ama kendisi de belli yerlerde aynı hataya düşmüş bana kalırsa. Kısacası genel anlamda oldukça bilgilendirici ve yararlı bir ürün ortaya konmuş. Tavsiye edilir.
Dilin AynasındanGuy Deutscher · Metis Yayıncılık · 2013187 okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2026 78. kitabı
Aşkın,yalnızlığın,umudun ve pişmanlıkların farklı yüzlerini anlatan dört etkileyici öykü..Cevdet Güner,kimi zaman bilimkurguyla kimi zaman insan ruhunun derinlikleriyle okuru düşündürmeyi başarıyor.Her hikâye bittiğinde bir süre durup hayatı sorgulatan,farklı ve akıcı bir kitap. Bana Bakma:Dünyayı etkisi altına alan bir “aşk salgını” ortaya çıkar.Bu salgına yakalanan insanlar hayatlarını kaybetmektedir.İnsanlığın karşı karşıya kaldığı bu olağanüstü durumda,birbirine âşık iki gencin hem aşklarını hem de yaşamlarını koruma mücadelesi anlatılır. Başka Bir Yol:Hafızasını kaybetmiş ve yaşlanmayan bir adamın hikâyesidir.Geçmişini hatırlamaya çalışırken hayatında nelerden vazgeçtiğini,hangi seçimlerin onu bugünkü yalnızlığına sürüklediğini keşfeder. Kimlik,zaman ve insanın kendini bulma arayışı üzerine konular işlenmiş. 16 Milyar:Başka bir gezegende kral olan bir karakter,insan kılığında Dünya’ya gelir.İnsanları,yaşam tarzlarını ve zaaflarını gözlemler.Yaşadıkları sonucunda insanlık hakkında kararlar verir ve dostu Odin ile birlikte kendi dünyasına döner.Bilimkurgu unsurları taşıyan öykü;güç,adalet ve insan doğası üzerine sorgulamalar içerir. Son Adım:Yaşlı bir adamın geçmişine dönüp hayatını,kayıplarını ve pişmanlıklarını değerlendirdiği duygusal bir yaşam muhasebesi. Dört farklı hikâye,dört farklı hayat…Ama hepsinin ortak noktası insanın kendini,sevgiyi ve yaşamı yeniden sorgulaması.. Cevdet Güner’in kalemiyle tanıştığım bu kitap bende güzel bir iz bıraktı.Dört farklı öyküyle hem düşündüren hem de duygulandıran bir okuma deneyimi sundu.Özellikle memleketimin deprem olayına değindiği yerde çok duygulandım.Gerçek bir hikayeyle güzel bir kurgu ortaya çıkarmış.Kalemine,emeğine ve hayal gücüne sağlık. Umarım bizleri yeni hikâyelerle buluşturmaya devam eder
Bana BakmaCevdet Güner · Gri Yayınevi · 202455 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bu Bizden Değil...
6/10
·464 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:44
"Muhtemelen sen de Aynı şekilde ölecektin, Gerçekte olabileceğinin çeyreği bir adam olarak." Tüm kitabı bu cümle için okudum sanırım, bu cümleye kadar her şey çok 'sıradan'Dı. Bildiğimiz amerikan hayatı, ama bu kez vurdu kırdı değil, inceltmek isteyen, yontmak isteyen bir kitap. Kendi çürümüş toplumunun nasıl kurtarırız endişesini taşıyan düşünceyle yazılmış bir kitap gibi duruyordu. Sade dili, akıcı okuması kolay sayfaları vardı. Markus un en sevdiğim özelliği kelimeleri cümleleri bir insan gibi konuşturması, bu okuduğum ikinci kitabı oldu ama 'kitap hırsızı'nda daha yoğun olan bu yazın biçimini oldukça beğendim. Gelelim kitaba, spoiler değil ama içerik biraz nesebi genişlik arz etmesi, eğlence alemi içinde alkol, oyun, amaçsız gençlik, kısacası amerikan emperyalist düzeni içinde savrulan genç hayatların nasıl düzenleriz eviririz düşüncesiyle markus tarafından kaleme alınmış bir kitap. Amerikan filmlerinde empoze edilen kültürel 'iyilik(!)' formlarının bir senaryosu. Okunur mu? Okumaya Ara vermişseniz bire bir diyebilirim. Ama bir cümle için okuyacağınız kitaplardan birisi. O da bu incelemeye başladığım cümle. Tam da okuduğum zaman beni sarsan, yerimden kaldıran, silkinmemi sağlayan bir cümleydi. 16 gün önce canım babamı kaybettim, dünyanın boşluğu üzerine oldukça kafam karışıktı, idealist çalışmaya çalışan bir eğitimci olarak ayağım sürtüyordu son zamanlarda, ama bu cümle beni tekrar kalkmam gerektiğini hatırlattı.. Teşekkürler Markus.
