"Şöyle üstünkörü bir bakış atmış olsaydım hiç dikkatimi çekmeyecekti."
Sayfa 7 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
[Zübeyir Gündüzalp Ağabey şöyle dedi:] "Bazı arkadaşlar, yüksek tahsil yaparak İslâm'a hizmet etmek istiyorlar. Halbuki yüksek tahsilli şuurlu Müslüman kardeşlerimiz de var. Herkes bulunduğu yerde ve makamda dinine hizmet etmelidir. Ne zaman öleceğimiz belli değil; İslâmiyet'e hizmet ederken ölmek isteriz. O an çok mühimdir. Her an hizmet etmeliyiz."
Sayfa 114 - Nesil Yayınları - Hekimoğlu İsmail'in 20 Nisan 1971 tarihli "İttihad" gazetesindeki "Zübeyir Ağabey" yazısından·Kitabı okudu
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"İslâmî bankacılığın mekanizması faizsiz ortaklık prensipleri üzerine kurulmuştur ve bu sebeple mevduat sahiplerine bir faiz ödenmediği gibi, borç alanlara da bir faiz yüklenmez… Bu usûl, hükûmetçe veya halk tarafından kurulan bankalarla başlatılabilir." [*] "İslâmî bankacılık sistemi, mudarebe esaslarına dayalı bazı kuruluşlarca desteklenebilecek ve bu yolla, emekle sermaye arasında süregelen çatışma önlenecektir. Sınaî, ticarî ve ziraî teşebbüsler, çeşitli üretim birliklerince mudarebe prensiplerine göre işletilecek ve bu gibi teşebbüsler sonunda meydana gelen gelirler, yıl boyunca yapılan masraflar çıkarıldıktan sonra bu üretim birlikleri arasında üretime katılma nisbetlerine göre bölüşülecektir." [**] "Mevduat sahipleri bir bütün olarak kendilerini sermayedar sayacaklardır… Tam bir müteşebbis durumunda olan bankaya, mevduatların yatırımda kullanılması için gerekli yetkiler verilmiştir… Yatırımların bir kısmı büyük başarı sağlayabilir, bir kısmı nisbeten bir başarı sağlayabilir, diğer bir kısmı ise iflasla sonuçlanabilir; bankalar, özel ticarî ve sınaî teşebbüslerinden hangisinin kazanıp, hangisinin zarar edeceğini tayin eder ve bu mevzuda müşterilerine yol gösterebilir… Bu sebeple, ekonomik olmayan, içtimaî [sosyal] açıdan elverişsiz, zararlı endüstri ve ticaretin yayılmasını kontrol eder…" [***] **"Bir İslâm devletinde bankalar, sanayie ortak olduklarında, tabiî ki yararsız yatırımın teşvikçisi olamazlar ve bu açıdan buhranlara imkân olmayacaktır. Eğer başka sebeplerle ekonomik buhranlar doğarsa, yine de İslâmî banka buhranın önlenebilmesi için kapitalist bankadan daha etkili tedbirler alabilecektir; çünkü, ekonomik buhranlardan kurtuluşu geciktiren sabit faiz haddinin, buhran döneminde de kötü etkilerini geliştirmesi diye bir mesele olmayacaktır.
İktisat ve Ahlâk -İktisada Giriş -III-, 16 Mayıs 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
Martin Luther King Jr. Suikasta uğramadan önce şöyle demişti: herkes harika olabilir çünkü herkes birilerine fayda sağlayabilir. Faydalı olmak için üniversite diplomasına ihtiyacınız yok. Faydalı olmanız için özneniz ile yüklemenizin uyumlu olması gerekmiyor. Faydalı olmak için platonu ya da aristotelesi bilmeniz de gerekmiyor. 2 termodinamik ve fizik kuramını bilmenizin de gerekmediği gibi incelikle dolu bir kalbiniz olsun yeter ve sevgiden beslenen bir ruhunuz. Martin Luther King Jr.
Ve şimdi kahrolası gözaltı torbacıkları, Rolando Asuero'ya üç paslı aynanın önünde şöyle diyordu :" Acıları kendi kendime yaptım, yıllarımı içtim."
Bkz: Bir musibet > Bin nasihat.
Her musibet bir sonraki için insanı daha dayanıklı kılacaktır. Dionysius "Acı, acının ilacıdır" derken belki de bunu kastediyordu. Tanpınar olayların birbirlerine karşı birtakım görevleri olduğunu düşünür ve şöyle der; "Hadiseler kendiliğinden unutulmaz. Onları unutturan, tesirlerini hafifleten, varsa kabahatlilerini affettiren daima öbür hadiselerdir." Tek başına dinlemeye tahammül edemeyeceğimiz iki notanın birlikte kullanımından şahane bir müzik, dilimize dahi dokundurmayacağımız iki lezzetsiz gıda birleştiğinde harikulade bir yemek ortaya çıkabildiği gibi, kederler başka dertlerle harmanlandığında sekine haline dönüşebilirler.​Musibetler insanı gelecekte bekleyen zorluklara hazırlamakla kalmaz, ileride yapacağı mühim görevler için de özel bir eğitim verirler. Doğduğu günlerde nehre bırakılmakla musibetler dünyasına merhaba diyen Musa Peygamber için yüzyıllar sonra Rabbimiz Kur'an'da şöyle buyuracaktır: "Seni, ey Musa, türlü türlü imtihanlarla sınayıp yetiştirdik" (Taha, 40). Neden başıma bu musibetler geliyor diyen birine verilecek cevap şudur; çünkü Allah senin daha kuvvetli olmanı murat ediyor.
Sayfa 81·Kitabı okuyor
Alıntı