Ansızın parlayan
Bir teneke benzini
Bir evden kaçan
İçinde sakladığı isimle birlikte
Bir kızın son hayalini
Damlardan damlara koşuşulur
Uyurgezer gibi konuşulur
Bağrışılır bir kabus çitinden
Atlanır kan davalarının tel örgüsünden
Tarla kavgalarından
Suların pay edilemeyişinden
Atlanır geçilir de
Varılamaz alevlerin ötesinde
O genç kızın ateşte
Aşkın ölümsüz geometrisi
Kesilmiş son biçimine
Yıllarca sonra bir gün
Bir bahar gecesinde
Açar özlü gençlik sandıklarını
Saçları acıyla ağarmış bir anne
Bir güney doğulu kadın
İddiasız anıtı
Birinci Cihan Savaşı'nın
Rasladığı bir kız entarisine
Siler bengisudan arı
Gözyaşlarını
Anlat anlat bu gözyaşlarını anlat
Bir gül gibi açan
Her çocu.kta
Vakti gelince
Doğu çıbanlarını
Almanya'da Hitler Faşizmi ile Soykırıma Uğrayanlar Nasıl ve Neden Soykırımcı Oldular?
Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabı 14 Mayıs 1950 - 12 Eylül 2012 tarihleri arasında yaşanan kanlı soygunun karanlık sicilini tuttu kitapla sermaye ve siyaset ortaklığı soyguna muhtıra vererek dünyada bir ilki gerçekleştirdi. Küresel kuklacı çete yüz yıl önce nasıl Mustafa Kemal engeline takıldı isr bu çağda da Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmay yurttaş askeri engeline takıldılar. 21 Aralık 2015 tarihinde Anadolu'da Türk sevgi ahlakı gücü ile kozmik devrim süreci başladı. Ülkemizi temsil edenler ters yönde bir tuzağa 15 Temmuz asker görünümlü sivil darbe ile düştüler. O gün bugündür kendi sonlarını engellemek için bizim gücümüzü bize karşı kullanmaya devam ediyorlar.
Nereye kadar sorusunun yanıtını belli ki iyi hesap etmemiş kuklacı tuzağına esir düştüler. Oysa 21 Aralık 2015 tarihinde özelleştirme talanına son vererek kamulaştırma devrimi ekonomisi kararları almış olsalardı soygun bu derece büyümezdi. Türk ulusunun soyulmasına ekonomi diyorlardı.
Buna itiraz ayakları en sağlam yere basan yurttaş ahlakından gelince ne yapacaklarını şaşırdılar. Yaşam boyu büyük bir hazırlık ile gelmişti devrim ahlakı.
Hitler ırkçı nazi faşizmi ile ilgisini de yazmak gerekir. 12 Eylül askeri darbesi bu faşizm sonrası bir plandı. Askeri ve sivil aşamaları peş peşe uygulandı.
Einstein seviyesinden epstein seviyesine kadar neden düştüler?
Irkçı ve dinci Hitler faşizmi ve soykırımının sebebi soykırıma uğrayanlardı.
Numaralı dünya savaşı tetikçileri sırayla tuzağa düşüyordu.
Alman ekonomisi, medyası, bankacılık sektörü ve büyük sektörler soygun ile birinci dünya savaşı söz sahibi olan soyguncuların eline geçmişti.
Ekonomide ve ahlakta çöküş Hitler ırkçı nazi faşizmini üretti.
Bilim ve teknolojiyi
Düşlerimde uzun uzun yolculuklar yapmak var şu sıralar.
Dünyanın bir başka şehrinde, bir başka sabahına gözlerimi açma isteğim var.
Bazen son hızda, bazen usulca yolumda durmadan ilerleyesim var.
Herkesten, her şeyden kaçarcasına, en önemlisi de kendimden kaçarcasına gidesim var!
Telaşa sokmadan ruhumu, "Kim giderse gitsin artık benden," diyesim var.
Verilen değerleri geç anlayanlara gelince... Biraz geç olmadı mı, diye de sorasım var.
Bulutların üzerinde gezercesine, ruhumu sonsuz boşluklara emanet etmeliyim mesela.
Kimseye minnet duymamalı ruhum, kimse hapsetmemeli beni beklentilerine.
Şarkılarım olmalı mesela yanımda, dinlediğimde beni mutluluğa sevk eden.
Dosta gelince, bir selamımla geçinebilecekse dursun dünyamda, yeter.
Sırtımda çok bıçak yarası var, şimdi yalnızlığı istemem normal bu yüzden.
Öyle böyle değil işte; kendimle baş başa kalıp ruhumu dinleyesim var.
Şiir - Edibe Toğaç
@edibetogac
𝙀𝙮 𝙀𝙫𝙡𝙖𝙩
•Başkasını kullanma ki, kullanılan olmayasan
•Başkasına boyun eğme ki boyun eğdiren olmayasan
•Sözleri doğru söyle ki doğru söyleyenlerden olasan
•Fazka konuşma ki duyup anlayan olasan
•Sen verenlerden ol ki alanlardan olmayasan
•Sen iyilikler yap ki iyilikleri bulasan
•Sözlerin namus olsun ki namusuna söz kondurmayasan
•Yalan söyleme ki yalanla hastalanmayasan
•Başına gelenleri bil ki kimden olduğunu, başkasını suçlamayasan
•Dostunu iyi seç ki düşman olmayasan.
•Yanındakini cahil yutma ki cahil kalmayasan
• Bilgili ile anlaşmak zordur ama yanında bilgili adam tutasın
•Tutsan ki bilgili olasan bilirim beni anlayamasan
•Ama yinede beyninin bir köşesine koyasan
•Zamanı gelince kullanarak be EVLAT
Kazanma ya da kaybetmeye gelince, insanlar yalnızca rulet masasında değil, her yerde kazanmak ve bir başkasından bir şeyler koparmak isterler. Kazanç ve çıkar tutkusunun her zaman çirkin olup olmadığı apayrı bir sorun. Bu konu üzerinde duracak değilim. Ben de kendimi son derece güçlü bir kazanma tutkusuna kaptırdığım için, salona girerken bütün o açgözlülüğü hiç yadırgamadım, hatta çok yakın ve tanıdık buldum. Başkalarının önünde ezilip büzülmeden, gönlünün dilediği gibi davranmaktan daha güzel bir şey yoktur. Hem insan ne diye kendi kendini aldatsın ki?