Hiç Kimse Sıradan DeğildirMarkus Zusak · Martı Yayınları · 20206,3bin okunma
BEYAZ LEKE MAHKUMİYET İNCELEME ELEŞTİRİ (SAYILIR)
Puan vermedi·764 syf.·
2026 22. kitabı
Kitap hakkında yazılan neredeyse tüm incelemeleri okuyup o şekilde bir inceleme yazdığımı belirtmek isterim... Wattpadd kitabı olması sebebiyle eleştiri alması çok doğal, zira ben de bu yönünü; cinsellik, şiddet vb. Unsurlar ile sığlaştırılmasını eleştiriyorum. Ayrıca bu kitaptan edebi derinlik beklemek başlı başına bir hata olacağını biliyorum. Çünkü kitap zaten distopik bir anlatımla (az çok sosyal medya kullanıyorsanız anlarsınız) Aslı Arslan 'ın genç okurları ile kurduğu bağı temsil eden bir kitap. Bu kitap bana henüz ortaokuldayken arkadaşlarımın önerileri üzere okumalıyım gerekliliği vermişti. Wattpadd okumadığımdan daha sonra okumayı, yaşımın gerekliliği olarak gördüm. Kitapta flörtleşmeler, temaslar, karşılıklı bir erkekle henüz ilişkiniz dahi yokken alkol içme hayalleri kurmalar vs. Oldukça normal lanse edilmiş. Ben müslüman ve hassasiyeti olan bir insan olduğum için en büyük eleştirim bu oldu. Zira yaş ortalaması belki 10-18 olan bir kitleye bunları sunmak, üstüne üstük cinsel içerik vs. Yayımlamak bence pek doğru değil... dürüst olacağım hiç mi okumadım böyle şeyler, elbette okudum ancak irademe hakim olup bu sahneleri atlayarak okudum. Eleştireceğim ilk nokta bu. İkincisi ise güzel bir eleştiri; mesela Marco T. , Javier G gibi karakterler var ve bunların kişilik özellikleri hikayeye az da olsa muziplik katıyor. Üçüncü ve son eleştirim ise, işkence sahnelerinin biraz ballandıra ballandıra anlatılması. Zira 16 yaşında olmama rağmen beni bile etkileyen sahneler oldu. (Sizi etkilemeyebilir) Bütün bunlar gözönünde tutulduğunda sonuö şu oluyor; biz gençler gördüklerimize alışıyor, okuduklarımızı hayal ediyor ve dinledikçe pekiştirerek onları geleceğimiz haline getirmeye çalışıyoruz. Ve özetle anlatacak olursak kanaatime göre 16-20 yaş okuyabilir yaş sınırı
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
Mecburi Vazgeçişler: Yeni Başlangıçların İlk Domino Taşı
9/10
·400 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 04:52
Mecburi vazgeçişler insanın hayatını kötüye mi sürükler yoksa yeni bir başlangıcın kapısını mı açar? Lucy Maud Montgomery'nin Yeşilin Kızı Anne-2 isimli kitabını okurken aklımda ilk beliren soru bu oldu çünkü olaylar en son Matthew Cuthbert'in vefatı ve Marilla Cuthbert'in göz rahatsızlığının ilerlemesi üzerine Anne'in çok istediği üniversiteye gitmekten vazgeçmesiyle başlamakta. Eser; Anne'in hayatındaki 16-18 yaş dönemini odağına almakta. Kitabı yaklaşık 10-15 gün önce okuyup bitirdim o yüzden bu incelememde bazı noktaları atlamış olabilirim. Eksiğim olursa affola, bunları belirtmeniz benim için eşsiz bir katkı olur. Bununla birlikte eserdeki bazı olaylara değineceğim için bu inceleme yazısı spoiler içermektedir. Olay kurgusu çok güzeldi. Herhangi bir mantık hatası gibi bir şeye rastlamadım yani olaylar doğal