Puan vermedi·384 syf.··
2026 454. kitabı
Lâ Sonsuzluk Hecesi, Nazan Bekiroğlu’nun Adem ile Havva’nın cennetten yeryüzüne uzanan o kadim hikayesini büyüleyici, lirik ve tasavvufi bir dille yeniden yorumladığı sarsıcı bir romandır. Yazar, ilk insanın yaratılışını, cennetteki varoluşu, yasak meyveyle gelen düşüşü ve yeryüzündeki o büyük ayrılık ile kavuşma özlemini muazzam bir edebi estetikle kelimelere döker. Sadece dini bir anlatı olmanın çok ötesine geçen eser; insanın özündeki yalnızlığı, iradeyi, aşkı, pişmanlığı ve affedilmeyi kalbin en derin odalarına dokunarak hissettiren destansı bir ruh yolculuğudur.
Lâ: Sonsuzluk HecesiNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202114,6bin okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
FELSEFEYİ TAKDİMİMDİR (Felsefe Kitabı) COMTE-SPONVILLE 12 Mart 1952 Paris doğumlu, Fransız eğitimci ve filozof COMTE-SPONVILLE tarafından yazılmış, felsefenin temel konuları üzerine görüşlerini yansıtan değerli bir eser. Eserini tüm okurlara takdim ediyor. Savunduğu felsefi görüş daha çok Ateizm ve Materyalizm yönelimlidir. Üslubundaki samimiyet, dilindeki şeffaflık sayesinde Felsefe hiç bu kadar yakınımızda olmamış gibi hissettiriyor. Yazar kitapla felsefeyi ayağımıza kadar getiriyor. Hem de ayağa düşürmeden... Kitapta asıl yapılan işin özü, felsefenin değerini düşürmeden onu on iki temel kavramda sorgulamaktır: Ahlâk, Siyaset, Sevgi, Ölüm, Bilgi, Özgürlük, Tanrı, Ateizm, Sanat, Zaman, İnsan ve Bilgelik. Her bir bölümde bir kavramı ele alan ve bu kavramların gündelik ve sözlük anlamlarını, tanımlarını, bunlar üzerine yorum yapan filozofları inceleyen kitap kavramların düşünsel planlarını bilgi ve yorum düzeyinde vererek samimi bir üslup yakalıyor. Kitap hakkında yazarın görüşü şöyle: “Felsefeyi Takdimimdir’’ eğer birilerinde felsefeyi daha yakından tanıma arzusu uyandırırsa, o zaman boşuna yazılmamış olacak. Kitapta dikkatimi çeken bazı alıntıları aşağıya alıyorum. Kitabın içeriği ve yazarın üslubunu bunlardan hareketle tahmin edebilir ve kitabı bir an önce bulup okumak isteyebilirsiniz. Alıntılar: En ufak düşüncemiz bile, vücudumuzun, ruhumuzun, kültürümüzün izini taşır. İçimizdeki herhangi bir fikir; sınırlı, öznel, insanidir ve bu dedenle gerçekliğin bitmez tükenmez karmaşıklığına kesinlikle karşı gelemez. Doğru ispatlar olabilir, ama bu da kesin değil. (Pascal) Kanıtlar mı? Eğer kanıt olsaydı, inanca ihtiyacımız olur muydu? İspatlayabileceğimiz bir tanrı, hala bir tanrı olur muydu? Bilmemek cehalettir; bir şeye inanma hakkı ondan kaynaklanamaz. Ya da
Felsefeyi TakdimimdirAndre Comte-Sponville · Opera Kitap · 2022212 okunma
Reklam
Puan vermedi·85 syf.··
2026 44. kitabı
Kitap, şairin aşk, özlem, ayrılık ve hüzün temalı lirik şiirlerini içerir; ancak adını veren uzun şiir ("Bir Gün Anlarsın") kitaptaki en ikonik ve popüler parçadır. Bu şiir, yıllardır seslendirmelerde, sosyal medyada ve edebiyat severler arasında ayrı bir yere sahiptir. Ümit Yaşar Oğuzcan (1926-1984), geleneksel Türk şiiriyle modern duyarlılığı birleştiren, özellikle aşk ve hüznü samimi, akıcı bir dille anlatan bir şairdir. Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığına yakın bir üslubu vardır. Kitap, aşkın acısını, çaresizliğini ve geç kalınmışlığı merkeze alır. Ana temalar Aşkın sancılı hali: Sevmek, beklemek, özlemek ve kavuşamamak. Hayatın boşluğu ve pişmanlık: Her şeyin (şeref, fazilet, güzellik) bir anda anlamsızlaşması. Yalnızlık, çaresizlik ve ölüm: Özellikle son bölümde mezar imgesiyle doruğa çıkan bir kabulleniş ve sonsuzluk vurgusu. Zamanın acımasızlığı: Geçen yıllar, yaşlanma, kaçırılan fırsatlar. Şiir, ikinci tekil şahıs ("sen") üzerinden anlatılır. Bu, hem sevgiliye hitap hem de okuyucuyu doğrudan içine çeken bir etkiler yaratır. Dil sade, imgeler somut ve duygusal olarak yoğun olsa da karmaşık değildir; bu da şiirin geniş kitlelerce sevilmesini sağlar. Kitabın başlık şiiri, bir dizi "Bir gün anlarsın..." tekrarıyla ilerleyen, ritmik ve epik bir monologdur. Yapı olarak tekrarlar (refrain) üzerine kuruludur ve giderek yükselen bir duygusal gerilim yaratır. Ana bölümler ve ilerleyişi Uykusuz geceler ve fiziksel acı: Sevgilinin hayaliyle uykusuz kalan, çaresiz ağlayan bir âşık tasviri. "Sevmek ne imiş bir gün anlarsın" nakaratıyla başlar. Değerlerin çöküşü: Aşk uğruna şeref, fazilet, iyilik gibi kavramların boşalması; başını duvarlara vurma hali. Varoluşsal sorgulama: Ellerin ne işe yaradığı, dünyaya neden gelindiği, aynada güzelliğe bakıp geçen yıllara
Bir Gün AnlarsınÜmit Yaşar Oğuzcan · Alpay Yayınları · 1967206 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 11. kitabı
#okudumbitti The Kitap Yayınları @ruthwarewriter @iremhattat @paragraffkafasi @sukriyealtntas #mükemmelçift 389 sayfa Evet dostlarım bugün sizlere harika bir polisiye gerilim kitabı tavsiyesi ile geldim The Kitap Yayınları ndan çıkan polisiye gerilim kitaplarını severek okuyorum ve bu kitaplar tam da bana göre. Gelelim kitabımıza, Lyla bir bilim insanı ( kendini böyle tanımlıyor ) , sevgilisi Nico ise meşhur olmaya çalışan 28 yaşında bir aktör.Lyla Nico çok istediği için teklifi kabul eder.Sadece 2 hafta kalmayı düşünen Lyla yı bekleyen sürprizler vardır.Bir realty şov için 5 çift seçilir ve bu 5 çiftin içinde Nico ile Lyla da var.Bu 5 çift gizlilik antlaşması imzalayarak Endonezyada bir adaya götürülür.Endonezydan gemi ile 20 saat süren bir yolculukla uzak bir adaya götürülürler. Tüm teknolojik aletleri ellerinden alınan yarışmacılar Sadece acil durumlarda ekipteki bir numaradan aranabileceklerdir.Her gün farklı bir yarışma, çiftlerin birbirleri hakkında neler bildiklerine dair sorular ve verilen cevaplara göre en mükemmel çift seçiliyor. Sonsuzluk adasında kartlar yeniden dağıtılıyor çünkü hiç bir şey aynı kalmayacak, herkesin hayatı bir şekilde alt üst olacak. Sürükleyici bir macera ve gerilim okumak isterseniz işte bu o kitap derim.Yolculuğa hazır mısınız? #reklamdeğiltavsiye #keşfetteyim
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202657 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
#karanlıkmadde ️ "Hayatımın her ânının k⁸ymetini bildiğimi sanıyordum ama burada, soğukta otururken öyle olmadığını anlıyorum. Başka türlüsü mümkün müydü ki? Her şey altüst olana kadar sahip olduklarımızın kıymetini, ne kadar hassas ve kusursuz bir dengeye bağlı olduklarını bilemeyiz." ️ Merhaba kitap severler bugün size Serpil Meriç 'ın tavsiyesi üzerine okuduğum, @blakecrouch1 'ın kaleminden çıkan, bilimkurgu türünde sürükleyici bir eser ile geldim. Kitabımız lisede fizik öğretmenliği yapan Jason'ın bir perşembe