8/10
·416 syf.··
2026 1. kitabı
·
275 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:28
Herkese merhaba!!! Geçtiğimiz yıl okuyup kitaptaki bazı bölümler yüzünden Yahudi zihniyeti ile yazılmış diye kenara attığım kitaba bir şans daha verdim; iyi ki verdim. (1 haftada okudum bu arada 275 gün değil) 19. yüzyıl Viyana’sında henüz 2 kitabı yayınlanmış son derece hasta ve fakir olan friedich Nietzsche nin yolu dönemin önde gelen sanatçı ve düşünürlerinin tedavi olduğu zengin ve entelektüel bir doktor olan Josef Breuer ile kesişir. Hikaye Nietzsche’nin arkadaşı (pisagordaki hipotenüs) Lou Salome’nin Breuer’a Nietzsche’nin hastalığını yalnızca onun iyileştirebileceği fikri ile buluşup konuşmaları ile başlar. Her hastanın hikayesinin biricik olduğu fikrinde olan Breuer Nietzsche’yi kabul eder fakat Nietzsche tedaviyi kabul etmek istemediği gibi hasta olduğunu da kabullenmez. Zorlu süreçler, konuşma terapileri, psikolojik destekler ile hasta doktoruna doktor olur bu süreçten ikisi de teselli bulur bu konuşma terapileri ya da Breuer’un deyimiyle baca temizliği Breuer’un ahlaksızlığı ve şeytani yönüyle yüzleşmesini sağlamış ve her iki tarafa da destek olmuştur. Gelişmeleri henüz 26 yaşındaki genç arkadaşı Sigmund Freud ile paylaşır birçok bölümde de bu konuşmalara yer verilir. 5 çocuk babası, zengin ve saygın bir aileden gelen Mathilde’nin kocası olan Josef Breuer; konuşma terapileri ve hipnoz yöntemi ile saplantılı olduğu Bertha ile yollarını ayırır. Nietzsche’nin de uğradığı üç ihanetten psikolojik desteği alması sağlanır. Bizlerin payına da hayata dair derin sorgulamalar ve kendimizle yüzleşme fırsatı düşer. Okuyacak olanlara keyifli ve sabırlı okumalar dilerim.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470,1bin okunma
Günübirlik Hayatlar| Irvın D. Yalom
8/10
·208 syf.·
2026 139. kitabı
Günübirlik Hayatlar kitabı 10 psikoterapi öyküsü ile oluşuyor . Spoiler içerir ! Bu öyküler başlıca : •Hastamız olan Paul; tez danışmanı olan Profesör Claude Muller ile olan yazışmalarını okumasını isteyerek karşısındaki insanın kendisine önem verdiğini duymak istiyor . •Hastamız olan Charles; arkadaşının intihar etmesi üzerine hayatını sorguluyor ve hiçbir şeyin gerçek olmadığına, kendi gerçekliğimizi kendimizin yarattığını düşünüyor ve tüm konuşmalarının sonunda bu gerçeklik algısı değişiyor . •Hastamız olan Natasha; eski sevgilisi olan Sergey’i bir müzede tekrardan hatırlayarak terapistimizin yanına geliyor . Gerçek hayatın tam o anda içerisinde yaşadığını fark ediyor. •Hastamız olan Alvin Cross; kardeşi Jason’un abisini arayıp akciğer kanseri olduğunu ve röntgenlerime bakabilir misin diye sorması üzerine ,kardeşinin son evrede ve yapılabilecek bir şey olmadığını fark etmesiyle kendi mesleğini artık yapmak istememesini anlatıyor . •Hastamız olan Rick Evans; eşinin ölümü üzerine huzurevine yerleşerek hayatının spontane bir hale gelmesinden yakınıyor , aslında yakınmasının temel nedeni eşini kaybettiği için kendisinin de ölüm gerçekliği ile yüz yüze kalması. •Hastamız olan Hemşire Justine Casey; eşinden ayrılması, oğlunun uyuşturucu bağımlısı olması üzerine terapistimizin yanına geliyor . Kendisinin kötü bir anne ve kötü bir hemşire olduğunu düşünüyor fakat tüm konuşmalardan sonra kendisinin iyi yanlarıyla tanışarak bu algısını değiştiriyor. •Hastamız olan Sally; yazar olmak istiyor , 18 yaşında yazdığı öykü ile ödül bile alıyor fakat hiçbir zaman kendisinden tatmin olmayarak yazdığı şeylerin hiçbirini paylaşmıyor . 42 yıl boyunca yazıyor ve tüm yazdıklarını saklıyor. Yazma dürtüsünü kaybettiği zaman terapistimizin yanına geliyor ve tüm konuşmaların sonunda yazar
