Yormayan bir felsefe kitabı arayanlara kesinlikle öneriyorum.
10/10
··
Beğendi
Selam kitap dostlarım, Bugün çok güzel bir kitapla geldim. Bugün sizlere okurken sık sık durup düşündüğüm, altını çizdiğim ve bazı sayfalarını kapattıktan sonra bile zihnimde taşımaya devam ettiğim bir kitapla geldim: Sessizliğin Eşiğinde. Kitaba öncelikle balkonda okumaya başladım. Bu kitap insanı kendi içine doğru uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Sessizliğin Eşiğinde benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Yazar, hayatın en tanıdık ama en az üzerinde durduğumuz eşiklerine davet ediyor bizi. Sevmek, sahip olmak, dostluk, özgürlük, ölüm, affetmek, merhamet, umut etmek... Hepimizin hayatında yer eden ama çoğu zaman cevabını bulamadığımız soruların peşine düşüyor. Bu kitap bir öğreti kitabı değil. Size ne yapmanız gerektiğini söylemiyor. Tam aksine, sorular soruyor ve o sorularla baş başa kalmanıza izin veriyor. Belki de en kıymetli yanı bu. Sayfalar arasında dolaşırken bir yanda Platon'u, Spinoza'yı, Nietzsche'yi, Sartre'ı; diğer yanda Yunus Emre'yi, Mevlânâ'yı, Gazâlî'yi ve daha nice düşünürü aynı sohbetin içinde buluyorsunuz. Doğu ile Batı'nın, geçmiş ile bugünün, akıl ile kalbin buluştuğu bir düşünce yolculuğu çıkıyor ortaya. En çok hoşuma giden şeylerden biri de çok zor anlaşılan ve karmaşık bir kitaba benzemiyor oluşu. Aksine günlük hayatın tam içinden örneklerle, hikâyelerle ve güçlü tespitlerle desteklenmiş. Özellikle modern insanın hızla tüketen yaşamını, yalnızlığını, teknolojiyle kurduğu ilişkiyi ve durup düşünmekten nasıl kaçtığını anlatan bölümler beni oldukça etkiledi. Her bölümden sonra durup düşünmek, bazı satırları tekrar okumak istiyorsunuz. Çünkü yazar sadece bilgi aktarmıyor; insanın kendi hayatına dönüp bakmasını sağlıyor. Kitabı balkonda bitirdiğimde elimde cevaplardan çok sorular vardı. Ama garip bir şekilde içimde de bir hafiflik
Sessizliğin Eşiğinde Felsefi DenemelerSerkan Ağar · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20260 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 7. kitabı
Kitapta okuyucuya şu sorular üzerinde düşünmesi için rehberlik edilir: * Hayat amacım nedir? * Gelecekte nasıl bir insan olmak istiyorum? * Değerlerim nelerdir? * Hedeflerime ulaşmak için neler yapabilirim? Yazar, gerçek yaşamdan örnekler, hikâyeler ve düşündürücü olaylar aracılığıyla kişinin kendini tanımasının önemini vurgular. Kitabın adındaki “kelebek”, insanın hayatının ve mutluluğunun kendi ellerinde olduğunu simgeler. Başarıya ulaşmak için sorumluluk almak, olumlu düşünmek, hedef belirlemek ve pes etmemek gerektiği anlatılır.
Avcunuzdaki KelebekAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202212,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sessiz Kalan Gerçeklerin Anlatımı
10/10
·372 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 09:45
Bu kitabı sonuna kadar okumak benim için kolay olmadı. Birçok yerde kitabı yarım bırakmayı düşündüm ama devam ettim ve bitirdim. Bunun sebebi kitabın akıcı olmaması değil; aksine anlattığı şeylerin ağırlığı ve hissettirdiği duygular nedeniyle okumak zorlayıcıydı. kitaba bir puan vermek benim için kolay değil. Çünkü anlatılan konular ve yaşananlar üzerinden sadece bir kitap değerlendirmesi yapmak bana doğru gelmedi. Bazı kitaplar sadece anlatımıyla değil, düşündürdükleri ve hissettirdikleriyle de değerlendirilir. Kitap genel olarak soru-cevap şeklinde ilerleyen bir anlatıma sahip. Bu anlatım tarzı kitabı farklı kılan özelliklerden biriydi. Kitap boyunca sorulan sorular ve verilen cevaplar üzerinden ilerlemesi, okuyucuya anlatılan konu üzerine daha fazla düşünme fırsatı veriyordu. Ele aldığı konular ve vermek istediği mesaj açısından düşündürücü bir kitaptı. Okurken insanı rahatsız eden, sorgulatan ve bazı gerçeklerle yüzleştiren bir kitaptı. Bazı bölümlerde "bunu okumak zor ama bazı kişiler de yaşıyor bunları" Kitabın en güçlü yanı, okuyucuya sadece bir hikâye anlatmak yerine bazı konular üzerine düşünmeye zorlamasıydı. Benim için kolay okunan bir kitap olmadı ama bitirdiğimde üzerine düşündüğüm kitaplardan biri oldu. Her kitabın herkeste aynı etkiyi bırakmayacağını düşünüyorum; bu yüzden okuyacak kişilerin kitabın ağır bir konuya sahip olduğunu bilerek başlaması daha iyi olabilir.