gecesi aile akşamını anlatması ile başlamaktadır. Jason ve Daniela'nın hedeflerine giden yolun başında tanışmaları ve birbirlerinden etkilenmeleri sonucunda sahip oldukları çocukları Charlie için bir arada kalmayı seçip kariyerlerinden ve hedeflerinden vazgeçmeleri ile yaşadıkları hayatı okuyoruz. Sizce her bir tercihimiz kaç farklı sonuç oluşturabilir? Biz hangisini yaşarız? Perşembe akşamlarından birisinde Jason, eski arkadaşı ancak su an kendisinin olması konumda olduğu için farklı hissetmesine neden olan Ryan'ın kutlamasından bahsediyor. Daniela, gitmek istemediği için onu teşvik ediyor ve 45 dakika içerisinde dönmesini söylüyor. Kutlamadan ayrılan Jason eve giderken tercihlerini, hayatını düşünürken yürümek için ıssız bir yolu seçiyor ancak bu seçiminin onun için geri dönülmez yollara çıkacağının henüz farkında değil. Arkasından gelen birisi onu silahla tehdit ederek eski bir binaya götürüyor. Kendisine hayatı hakkında sorular soruyor ancak neden böyle bir şey yaptığını söylemiyor. Jason gözünü tekrardan açtığında kendisine yöneltilen bir çok soruya maruz kalıyor. "Küpten nasıl çıktın?" en önemli soru olabilir. Sonrasında bir çok muayene ve kontrolden geçiriliyor. Herkes ona Dr. Dersen diyerek soyadı ile ve hayranlıkla hitap ediyor.
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018434 okunma
9/10
·240 syf.··
2026 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 04:26
İlk bakışta klasik bir bilim kurgu romanı gibi görünse de; Zaman yolculuğu, geleceğe müdahale etme ve insanlığın kaderini değiştirme gibi tanıdık temalarla başlıyor. Ama kitap ilerledikçe konu sadece “zamanda yolculuk mümkün mü?” sorusundan ibaret kalmayıp asıl mesele şu noktaya geliyor: İnsanlık için en iyi gelecek gerçekten kontrol edilerek mi oluşturulabilir? Hikâyenin merkezinde farklı yüzyıllara müdahale ederek insanlık tarihini şekillendirmeye çalışan “Sonsuzluk” adı verilen bir organizasyon var. Bu organizasyonun amacı savaşları, büyük felaketleri, toplumsal çöküşleri ve acıları önlemek. İlk bakışta oldukça mantıklı ve iyi niyetli görünen bu sistemin altında ise ciddi bir ahlaki ikilem yatıyor. Çünkü bir felaketi önlemek için yapılan küçük bir değişiklik, milyonlarca insanın hayatını ve hatta henüz doğmamış insanların varlığını bile etkileyebilir. Asimov burada okura oldukça düşündürücü bir soru yöneltmiş: Birkaç kişinin “daha iyi” olduğuna karar verdiği bir gelecek, gerçekten daha iyi olabilir mi? Romanın başkahramanı Andrew Harlan, Sonsuzluk bünyesinde çalışan bir teknisyen. Görevi, zaman içinde yapılan değişiklikleri uygulamak ve tarihin akışını düzenlemek. Başlangıçta sisteme bağlı, görevine inanan ve kurallara sadık biri. Ancak zamanla hem yaptığı işin sonuçlarını hem de kendi duygularını sorgulamaya başlıyor. Özellikle Noys ile tanışması, olaylara bakışını tamamen değiştiriyor. Harlan’ın yaşadığı bu dönüşüm, romanın en etkileyici yanlarından biri. Çünkü romanın fikrini ve felsefi tartışmaları, bir karakterin yaşadığı iç çatışma üzerinden anlatmayı tercih etmiş. Kitabın en dikkat çekici taraflarından biri de güvenlik ve özgürlük arasındaki dengeyi başarılı bir şekilde işlemesi. Sonsuzluk, insanlığı koruduğunu düşünüyor. Ancak bunu yaparken insanların risk
Sonsuzluğun SonuIsaac Asimov · Monokl · 20152,929 okunma
Reklam
Reklam