Puan vermedi·166 syf.··
2026 50. kitabı
İtalyan yazar Domenico Starnone ile tanışma kitabım oldu Yanlış Hedef. Son derece ilginç konusu sayesinde radarıma girmişti zaten. Senarist olan başkarakterimiz, karısına göndereceği “seni seviyorum” mesajını yanlışlıkla iş arkadaşına gönderiyor. Daha da kötüsü, gelen cevap da “ben de seni seviyorum” minvalinde. Bir yandan birkaç dakikada açıklığa kavuşturulabilecek bir yanlış anlaşılma var ortada, bir yandan da bu yanlışlığı büyük bir duygusal krize dönüştürmeye kararlı bir karakter. Açıkçası evet, konu gerçekten çok ilginç. Ama bana kalırsa romanın bütün yükünü de bu fikir taşıyor. Ben karakterin kendi kendine büyüttüğü bu ikilemi pek içselleştiremedim. Hatta yer yer gereğinden fazla uzatıldığını düşündüm. Sonuç olarak dikkat çekici bir fikir üzerine kurulmuş bir roman okudum. Ama maalesef bende çalışan kısım da büyük ölçüde bundan ibaret kaldı.
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 2026170 okunma
8/10
·284 syf.··
2026 22. kitabı
Bugün size okurken tüylerimi diken diken eden, temposunu bir an olsun düşürmeyen bir polisiye-gerilim kitabıyla geldim. Adli tıp uzmanı Soner, Kara Dere Köyü’nde işlenen korkunç bir cinayeti incelemek üzere olay yerine gider. Ancak karşılaştığı manzara sıradan bir cinayet vakasından çok daha fazlasıdır. Kurbanın beş duyusunu hedef alan sistematik işkenceler, olay yerindeki gizemli semboller ve ardı ardına gelen ipuçları, Soner ile savcı Volkan’ı son derece karanlık bir soruşturmanın içine sürükler. Polisiye ve gerilim türünde en sevdiğim şey, okuru yalnızca katilin peşinden sürüklemek değil; aynı zamanda hikâyenin atmosferini de hissettirebilmesidir. Cihangir Işık bu konuda gerçekten başarılı bir iş çıkarmış. Daha ilk sayfalardan itibaren üzerime çöken o kasvetli ve tekinsiz hava, kitabın sonuna kadar benimleydi. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri karakterlerin psikolojik yükünün başarılı bir şekilde aktarılması oldu. Özellikle Soner’in yaşadığı yıpranmışlık, gördüğü kabuslar ve mesleğinin ona yüklediği ağırlık oldukça gerçekçi hissettiriyordu. Savcı Volkan ile olan uyumlarını okumayı da çok sevdim. Lal karakteri ise gizemli tavrıyla merak uyandıran isimlerden biriydi. Yazar tempoyu sürekli yüksek tutmayı başarmış. Her çözülen ipucu beraberinde yeni sorular getiriyor ve bu da kitabı elinizden bırakmayı zorlaştırıyor. Ben de sürekli yeni teoriler kurarak okumaya devam ettim. Özellikle final kısmı birçok noktaya ışık tutarken aynı zamanda yeni soru işaretleri bırakmayı da başarıyor. Ancak kitabın otopsi sahneleri, işkence detayları ve suç unsurları oldukça gerçekçi şekilde ele alınmış. Bu nedenle hassas okuyucuların bunu göz önünde bulundurmasını tavsiye ederim. Gerilim dozu yüksek, sürükleyici ve merak unsurunu son sayfaya kadar koruyan bir polisiye okumak
Beş Duyunun KasabıCihangir Işık · Theseus Yayınevi · 202624 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir Çocuğun Kalemiyle İnsanlığın Yüzüne Çarpan Tokat
9/10
··
Beğendi