İnceleme
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
Puan vermedi·109 syf.··
2025 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 14:06
Osamu Dazai, sadece bir karakterin hikâyesini anlatmıyor; insanın kendi içinde sakladığı korkulara, yalnızlıklara ve kimseye göstermediği kırık taraflarına ayna tutuyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, Yozo'nun insanlardan korkarken insanlara ait olmayı istemesiydi. Kalabalıkların içinde yaşayıp yine de kendini dünyaya yabancı hissetmesi, aslında birçok insanın sessizce taşıdığı bir yükü temsil ediyor. Dazai bunu büyük olaylarla değil, insan ruhunun en karanlık ve en kırılgan köşelerini göstererek yapıyor. Bu yüzden kitap boyunca bir roman okuyormuş gibi değil, bir insanın iç hesaplaşmasına tanıklık ediyormuş gibi hissettim. Eserin en güçlü yanı samimiyeti. Yazar, karakterini kahramanlaştırmaya çalışmıyor. Onun hatalarını, korkularını, zaaflarını ve çöküşünü olduğu gibi önümüze bırakıyor. Bu dürüstlük bazen rahatsız edici olsa da kitabın etkisini artırıyor. Çünkü burada kusursuz insanlar yok; sadece hayata tutunmaya çalışan yaralı ruhlar var. Ancak kitap her okura hitap etmeyebilir. Sürekli karamsarlığın hâkim olması, umut ışığının çok az görünmesi ve yer yer tekrar eden içsel bunalımlar bazı okuyucuları yorabilir. Fakat bana göre bu durum bir eksiklik değil, anlatılmak istenen ruh hâlinin doğal bir yansımasıdır. Dazai okuyucuyu rahatlatmak yerine onunla birlikte karanlığın içine inmeyi tercih ediyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey, bir insanın insanlığını bir anda değil, küçük kırılmalarla kaybedebileceği düşüncesiydi. Bazen en büyük yalnızlık, kimsenin olmadığı yerde değil; herkesin arasında hissedilendir. İnsanlığımı Yitirirken tam da bu yalnızlığın romanı. Acıyı romantikleştirmeden, insan ruhunun kırılganlığını bütün çıplaklığıyla anlatıyor. Benim için bu eser, yalnızca bir roman değil; insanın kendi içindeki karanlıkla yüzleşmesinin edebi bir
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 202060,3bin okunma
8/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
Montaigne’in Denemeler eserini bitirdikten sonra aklıma gelen ilk şey, bu kitabın ortaokul yıllarında bize okutulmaya çalışılmış olması oldu. Bugün dönüp baktığımda buna hâlâ şaşırıyorum. Çünkü bu kitap bir macera anlatmıyor, bir hikâye sürüklemiyor ya da okuyucuyu merak duygusuyla sayfa çevirmeye zorlamıyor. Montaigne, insanı anlamaya çalışıyor. Üstelik bunu yaparken çoğu zaman kendisini inceliyor, kendi düşüncelerini sorguluyor ve okuru da bu sorgulamanın içine çekiyor. Bu yüzden, 1990’larda ortaokul öğrencilerine tavsiye edilen kitaplar arasında yer almasının ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum. O yaşlarda birçok öğrencinin bu kitabı anlamaktan çok bitirmeye çalıştığını tahmin ediyorum. Hatta bazılarını kitaplardan uzaklaştırmış olması da mümkün. Aradan geçen yıllar içinde ise Montaigne’in ne anlatmaya çalıştığını daha iyi görmeye başladım. Kitapta en çok dikkatimi çeken bölümlerden biri, insanın kendisinden kaçamayacağı üzerine olan düşünceleriydi. Bir yerde zincirini kopardığını sanan ama boynundaki zincirin bir parçasını hâlâ sürükleyen köpekten söz eder. İnsan bazen yeni bir şehre taşınmanın, iş değiştirmesinin ya da hayatında büyük bir karar almasının her şeyi değiştireceğini düşünür. Oysa çoğu zaman asıl mesele bulunduğu yer değil, yanında taşıdığı alışkanlıklardır. Bir başka noktada ise bilgiye sahip olmak ile onu doğru değerlendirebilmek arasındaki fark üzerinde durur. Bu bölüm beni özellikle etkiledi. Çünkü bugün bilgiye ulaşmak tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar kolay. Buna rağmen doğru sonuca ulaşmak, doğru karar vermek ve sağlıklı muhakeme yapabilmek hâlâ zor. Kitabı okurken zaman zaman beş yüz yıl önce yaşamış bir insanın bazı gözlemlerinin bugün hâlâ geçerli olmasına şaşırdım. İnsan değişiyor, teknoloji değişiyor, toplumlar değişiyor; ama
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Ya hayatın sana verdiği işaretleri bugüne kadar yanlış okuyorsan? Sayılar gerçekten sadece sayılardan, renkler de sadece renklerden mi ibaret? "Kadim Bilgilerin Işığında: Sayıların ve Renklerin Sırlı Dili" tam da bu sorunun peşinden gidiyor. Kitap boyunca sayıların ve renklerin günlük hayatta gördüğümüzden daha fazla anlam taşıyıp taşımadığı üzerine düşündüm. Yazar, kadim öğretilerden yola çıkarak bazı bilgilerin zamanla unutulduğunu, bazılarının ise yeniden hatırlanmayı beklediğini anlatıyor. Özellikle sayıların ve renklerin birer sembolik dil olarak ele alınması kitabın en dikkat çekici yönlerinden biriydi. Okurken zaman zaman kendimi çevremdeki ayrıntılara farklı gözle bakarken buldum. Sürekli karşılaştığımız sayıların, bizi etkileyen renklerin ya da tesadüf sandığımız bazı şeylerin ardında gerçekten daha derin anlamlar olabilir mi diye düşünmeden edemedim. Elbette kitapta yer alan bazı spiritüel yaklaşımlar herkes için aynı ölçüde ikna edici olmayabilir. Ama bence kitabın asıl gücü, okuyucuya kesin cevaplar vermesinden çok yeni sorular sordurmasında yatıyor.
Sayıların ve Renklerin Sırlı DiliŞebnem Ekşib · Ceres Yayınları · 078 okunma