İnceleme
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·68 syf.··
2026 1. kitabı
Son zamanlarda oxuduğum ən təsirli kitab idi deyə bilərəm. Başlamazdan əvvəl təsirlənəcəyimi bilirdim, amma bu qədərini mən də gözləmirdim. Əsərdə qınadığım, əsəb olduğum məqamlarda oldu, ağlamadığım hissələr isə (əsasən də sonda) demək olar olmadı. Qınamaq da demək olmaz, sadəcə bir qadının bu qədər çarəsiz, birini dəli-divanə olacaq qədər sevməsini həddən artıq hesab etdim. Hələ ki, sevdiyi insan onu heç yadında saxlama zəhmətinə belə girmirsə, onun sevgisindən bixəbərdisə..Lakin sevgisini illərlə qoruyub saxlaması, əsla bir dəfə də olsun sevdiği adamı günahlandırmaması çox təsirli idi. Son dəqiqələr yazdığı bu məktublarda, hisslərini ilk və son dəfə ifadə edərkən belə sevdiyi insana qarşı minnət duyurdu. Onun illər əvvəl hər hansı bir hərəkətindəki qüsuru yazarkən, dəfələrlə üzr istəyirdi. Onu haqsız hesab etmirdi, edə bilmirdi. Amma olan sadəcə ona, uşaqlığına, saf duyğularına və atasından xəbərsiz olan uşağına oldu. Ən təsirləndiyim məqamlardan biri budur. Uşaq anasıyla birgə atasının ad gününü hər il hər hansı bir bayram imiş kimi keçirdir. Amma həmin günün atasının ad günü olduğundan belə xəbərsizdi…Və əsərin sonuna gəlsək..onu deyə bilərəm ki, qədri bilinməyən hər şey bir gün yox olmağa məhkumdu. Qadının sevdiyi adam hər il ad günündə ona göndərilən güllərin kim tərəfindən göndərildiyini belə araşdırmağa tənəzzül etmir. Hətta məktubları bitirənə qədər, hər ad günündə gələn, mavi vazasında olan o güllərin bu səfərki yoxluğundan belə xəbərsizdi. Kitab 50 səhifə və axıcı olmasına rəğmən, təsiri böyük idi. Əsəri oxuyarkən mənə mini klassika kimi gəlmədi, bəlkə də, təsirindəndi bilmirəm. Odur ki, əsəri asanlıqla bir gündə bitirmək olar, lakin bağışladığı təəssürat olduqca qalıcıdı.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,9bin okunma
..aranan kişi her zaman bulunmalı
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2008 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2008 00:00
Tüm zaman kapılarını açabilen ilk anahtar şimdi kimin ellerinde? Venedikten yeni dönen küçük gezginlerimiz, anahtarların eski sahiplerinin neden kasabadan birer birer ayrıldığını öğrenir. Anlaşamayan aşıkların yolları farklı zaman dilimlerinde nasıl kesişebilir ki? Peki anahtarları saklamak bulunan en doğru çözüm müydü? Kilmore Koyu'nun eski tren istasyonunda zaman yolculuğu yapmayı bekleyen bir lokomotif, son yolculuğunda ilk anahtarın sırrını da kayıplara karıştırdı. Gençlik bahçelerine giderken davetsiz misafirleride peşlerinde götürmek belki de en mantıklısıydı. Peki ilk anahtara önce kim ulaşacak? Küçük bir ipucu : Argo Villası'nın eski sahibinin kim olduğu artık bir gizem değil.
