Puan vermedi·510 syf.··
2026 12. kitabı
Sloven yazar Vladimir Bartol' un yazmayı bir tutku haline getirdigi, üzerinde 10 yıl çalıştığı romanı Fedailerin kalesi Alamut. Sloven bir yazar kendi tarihi dururken neden 11. yüzyıl İran tarihiyle ilgili böyle bir kitap yazar ? Hikaye şöyle ; 1927 yılında Paris'te eğitim görürken onun yazar olma hevesini gören bir Sloven arkadaşı, ona bilhassa "Marco Polo'nun Seyahatleri" adlı kitaptaki "Dağların Yaşlı Şeyhi" adlı bölümü okumasını teşvik etmişti. Bu hikâyede İpek Yolu üzerindeki seyahatini sürdüren ünlü gezgin Marco Polo, İran dolaylarında haşhaş ve gizli bahçelerde tuttuğu kızlar sayesinde genç erkeklerden istediği kişiyi cennete gönderip geri getirme kabiliyetine sahip olduğuna ikna eden bir diktatörle karşılaştığından bahsediyordu. Bu gençleri intihar saldırılarında kullanan bu diktatör, bu şekilde büyük bir güç kazanmış ve aslında tarihin ilk terör örgütünü kurmuştu. Hasan Sabbah oldukça zeki ve müthiş manipüle yeteneğine sahip birisi. Öyleki insanların saflığını,cahilliğini ve inançlarını kullanıp dini adanmışlığı politik emellerine alet etmeyi harika bir şekilde başarıyor. Dönemin en önemli adamlarını suikastlerle öldürmeyi başarıyor. Tabii bunda cennetin anahtarını elinde bulundurduğuna ve Allah' tan sonra ikinci adamın Seydunası olduğuna inanan dailerin katkısı büyük. Kitap beni çok etkiledi.Zaman ve dünya ne kadar değişirse değişsin insanlığın düşünce ve duygularının pek bir değişime uğramadığını bir kez daha iyice anlamanın hüznünü yasadım. Günümüz dünyasında yaşayan kitleler ve insanlar, bilimin getirisini kesin bilgiler haricinde hâlâ kendilerini ve yaşamakta oldukları inançlarını sorgulamaktan çekiniyorlar. Bilimi hayatlarının mümkün olduğunca en uzağına yerleştiriyorlar. Tıpkı Hasan Sabbah ' ın bilinç seviyesi ne kadar düşükse fanatiklikte o derece
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250,1bin okunma
Marcus Aurelius /Kendime Düşünceler
2/10
·132 syf.··
2026 35. kitabı
Stoa Felsefesi içeren, kişisel gelişimin bilindik cümlelerinin tekrarlandığı,bol bol "Tanrılar şöyle,tanrılarınız böyle"gibi öğütlerin yer aldığı,Zeus ve mitolojik figürlere fazlasıyla inanılan bir düşünce kitabıydı.Altı çizilecek çok cümle bulurum zannettim ama "çok tanrılı "öğütler hiç etki bırakmadı:)
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
3/10
·328 syf.··
2026 24. kitabı
Kitapları yarım bırakabilme gibi bir özelliğim olsaydı bu kitabı ilk 20. sayfada bırakırdım. Bittikten sonra kendimi sorgularken buldum, neden kendime bu eziyeti çektirdim diye. Kitabın öyle ters ahlaki açıdan kötü bir tarafı yok hakaret ve kadını aşağılama daha çok ön planda açıkçası en azından benim tarafımdan. Benim sevmediğim kısım karakterler. Erkek karakter Nikolas’ı bana verseler leş çuvalı gibi duvardan duvara savururdum. Bütün bildiğim hakaretleri saydırmamı hak ediyor. Bencilliği, gereksiz egosu, kadın karaktere davranışları ki bence kendisi tam bir kadın düşmanıydı. Tess’e ilk karşılaştıkları andan son sayfalarına kadar olan davranışları bence iğrençti. Pişmanlıklarını okumak da haliyle inandırıcı gelmedi. Aşk mı ben asla hissetmedim. Hele o aşk itirafı neydi öyle romantik olmaktan çok uzaktı sol gözüm hala seğiriyor. Önce kızı gereksiz yere boş tehditleriyle taciz etmeye başladı ki aşırı saçma olay aynen şöyle oldu. Kız zaten anksiyete sorunları olan korkak birisi. Annesi bu Nikolas’ın babasıyla evleniyor diye adamın ailesi ile tanışmak için akşam yemeğine gidiyor. İlk karşılaşmaları da böyle başlıyor işte adamın elleri kana bulanmış ellerini yıkayıp ailesinin yanına geri geliyor ve kıza elini uzatınca kız korkudan bir afallıyor elini uzatamıyor. Tess donakalmışken çekip yanaklarından öpüyor bu sırada da tehdit etmeyi es geçmiyor. “Bu bana yaptığın son saygısızlık bir dahakine elimi sıkacaksın.” Sonra yine aynı akşam kızı bakışlarıyla da taciz ediyor pis sapık!! Bitti mi sandınız bitmedi yine kızı tehdit etmeye devam ediyor. YEmin ederim hakaret ede ede okudum bu kısımları sen kimsin ya kimm vasıfsız. Her bulduğu fırsatta kızı aşağılamalar, kısıtlamalar, zorla evlendirmeye çalışmalar, zorbalamalar zaten kızı sessiz eşek olarak gördü bence. Tess’e
Günahkârın OyunuMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202689 okunma
İnsanoğlu Kaderinden Kaçabilir mi?