bir akış içerisinde verilmiş. Bununla beraber olaylar okuru doyurucu bir biçimde sunulmuştu; ne çok gereksiz uzun ne de çok üstünkörüydü. Romanı okurken birçok duyguyu, düşünceyi hissedip deneyimledim. Yani anlatılanların okur olarak bana ulaşması ve bunun sonucu anlatının bende karşılık bulması çok güzeldi. Hissettiğim, deneyimlediğim temalara kitaptan örnekler verecek olursam: 1) Marilla ve Anne'nin Davy ve Dora Keith'i açıkta bırakmayıp yanına alması kısmında merhamet gibi temiz bir hissi deneyimledim. 2) Anne'nin Avonlea okulunda öğretmen olması ve işini hakkını vererek, severek yapması; bana görev bilincinin önemini bir kez daha hatırlattı. 3) Anne ve arkadaşlarının Avonlea için bir geliştirme derneği kurması, dayanışma ve yardımlaşma temasını vurguladı. 4) Bayan Lavender'in eski aşkı ile yıllar sonra evlenmesi ise eserde en sevindiğim ve mutlu olduğum kısımlardan birisiydi. Bence serinin ilk kitabındaki gibi baskın bir vurucu kısım yok çünkü
1000Kitap
Yeşilin Kızı Anne 2L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20207,9bin okunma
16. Cilt
Puan vermedi·639 syf.··
2026 65. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:20
Kütüb-i Sitte/Muhtasarı Tercüme ve Şerhi 16. Cilt MÜTERCİMİN SON SÖZÜ Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi adı ile neşrettiğimiz eserin aslını teşkil eden Teysiru'l-Vüsul ilâ Câmii'l-Usûl adlı İbnu Deybe'nin eseri burada sona ermiştir. Bu değerli eserin açıklamalı şekilde tamamlanmasını bu aciz ve pür kusur kuluna müyesser kılan Rabbimize hamdimiz sonsuzdur. Eserin her bir harfi adedince Elhamdülillah, okuyanların ve Kıyamet'e kadar okuyacak olanların telaffuz edecekleri harfler adedince Elhamdülillah. Rabbimizden, eserin hazırlanması sırasında ve tab'ı sırasında, beşerî eksikliklerimiz sebebiyle kasda makrun olmadan sudûr eden hatalarımızın affını diliyor, eksikleriyle birlikte rızasına ve sevgili Resulünün dar-ı bekâda beraberliğine vesile kılmasını niyaz ediyoruz. Erzurum, 28.3.1992 Pazar. İbrahim CÂNAN Normalde İbnü'l-Esîr ve İbnü'd-Deyba’nın sisteminde Kütüb-i Sitte'nin altıncı kitabı olarak İbn Mâce yerine İmam Malik'in Muvatta'ı var . İbrahim Canan, modern dönemdeki yaygın kabule sadık kalmak adına, Teysîrü'l-Vusûl’de yer almayan ancak Sünen-i İbn Mâce'de bulunan tüm farklı hadisleri de (ziyadeleri) tespit ederek bu esere entegre etmiş. İbrahim Canan şerhi, İbnü'd-Deyba'nın Teysîrü'l-Vusûl adlı eseri esas alınarak hazırlamış ama klasik Teysîr metnine Sünen-i İbn Mâce hadisleri de eklenerek tam bir "Kütüb-i Sitte" bütünlüğü sağlamış diyelim. Allah razı olsun. En üstteki pasaj o yüzden bu ciltte. Diğer 2 cilt, ki bu ciltte başlıyor aslında, İbn Mâce Sünen'inden devam ediyor. Bu kadar. Bugün zihnim o kadar yorgun ki okuyabildiğime şükrediyorum. Diğer iki cildi . Hayırlısı inşallah. Allahım. Allahım bana duyduklarıma gördüklerime bildiklerime adalet gözlüğüyle bakmak nasip et. Amin.
Alıntı
Kütüb-i Sitte 16. Ciltİbrahim Canan · Akçağ Yayınları · 05 okunma