Bazı kitaplar vardır, okursun ve bitirirsin. Bazıları ise biter ama içinden çıkamazsın. Anne Frank’in Hatıra Defteri benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Kitabı kapattığımda elimde sadece bir günlük yoktu; yarım kalmış bir çocukluk, susturulmuş bir ses, büyümesine izin verilmemiş bir kız çocuğu ve insanlığın en karanlık tarafıyla yüzleşmiş bir kalp vardı. Anne Frank’i okumak, sadece savaş döneminde saklanan Yahudi bir kızın yaşadıklarını öğrenmek değil. Onun odasına, korkularına, hayallerine, öfkelerine, kıskançlıklarına, umutlarına ve çocukça inatlarına misafir olmak demek. Bu yüzden kitap beni çok sarstı. Çünkü Anne bir tarih figürü gibi değil, kanlı canlı bir insan gibi duruyor karşında. Bazen çok zeki, bazen kırılgan, bazen öfkeli, bazen umut dolu, bazen de sadece anlaşılmak isteyen küçücük bir kız. Bu kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, Anne’in yaşına rağmen dünyayı anlama biçimi oldu. O küçücük saklanma yerinde, ölüm korkusunun gölgesinde bile kendini, insanları, ailesini, hayatı ve geleceği düşünmeye devam ediyor. Dışarıda savaş var, nefret var, yakalanma ihtimali var; ama Anne’in içinde hâlâ yazma isteği var. Hâlâ güzel şeylere inanma çabası var. Hâlâ bir gün özgürce yaşayacağına dair inancı var. İşte insanı en çok burası yıkıyor. Anne beni ağlattı. Bunu süslü bir cümle olsun diye söylemiyorum. Gerçekten bazı sayfalarda durup nefes almak zorunda kaldım. Çünkü onun yazdıkları sadece acıklı olduğu için değil, çok gerçek olduğu için can yakıyor. Günlüğünde büyük laflar etmeye çalışan biri yok. Kendini kahraman gibi göstermeye çalışan biri yok. Anne bazen annesine kızıyor, bazen babasına sığınıyor, bazen kendini yalnız hissediyor, bazen âşık oluyor, bazen haksızlığa uğradığını düşünüyor. Yani aslında büyüyor. Biz onun büyümesini satır satır
1000Kitap
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Avni İnsel Kitabevi · 19588,9bin okunma
Kahramanın Laneti
Puan vermedi·296 syf.··
2026 2. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:15
Frank Herbert’in "Dune" serisini yalnızca bir bilimkurgu klasiği olarak tanımlamak, okyanusu bir su birikintisi sanmaya benzer. Serinin ilk kitabı "Çöl Gezegeni Dune", klasik bir kahramanın yolculuğu anlatısının en görkemli örneklerinden biri olarak parıldar. Ancak bu görkemin ardındaki acımasız gerçeği ve anlatının asıl maksadını ancak devam kitabı "Dune Mesihi"ni okuduğumuzda kavrarız. Eğer "Dune" bir imparatorluğun kuruluş destanıysa, "Dune Mesihi" bu destanın arkasında bıraktığı kanlı enkazın, yıkılan hayatların ve mutlak gücün kaçınılmaz lanetinin ağıtıdır. İkinci kitap, ilkini yeniden okumamızı sağlayan, onu ters yüz eden ve Herbert’in asıl tezini açığa çıkaran bir anahtar işlevi görür. Kahraman Miti ile Yüzleşme ve Yapıbozum "Dune", Paul Atreides’in çöl gezegeni Arrakis’te ailesinin yok oluşundan, Fremen halkının mesihi Muad’Dib’e dönüşmesinin sürükleyici hikayesidir. Okur, yetenekli, asil ve haksızlığa uğramış genç bir adamın, doğaüstü yeteneklerini ve stratejik dehasını kullanarak zalimlerden intikam almasını ve halkını özgürlüğe kavuşturmasını coşkuyla izler. Bu, Joseph Campbell’ın monomit kuramının neredeyse kusursuz bir yansımasıdır. "Dune Mesihi" ise tam da bu noktada devreye girer ve perdeyi acımasızca aralar. Kitap, Paul’un zaferinden on iki yıl sonrasında, tahttayken başlar. Artık karşımızda çölün özgür savaşçısı değil, adına başlatılan kutsal cihatta altmış bir milyar insanın öldüğü, bürokrasinin ve kehanetin labirentlerinde sıkışıp kalmış, evrenin en güçlü ve en yalnız adamı vardır. Herbert’in burada yaptığı şey, kendi yarattığı kahraman mitini bilinçli bir şekilde yapıbozuma uğratmaktır. İlk kitapta hayranlık duyduğumuz Mesih figürü, ikinci kitapta bir tiranın, farkında olmadan zincirlerinden boşanmış bir yıkım gücünün portresine dönüşür.