Edebiyat
Ulysses Moore 5P. D. Baccalario · Doğan Egmont Yayıncılık · 2008307 okunma
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 12:32
Etrüks adını ilk duyduğumda Türk kelimesiyle olan benzerliği dikkatimi çekmişti. Daha sonra Etrüks alfabesini gördüğümde de Göktürk alfabesi ile olan benzerliği beni şaşırtmıştı. Türklerle bir akrabalıkları olabileceğini düşünmüş ancak çok da üzerine durmamıştım. Etrüksler bugünkü İtalya topraklarına tarih öncesi zamanlarda yerleşen, oranın yerleşik ilkel insanlarına tarım, kültür, sanat, ticaret ve benzeri medeniyet unsurlarını öğreten, İtalyanların ataları sayılan uygar bir halk. Yazarımız, Turanlılar ile Sakaların (İskit) Orta Asya’dan bugün İtalya denilen topraklara farklı zamanlarda giderek orada karışıp kaynaştıklarını ve Tursakalar’ı (Etrüksler’i) meydana getirdiklerini, Etrükslerin Türklerin ön ataları olduğunu, Etrüksler ile eski Orta Asya Türklerinin dil, gelenek görenek, din, yaşam tarzı ve benzeri birçok konuda benzerlik taşıdığını çeşitli kanıtlarla desteklemektedir. Beni en çok şaşırtan şey ise Etrüksçe ve Göktürkçe’de B, D, G gibi harflerin olmaması oldu. Türkiye Türkçesinde biz “dil” derken Orta Asya Türkleri “til” demekte, biz “gök” derken Orta Asya Türkleri “kök” demekte, biz “pak” değil “bak” diyoruz. Türkiye Türkçesinde bu harfler yumuşamış ancak birçok öz Türkçe kelime Anadolu’da bugün hâlâ Orta Asya Türklerinin söyleyiş tarzında söylenmeye/konuşulmaya devam etmektedir. Tüm binlerce yıllık göçebeliğimize, çeşitli kültürlerle karışmamıza, son binyılda maruz kaldığımız Arap emperyalizmine rağmen dilimizi ve kültürümüzü bu denli korumayı başarabilmemiz bana çok büyüleyici geliyor. Bugüne kadar okuduğum kitaplar arasında beni çok etkileyenlerden biri oldu.
Etrüskler (Tursakalar) Türk idilerAdile Ayda · Boyut Yayıncılık · 20208 okunma
Spoil & spoisiz inceleme.
8/10
·624 syf.··
2026 97. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 18:00
Selamlarr. Öncelikle şunu belirteyim ki benim gibi daha önce Dilara'dan Ölüler Konuşamaz kitabını okuyup pek sevemediyseniz bu kitabına kesinlikle şans vermeniz lazım. Ben ölüler konuşamaz'ı neredeyse 2 yıl önce falan okudum. Hikaye gerçekten güzeldi ama sonda çokta mükemmel bir ters köşe olmadığı için sevememiştim. İncelemeye geçmeden önce şunu belirteyim ki SPOİLER var! Kitabı okumadıysanız bu incelemenin bazı kısımlarını okumayı önermiyorum. Burada SPOİLER yok. -------------------------- Şimdi, öncelikle kitap aşırı derecede akıcıydı. 600 küsür sayfa ve puntosunun küçük olmasına bakmayarak ben 1 buçuk günde falan bitirdim. En azından biraz hızlı okuma alışkanlığınız varsa eminim sizde çabuk bitirirsiniz. Yazım dili mükemmel değildi ama gayet yerindeydi. Vasat diyeceğim şekilde kötü değildi en azından. Betimlemelerin de çoğunu beğendim. Gelgelelim ki kitap da klişe olan bazı sahneler de vardı. Bunları okurken bazen gözlerimi devirmedim değil :D Şuna da belirteyim ki kitap 2 kişinin dilinden anlatılıyor. İkizler olan Mira ve Lina'nın dilinden. İlk başlarda biraz kafam karıştı kim kim diye ve ya hangi zaman dilimindeyiz diye ama sonra alıştım artık. Karakterlere gelecek olursak ben Lina ve Ege çiftini Mira ve Poyraz'dan daha çok sevdim. Lina ve Ege yan karakterler sayılmasada hikaye onların üzerine kurulu olmadığı için birnevi yan karakter sayılıyorlar ama. Mira ve Poyraz'ın ilişkisi bana biraz toksik çift vibe'sı verdi. Hele Poyraz'ın bazı odun haraketleri :) SPOİLİ kısıma geldik. -------------------------- Kitap da 2 tane ters köşe vardı. Ancak ben diğer okurların incelemelerinden okuduğum kadarı ile insanların daha çok şaşırdığı ters köşeye değil diğerine şaşırmışım galiba hahshs. Katilin Tuna çıkması beni aşırı hayal kırıklığına uğrattı. Çünki ben Dilara'dan daha
1000Kitap
Kayıp YansımaDilara Keskin · İndigo Kitap · 2025259 okunma