6/10
·464 syf.·
2026 19. kitabı
Yüzyıllık Yalnızlık benim için beklentimin altında kalan kitaplardan biri oldu. Kitabın edebi değerini ve neden bu kadar çok sevildiğini anlayabiliyorum ancak okurken o hayranlık duygusunu bir türlü hissedemedim. En çok zorlandığım nokta karakterlerdi. Aynı isimlerin kuşaklar boyunca tekrar etmesi ve çok fazla karakterin olması nedeniyle sık sık soy ağacına dönme ihtiyacı hissettim. Bir süre sonra hikâyenin içine girmek yerine kimin kim olduğunu takip etmeye çalıştım. Bu da okuma keyfimi ciddi anlamda azalttı. Gabriel Garcia Marquez ’in dili güçlü ve kendine özgü. Zaten kitabı yarım bırakmamamın en büyük sebebi de buydu. Ancak büyülü gerçekçilik tarafı bende beklenen etkiyi oluşturmadı. Bazı okurların aksine ben o dünyanın içinde kaybolmak yerine ona biraz yabancı kaldım. Kitabı bitirdiğimde aklımda unutulmaz karakterlerden ya da derinden etkileyen duygulardan çok, yoğun ve karmaşık bir okuma deneyimi kaldı. Kötü bir kitap olduğunu düşünmüyorum fakat benim için anlamı olan, tekrar dönüp okumak isteyeceğim eserlerden biri olmadı. Bazı kitaplar okuruyla hemen bağ kurar. Yüzyıllık Yalnızlık ise benim için saygı duyduğum ama sevemediğim kitaplardan biri olarak kaldı.
Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Aiskhylos/Zincire Vurulmuş Prometheus
Puan vermedi·78 syf.··
2026 31. kitabı
Aiskhylos/Zincire Vurulmuş Prometheus Yunan tragedyasının kurucularından Aiskhylos un kaleme aldığı eser ben İklim olarak yazılmış ama zincire vurulmuş Prometheus haricinde geri kalan net günümüze ulaşmamıştır Zincire vurulmuş Prometheu otoriteye başkaldırının , fedakârlığı bilimin ve medeniyetin sembolüdür Titan Prometheus, tanrıların kralı Zeus'un insanlığı yok edip yerine yeni bir soy yaratma planına karşı çıkar. İnsan acizdir, karanlıktadır ve çaresizdir. Prometheus, Olimpos Dağı'ndan ateşi (yani bilimi, sanatı, medeniyeti ve bilinci) çalarak insanlara verir. Ve tanrı zeus Bu itaatsizliğe öfkelenen tiran Zeus, Prometheus'u dünyanın bir ucundaki Kafkas Dağla ama 'na zincirletir. ( Adem’in yasak meyveyi yemesi de iyiyi ve kötüyü bilme bilgisine erişmesi gibi , adem de iyi ve köyüyü öğrenmesi sonucu cennetten kovulmuştu.) Güç (Kratos) ve Şiddet (Bia) eşliğinde, demirci tanrı Hephaistos tarafından kayaya çakılan Prometheus, acı çekmesine rağmen Zeus'a boyun eğmez. Çünkü o, geleceği görme yetisine (öngörüye) sahiptir ve Zeus'un tahtını sarsacak büyük sırrı bilmektedir. Prometheus; dogmalara, baskıcı rejimlere ve kiliseye (dine )karşı baş kaldıran özgür insanın marşı haline gelmiştir. Oyun sadece bir mitolojik bir anlatı değil; insanlığın cehaletten kurtulma, aydınlanma ve baskıcı otoritelere karşı benliğini koruma için ilk yazılı manifestolarındandır. Genel olarak 5 ana teme üzerine durur . Otorite, Güç ve Tiranlık (Siyasi Boyut) . İtaatsizlik, Başkaldırı ve Devrimcilik . Fedakarlık ve İnsan Sevgisi (Filantropi)’ . Kader ve Zamanın Gücü (Mitolojik/Felsefi Boyut) . Bilgi , bilinç, insanın kendidini geliştirmesi, ilerlemesidir Prometheus hakında bir çok yazar ve düşünür çeşitli fikirler beyan etmişti Tabi herkes Prometheusu kahraman olarak
Zincire Vurulmuş PrometheusAiskhylos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201910bin okunma
Reklam
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 22:01
Yüz Yıllık Yalnızlık, büyülü gerçekçilik akımıyla yazılmış, Buendia ailesinin kuşaklar boyu süren hikâyesini anlatan bir eser. Hikâye, nereye evrileceği kestirilemeyen, sürprizlerle dolu bir yolda ilerliyor. Ailenin gelişiyle kurulan kasaba, yine onların yaşadıklarıyla sürekli bir başkalaşım geçiriyor. Aile üyelerinin isimlerinin sürekli tekrar etmesi kafa karışıklığına neden oluyor; kitabın başındaki soy ağacına kaç kere baktığımı hatırlamıyorum. Büyülü gerçekçilik ile yazıldığı için akla yatmayan bir olay yaşandığında, yazar bunu en absürt şekilde açıklasa bile onu kabul edip devam etmek gerekiyor. Önemli olan zaten hikâyenin kendisi; mantık çerçevesinde bir yere konumlanması gerekmiyor. ​Buendia ailesi, döngüsel bir kader içerisinde dış dünyanın hırslarının etkisine girdikçe yıkıma doğru ilerliyor. Başlangıçta daha kapalı ve kendi içinde yaşayan aile, medeniyet ile buluştukça bozulmaya başlıyor. Yazar bence burada gelenekçi olmanın önemini, bitmek bilmeyen üretim ve tüketim çılgınlığını Albay Buendia’nın altın balıklarıyla; Melquiades’in yazıtları ile de insanın kendi kaderinden kaçamadığına vurgu yapıyor. Okuması keyifli, sürekli merak uyandıran, ya çok seveceğiniz ya da tam tersi hisler bulacağınız bir kitap. Keyifli okumalar!