Puan vermedi·208 syf.·
2026 18. kitabı
Jinn ve Phyllis uzay gemilerinde güzel bir tatil yaparken yakaladıkları içinde mesaj olan bir şişe ile hikayemizi bizlere ulaştırırlar. Şişeden çıkan kağıtlar Ulysse adlı bir uzay gezgini tarafından yazılmıştır. Yazılanlar ise Jin ve Phyllis'in kahkaha atacağı kadar uçuk kaçıktır. Ulysse yanında bir profesör ve yardımcısı ile beraber Dünya'dan ayrılıp yeni yerler keşfetmek için uzay yolculuğuna çıkarlar. Belli bir süre sonra da Dünya'ya benzeyen yaşanabilir bir gezegen olan Soror'a ulaşırlar. Üç gezginimiz bu gezegene ayak bastıklarında her şey yolunda gidiyor gibidir. Hatta öyle ki burada insanlarla bile karşılaşırlar. Fakat çok geçmeden bu gezegenin farklı gerçeklikleri ile acı bir şekilde tanışırlar. Soror'da insanlar vahşiyken, maymunlar uygarlığın efendileridir! Ulysse daha hikayenin başında arkadaşlarından ayrı düşer. Maymunlar onu tutsak ederler. Ona tıpkı bir deney hayvanı gibi davranırlar. O ise bu duruma ayak uydurmak yerine farklı olduğunu, nereden geldiğini göstermek ister. Baştaki çabaları başarısız olsa da zamanla kendisiyle ilgilenen Zira adlı şempanze sayesinde amacına ulaşır. Fakat amaca ulaşmak yeterli midir? Zaius gibi yobaz orangutanların olduğu yerde elbette yetersizdir. Ulysse bir süre sonra bu gezegende var olmak yerine kaçmak gerektiğini kavrar. Bunun için mücadelesine devam eder. Hikaye boyunca sadece Ulysse'in kendini kurtarma çabalarına şahit olmuyoruz. Onunla birlikte maymunların hükümdarlığını tanıyor ve sebebini keşfediyoruz. Keşfettiğimiz sebep bizleri şaşırtacak olsa da mantığımıza uygun geliyor. Ulysse bu süreçte bir de Nova adlı nispeten vahşi bir insanla yakınlaşıyor. Çocuk sahibi oluyor. Bu da aslında onun Soror'dan kaçma düşüncesini tetikliyor. Hikayemizin çarpıcı sonu ise akıllarımıza bir soruyu getiriyor: İnsanoğlu
Maymunlar GezegeniPierre Boulle · İthaki Yayınları · 20186,7bin okunma
Spoiler içerir
7/10
·280 syf.··
2026 3. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:35
Gençliğiyle ve güzelliğiyle dikkat çeken Dorian, ressam arkadaşı Basil'in modelliğini yapmaktadır. Basil, onu Henry ile tanıştırdıktan sonra Dorian'ın hayata karşı bakışı değişir. Henry'nin verdiği bir kitaptan çok etkilenir. Sadece hayattan zevk almanın peşine düşer. Sibly'nin intiharından sonra Basil'in çizdiği portresine yaptığı iyilik ve kötülüklerin yansıdığını fark eder. Çünkü Sibly'nin intiharına onun sebep olması tablodaki o çok güzel yüzü çirkinleştirmiştir. Portresi çizilirken ettiği dua gerçekleşmiştir. "Keşke hep bu tablodaki gibi kalsam!" Seneler boyunca yaptığı kötülükler tabloya yansır ancak Dorianda ne bir çirkinlik ne de bir yaşlanma belirtisi vardır. Tablosunu yaptığı için Basil'i suçlayan Dorian, bir gün onu öldürür. Sibly'nin abisinin onu öldürmek için peşine düşmesiyle işler daha çok sarpa sarar. Adamdan kurtulsa da günahlarının yüklerini taşıyamaz hale gelir. Tabloyu yok etmeye karar verir. Tabloya sapladığı bıçak adeta büyüyü bozar. Bıçak Dorian'a saplanmış olur, o an oracıkta ölür ve tablodaki tüm çirkinlik kendi vücuduna sirayet eder. Tanınamaz bir hale gelir. Onu öldüğü yerde bulanlar bile üzerinde eşyalar sayesinde tanırlar. Kitaptan beklentim biraz farklıydı o yüzden bazı noktalarda çok şaşırdım bazen de çok sinirlendim. Sanırım ben Dorian'ı ahlaki olarak daha farklı bir boyutta canlandırmıştım gözümde. Okurken bazı cümleleri sosyolojik bir tespit içerdiği kanısıyla tekrar tekrar okuyup düşündüm, bu açıdan zevkliydi. Ancak bazı konuşmaları okurken çok zorlandım. Nedense hep dış görünüşün yanılgısına kapılıyoruz. Güzel biri kötü olamazmış, yakışıklı bir adamın yaptıkları aklanabilirmiş gibi. Uzun süre önce tanıştığımız birini tanıdığımızı sanmak gibi. Özellikle üst sınıf olarak adlandırılan kesimin bencillikleri, hayatlarını
1000Kitap
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,4bin okunma
1/10
·56 syf.··
2025 63. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2025 00:00
şöyle abuk subuk kitapları abartmayı bırakın artık ya. baştan sona falso ve saçmalık. hele ki çocuğun küçücük yaşta yazıldığı konum????? şaka mısınız???? ayrıca müslümanlık mistik bir öğreti değildir, tasavvuftan ibaret değildir. böyle saçmalıkları insanlara okutup garip garip düşüncelere sokmanın manası yok.
1000Kitap
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,5bin okunma