n.

9/10
·448 syf.··
2018 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2018 00:00
İlk çıktığı zamanlarda okumuştum fakat devam kitapları ya çıkmamıştı ya da elimde değildi ve bir türlü de elime geçemedi. Ama en sonunda elime geçebildiler. Tam ikinci kitabına başlayacaktım ki çok beğendiğim bir kitap olması dışında aklımda başka hiçbir şey kalmamış olduğunu fark ettim. Normalde kitapları çabuk unutan birisi değilim ufak tefek şeyleri unuturum fakat genel olarak kalır aklımda.Bu kitap nasıl olduğunu anlyamadığım bir şekilde aklımdan uçup gidivermiş. Şaşırdım baya. Ve hemen tekrardan okudum. Okudukça aklıma gelmeye başladı. Haa burada böyle oluyordu, ay ay burda neler yapacaklar, tamam tamam hatırladım, vay vay kurnaz gibi cümlelerle okudum kitabı. Yine çok beğendim. Yine yazara hayran kaldım. Bu kitap pek size bir şey katan kitaplardan değil. Mücadele, yönetimin haksız baskısı, halk arası gruplandırma, birilerinin ezilip birilerinin pohpohlanması kısacası distopya tarzında bir kitap. Ama yinede bir yerlerden çok güzel anlamlar çıkarabilirsiniz ama demek istediğim bir klasik değil. Tamam saçmaladım.. neyse. Kitabın karakterlerinden bahsetmek istiyorum. Ah Pax, yavrum Pax, koca minnoşum Pax, ah ah... <33 Sevro annem senide çok seviyorum, hemen kıskanıyorsun ya <3 Darrow baya güçlü bir karakter. Bir kızıl aslında. Toplumun en alt tabakası ve bir altına çeviriliyor. Altın da toplumun en üst tabakası. Çok güçleniyor baya baya güçleniyor öyle böyle değil. Fakat asıl gücü bundan değil içinden kaynaklı. Aslında bir kızıl olmasından, yaraları olmasından, ezilmesinden ve daha bir çok şeyden... Ben Cassius’u da çok sevdim fakat onla bir türlü dost olamadılar. Umarım olurlar :( Antonia da tam arkadan bıçaklayan tiplerden ama nedensizce onu da sevdim. Ya ben gittikçe saçmalıyorum ve uzatıyorum. Çok sevdiğim kitaplarda yorumlarım saçmalaşıyor. Ne yazsam eksik
Edebiyat
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,543 okunma
n.
hahahaşasisljeş ben bu kitabı yine unuttuğumu fark ettim şu an
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·632 syf.··
2018 21. kitabı
·
86 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2018 21:36
Oblomov Gonçarov’un Rus edebiyatına kattığı çok değerli bir eserdir. Gonçarov bu eseri 1 ay kadar kısa bir sürede yazmıştır ve bunun nedeni sorulduğunda kitabın kafasında yıllardır kurgulandığını bu 1 ayda sadece kitabı kağıda geçirdiğini söylemiştir. Oblomovluğu belki duymuşsunuzdur, psikolojiye bu kitap sayesinde geçmiş bir terim. Hatta doktorların oblomovluk teşhisi koyduğunu dahi duydum. Bazı insanlara göre Oblomovluk çağımızın hastalığı olarak görülmekte fakat Oblomov kitabı 1857’de yazılmış bir kitap ve bence bu da bize Oblomovluğun sadece çağımızın değil tüm insanlık tarihinin bir hastalığı olduğunu gösteriyor. Pekii, oblomovluk nedir? Bunun için biraz kitabı anlatacağım, siz de zaten okuyunca az çok ne olduğunu anlayacaksınız. Oblomov, pamuklar içersinde varlıklı bir aile tarafından yetiştirilmiş, tembelliğe alıştırılmış, hiçbir işini kendi yapamayan, tüm gün yatan ve uyuyan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Oblomov’un en yakın arkadaşı Andrey Ştolts ise Oblomov’un tam tersi çok çalışan, gezen ve aktif bir insan. Ştolts, Oblomov’u Oblomovluktan kurtarmak, kendince ona çeki düzen vermek için çabalıyor. Kendisiyle beraber gezmesini, çalışmasını istiyor. Bunları Oblomov da istiyor. Hatta birçok hayali, geleceğe dair birçok planı var. Fakat hayalleri sadece hayal, planları sadece plan, düşünceleri sadece düşünce olarak kalıyor. Çünkü bunları hayata uyarlayacak gücü, iradeyi kendinde bir türlü bulamıyor. Aslında biraz da korkuyor. Rutubetli, her tarafı örümcek ağları ve tozlarla çevrilmiş bir odada tüm gün boyunca yatış pozisyonunda olmak, Oblomov’a dışarı çıkıp iki üç insan ile muhabbet etmekten daha az zararlı geliyor. Çünkü yatmaya, tembelliğe alışmış. Yani Oblomov, alışmadığı şeylerden korkuyor. Fakat Ştolts, Oblomov’a hayat enerjisi vermekte onu harekete
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
Roquentin isimli okura yanıt verildi
n.
teşekkür ederim :)
Zamanında bir fizikçinin dediği gibi “Tanrı zar atmaz.” Evrende tesadüf yoktur. (God does not play dice. - Albert Einstein)
Sayfa 171·Kitabı okudu
n.
Albert einstein’in bu sözünü din kültürü kitabında gördüğümden beri iyi değilim.
Anne karnında 3.aydan yani kalp atmaya başladığı andan itibaren, beyin hafıza depolamaya başlar. Bilgi depolar, onun için eğitim anne karnında başlar. Anne ve baba evde kitap okuyup kültürel seviyesi yüksek tartışmalar yapıyor ise çocuk anne karnında bunu hisseder. Hatta Peygamberimizin bir hadisi vardır, çocuklarınızı kültürlü ve zeki annelere emziriniz diye, çocuk doğduğundan itibaren hafıza depolamaya başlar ve 6-7 yaşına kadar spontane olarak yükler. Yani çocuk farkında olmadan orada oynarken anne ve babası sigara içiyorsa çocuk onu görmese bile ondan etkileniyor.
Bilim
n.
kitabın alıntıları gerçekten çok güzel ilgimi çekti baya şu an
Küçük Bir Oyun (25)
Bugün de 25. oyunumuzla devam edeceğiz... Sizin talebinizle kelime seçilmiştir. İçerisinde 'SEN' -türevleri de olabilir-kelimesi geçen sevdiğiniz bir söz veya deyim veyahut şiir de olabilir. Beraber paylaşalım... İlk söz benden... Ahmet Telli #31397163 Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen  Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu  Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen  Kum taneleri var ya onlardan birindeyim  Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor  Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte
n.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın, Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. [Her Şey Sende Gizli - Can Yücel]