1000Kitap
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
TÜRK'ÜN ULU HAFIZASI KORKUT ATA
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Türk'ün tarihi, dünyadaki herhangi bir milletin tarihine kıyasla iz sürülmesi oldukça meşakkatli bir süreç ihtiva eder. Tarih sahnesine çıkışından günümüze kadar olan süreç, pek tabii, tamamen yazılı ve kayıt altında değildir. Bu durum karşısında edebiyatçılar ve tarihçiler, mevcut kaynakları genel bir tablo çıkarmak için didik didik etmek zorundadırlar. Bu kaynaklardan en değerlileri arasında Dede Korkut Hikâyeleri büyük bir yer kaplar. Dede Korkut veyahut Korkut Ata; Türklerin Bayat boyuna mensup, 7. yüzyılda yaşadığına inanılan bir er kişidir. Türklerin ulularından; sözüne ve emrine hürmet ile riayet edilen birisidir. Günümüze 14 hikâyesi ulaşmıştır. Bu hikâyelerden Türk toplumunun yaşam tarzını, örf, âdet ve ananelerini öğreniyoruz. Bu bilgiler ışığında Türklerin İslamiyet'i kabul süreçlerinde kendi töre ve âdetlerini, yeni benimsedikleri İslamiyet ile bir potada eritişlerine ve Türk-İslam sentezinin içerisinde muhafaza edilen Orta Asya - Türkistan kültürüne şahitlik ediyoruz. Değişik varyantlarıyla 14. yüzyıla kadar uzanan hikâyelerinde Korkut Ata, hikâyelerdeki deyimiyle "soy soylayan, boy boylayan" olarak olayları bize aktarır. O, yalnızca bir anlatıcı değil; soy ağacı söyleyen, hüküm veren ve toplumsal düzeni inşa eden bilge bir töre koyucudur. Millet hafızası olarak konumlanan Dedem Korkut; Türk tarihinin ve edebiyatının izinin sürüldüğü, Türk dilinin canlı bir şahididir. İşte bu konumuyla Dede Korkut, Türklerin sözlü ve yazılı kültürü arasında kurulan bağın en nadide örneğidir. Dede Korkut'un üstlendiği misyon, Türklerin İslamiyet öncesi inanışları ile Tanrı bağının radikal bir kopuşla terk edilmediğini gösterir. Aksine bu köklü miras, İslamiyet'in potasında eriyerek tasavvufi unsurlar hâlinde varlığını sürdürmüştür. Dede Korkut Hikâyeleri; Orta Asya'dan
Edebiyat
Dede Korkut HikayeleriAnonim · Yeditepe Yayınevi · 201813,3bin okunma
“Yüzyıllık Yalnızlık” üzerine;
Puan vermedi·464 syf.·
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Yüzyıllık Yalnızlık O kadar kalabalık bir ailenin yaşamından bahsediliyor ki aile yemeği bile iki grup hâlinde yiyorlar ama hepsi yalnız. Buendia ailesi tam olarak öyleydi. Akraba evliliğinden sonra çocuklarının domuz kuyruğuyla doğacağı söylenen bir lanetle yaşıyorlar. Hayatlarında her şey normal gözükse de ensest ilişkileri, aldatmaları bu lanetin soydan soya aktarılmasına neden oluyor. Kısa bir mutluluktan sonra yalnızlıkla ölümlerini bekliyorlar. Roman Buendia ailesinin nesiller boyu yaşadığı zorlukları ve yalnızlıklarını anlatıyor. Kitabın büyüsüne kısa zamanda tutulabilirsiniz fakat karışıklık yaşamamak adına kitabın başındaki soy ağacını takip etmelisiniz.
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Tanrıların Doğuşu: Theogonia
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 96. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:00
Theogonia okumak beni epey zorladı. Kim kimden geldi, kim kimi yedi derken kayboldum. Anlamak için birçok vlog izlemek durumunda kaldım. Batı medeniyetini anlamak için iki Yunan mitolojik kaynağı kritik önem taşıyor: Homeros'un İlyada'sı ve Theogonia. Müzikten resme, heykelden bilimsel buluşların isimlerine, şirket adlarına kadar hepsi bu mitlerden besleniyor. Batı medeniyetinin kökü Yunan mitolojisi. Olayları anlamamda en çok katkı sağlayan içeriği Emel Kalender hazırlamış(YouTube Kanalı) youtu.be/xCcYmFXQSzc?si=... Kitabı mükemmel bir forma sokmuş aslında; hem resim sanatıyla hem heykellerle içeriği zenginleştirmiş. Theogonia, tanrıların soy ağacını anlatan basit bir masal kitabı değil; evrenin hiçlikten varoluşa, düzensizlikten düzene, vahşetten adalete geçişinin yani Kaos'tan Kozmos'a büyük dönüşümün epik hikâyesidir. Ancak bazı eleştiriler de yapmak lazım: Antik Yunan medeniyetinin dünya çapında Batı medeniyetini şekillendirmesinin asıl nedeni Roma İmparatorluğu'dur. Romalılar bu kültürel zenginliği benimseyip geliştirmeseydi Akdeniz havzası ve dolayısıyla Batı medeniyeti bu kadar etkilenmeyecekti. Hatta Romalılar bu kadar hevesli olmasaydı, Yunan mitolojisi belki de yerel bir medeniyetin mitleri olarak kalacaktı. İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Theogonia - İşler ve GünlerHesiodos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20161,950 okunma
Reklam
Reklam