1000Kitap
Dune MesihiFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20218,7bin okunma
Yararlı Bir Kitap Ama Gereksiz Dolu
7/10
·240 syf.··
2026 1. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 09:56
Kitapta teknolojiyi kullanmada iradesini kaybeden insanlar için tavsiyeler veriliyor. Bu tavsiyelerin hepsinin ana başlığı dijital minimalizm olarak geçiyor. Kitaptaki bilgiler yararlı. Ama yazarın verdiği tavsiyelerin bir kısmına kesinlikle katılmıyorum. Bu yüzden her kitabı okuduğunuzdaki yaptığınız gibi bu kitabıda okurken balıklama atlamayın yazılanlara. Yoksa bağımlılıktan kurtulacağım diye başladığınız yere geri dönersiniz hatta gerilersiniz. Kendi aklınıza yatanları uygulayın yada değiştirin. Son olarakta kitaptaki gereksiz doluluktan bahsetmek istiyorum. Normalde çok kısa bir konu olabilecek dijital minimalizmi yazar oldukça uzun yazmayı tercih etmiş. Muhtemelen kitabının kısa olmasını istemediği ve dolu gözükmesi için. Ama bu da kitabı daha boş gösteriyor kanımca. Bazı yerlerde konudan tamamen uzaklaşılıyor ve yazarın kendi kafasına göre alakasız şeyler yazılıyor. Birde dijital minimalizm ile ilgili bir yönerge verildiğinde o yönerge ile ilgili çok fazla yazar ile iletişime geçen insanların hayatlarından örnek görüyoruz. Ancak yinede okumaya değer. Özetle ben kitabın daha temiz tutulmasını isterdim. Özellikle kitabın hedef kitlesinin dikkat süresi düşük ve teknolojiye özellikle sosyal medyaya bağımlı insanlar olduğunu düşününce.
Kişisel Gelişim
Dijital MinimalizmCal Newport · Metropolis Yayıncılık · 20171,653 okunma
Vakıf Serisi 7'li İnceleme (7/10)
7/10
·488 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:20
Birbirinin devamı niteliğindeki olaylardan oluşan Vakıf Serisi için, her kitaba ayrı inceleme yazmak yerine, genel bir seri incelemesi yazmanın daha doğru olacağını düşünüyorum. Seri için genel değerlendirme puanımın 10 üzerinden 7 olduğunu baştan belirtmeliyim. Ayrıca okuyacağınız bu inceleme, temel düzeyde tat kaçıran içerir. Değerlendirmem iki kısımdan oluşuyor: ilk kısımda okuma sırasına göre kitapların çok kısa bir özeti; ikinci kısımda ise kişisel değerlendirmelerim bulunuyor. Vakıf Serisi, bir matematikçi olan Hari Seldon tarafından geliştirilen psikotarih biliminin gelişimini ve çökmekte olan Galaktik İmparatorluk üzerine uygulanmasını konu alıyor. Neredeyse tüm galaksiye hâkim olan Galaktik İmparatorluğun çöküşünü çok önceden gören Seldon, bu çöktüşten sonra 30 bin yıl sürmesini beklediği kaos ve anarşi dönemini, psikotarih ile bin yıla indirmeyi amaçlıyor. Bu bin yıllık sürenin ardından ise kurmuş olduğu iki vakıf aracılığıyla yeni ve daha güçlü bir imparatorluğun temellerini atmayı hedefliyor. KISIM - 1 Vakıf: Vakıf üyelerinin, imparatorluğun başkenti olan Trantor'dan, birinci vakfın gelişeceği Terminus'a sürgün edilmelerini ve oradaki ilk 200 yılı konu alıyor. Belediye başkanı Salvor Hardin ve tüccar Hober Mallow, Hari Seldon'dan sonraki dönemin en etkili isimleri olarak öne çıkıyor. Vakıf ve İmparatorluk: Yıkılmakta olan Galaktik İmparatorluğun son generallerinden olan Bel Riose, Vakıf'ı yok etmek üzere Terminus'a saldırıyor. Ancak Seldon Planı'na uygun olarak yeniliyor. Sonrasında ise ilk zihin yönlendirici ve planı sekteye uğratan mutasyonuyla Katır sahneye çıkarak birinci Vakıf'ı işgal ediyor. Ve bir sonraki hedef olarak, ikinci Vakıf'ı aramaya koyuluyor. İkinci Vakıf: Katır ikinci Vakıf'ı ararken, ikinci Vakıf da ona karşı çeşitli savunma
Alıntı
Vakıf İleriIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 2021971 okunma