Ne tuhaf
Demin de aşağıdan bir bando geçti
Sormak isterdim sana
Bir bando şefinin hüznü nedir Hilmi Bey
Bir bando şefinin uykusu
Nasıl bir uykudur Hilmi Bey
Cumhuriyetin ilk yıllarında düşülen "Türkçülük hareketi "nin etkisiyle "Mimar Sinan Türk müdür, değil midir?" tartışması açıldı. "Türk kafatası" taşıyıp taşımadığını anlamak için mezarından kafatasını çıkardılar. Kumpasla ölçülmesi için Ankara Dil Tarih
Coğrafya Fakültesine gönderdiler. Sonunda "bizden biri" olduğu anlaşıldı, ama maalesef kafatası tekrar mezarına konmadı.
O gün bugündür, Muhteşem Süleyman'ın muhteşem mimarı, Süleymaniye'deki türbesinde salt beden olarak ebediyeti uyuyor.
"Bazen kapı çaldığında Dorian "Annemdir" diye haykırıyor. Belki asla geri dönmeyeceksin ama ben seni yine de bekleyeceğim. Bir gün geri dönmeni, seni ne kadar sevdiğimi söylemeyi çok istiyorum. Tanrı'yla konuşabilseydim sana iyi bakmasını söylerdim. Senin gibi iyi kalpli bir anneyi bize verdiği için ona teşekkür etmek isterdim. Bir de seni neden bizden bu kadar erken aldığını sormak isterdim. Rahip, Tanrı'nın huzurunda daha rahat olduğunu söylüyor. Belki öyledir ama biz sensiz huzur bulamıyoruz."
Bir zamanlar, yazarların, ilerici aydınların evlerindeki özel konuşmalara kulağını uzatıp, bu işlerde en gelişmiş teknik dinleme aygıtlarını kullanmış olan MİT, terörist eylemler hakkında en küçük bilgi sahibi de mi değildir, çok merak ediyorum doğrusu.
Kendisini tanısam, yerini yurdunu bilsem, bu soruları öncelikle İstanbul MİT Bölge Başkanı'na sormak isterdim...