Söylenti Dergi

Söylenti Dergi
@soylentidergi
Söylenti Dergi | İki Aylık Edebiyat Dergisi | Satın alma veya yazarlık için mesaj atarak ya da soylentidergi/gmail.com adresine mail göndererek iletişime geçebilirsiniz.
Dergi
37 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Zamir: İnsan İnsana Saplanmak İçin Var
10/10
·368 syf.··
2022 1. kitabı
İnceleme: Gaye Nur Karabay Hakan Günday’ın basılan son eseri olan Zamir, yeraltı edebiyatına farklı bir soluk getirdi. Okurken insanın içini garip bir hisle kaplayan bu eser, “İnsan nasıl barışır?” sorusuna yanıt arıyor. Biz de bu eşsiz eseri sizler için inceledik. Bir savaşın içinde dünyaya gelen Zamir’in sürüklenen hayatını ve iç yaşamını konu alan Günday; verdiği toplumsal mesajlar, savaşın getirdiği ağır psikolojik sorunları bize iliklerimize kadar hissettiriyor. Hakan Günday, eserlerinde insanın insana saplanmak için var olduğunu dile getiriyor. Bu cümleyi olumlu da olumsuz da anlayabiliriz aslında. Okurken eski kitaplarından da alıntı yaptığını fark etmemek mümkün değil. Özellikle ilk kitabı olan Kinyas ve Kayra’yı anımsatan alıntıları görmezden gelmek mümkün değil. Kinyas ve Kayra’da “Ama bil ki, zihnin cehennemindir ve sonsuza kadar yaşayacak!” diyen yazar, Zamir’de de “Çünkü aklım bir cehennemdi.” diyerek hala aynı noktada olduğunu gösteriyor bizlere. Kitabın genel olarak konusuna baktığımızda, savaşın içine doğan ve bir patlamayla yüzünü, gülüşünü, gözyaşlarını kaybeden Zamir’in bir yardım şirketi tarafından kullanılmasıyla hayatı bambaşka bir yola girer. Hayatına giren insanlardan hep bir şeyler öğrenen ve etkilenen Zamir, dünya yeni bin yıla girerken savaşın içinde olan dünyaya Birinci Dünya Barışı adlı vakıfta barış satan birine dönüşür. Günday, barış satmaktan kastını da şöyle belirtiyor: “Tuttukları dilek için bile para verir insanlar. Havuzlara, kuyulara para atarlar. Dileğini bile satın almaya çalışmış birine de barış hediye edilmez, satılır.” Kitapta; Afrika, Suriye, Almanya, İngiltere ve Amerika olmak üzere beş farklı yerde göçmenliğe neden olan olay ve savaşlar anlatılıyor. Yazar, bu olaylar ışığında dünya gündemini ve ülke politikacılarını
Edebiyat
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,2bin okunma
Reklam
Veba Geceleri: Osmanlıda Bir Salgının Anatomisi
Puan vermedi·544 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
“Ölenleri İstanbul’a kolera diye yazarsan ‘salgın’ olur, konsoloslar elçiler karışır; ‘yaz ishali’ diye yazarsan unutulur, kimse bir şey fark etmez” Veba Geceleri; Nobel ödüllü dünyaca ünlü Türk yazar Orhan Pamuk’un yayınlanmış en son romanı. Yazar bu kitaptan ilk olarak YKY tarafından çıkartılan Kitap-lık isimli dergide bahsetmişti. 30 yıldan fazla bir süredir kafasında kurguladığını ve araştırmalar yaptığını ifade etmişti. Orhan Pamuk 4 yıldır üzerinde çalıştığı romanını geçtiğimiz ay biz okuyucularıyla buluşturdu. -Covid-19’un Gölgesi Altında Veba Gecelerini Okumak- Günümüz koşullarına Covid-19 salgınına oldukça benzer yanları bulunan bir hastalığı ve karantina sürecini ele alan kitap Osmanlı ile günümüz Türkiyesi arasında bir zaman yolculuğu yarattı. Bu benzerlikler kitaba olan ilgiyi daha da artırarak tarihin tekerrürünü gözler önüne serdi. Veba Geceleri 1900 ve 1901 yıllarında Rodos civarlarındaki hayali bir Osmanlı ada vilayetinde geçiyor. Dönem II. Abdülhamid dönemi fakat kalan her şey aslında başarılı bir kurgudan ibaret. Kurgu bir ada vilayeti olan bu yerde 1894 yılında başlayan ve Hindistan ile Çin’den uzanan bir veba salgını konu ediliyor. Salgının başlaması ile birlikte çocuklar, kadınlar ve bütün bir halkın Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıf ve güçsüz bir döneminde yaşananları ele alarak anlatıyor. Roman karakterleri arasında Osmanlı’nın en ünlü karantina doktoru olan Vali Sami Paşa, Hanım Sultan ve Subay karakterleri gibi isimler. -113 Mektup- Abdülhamid’in yeğeni Pakize Sultan’ın torunu Mina Mingerli’den 1900’lu yıllarda, Hatice Sultan’a yazmış olduğu 113 adet mektubun içeriklerinin derlenmesiyle oluşturuyor kitap. Yazarın muhalif görüşü ve Osmanlı Devleti’nin en güçlü dönemlerini değil çöküş dönemini konu alması da akıllardaki Orhan Pamuk’u
Roman
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma
Corona Günlerinde Öneri: Kızıl Ölümün Maskesi
10/10
·216 syf.··
2020 2. kitabı
Günümüzde dünya Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) ile savaşıyorken, gotik edebiyatın tanrısı olarak kabul edebileceğimiz Edgar Allan Poe, daha önce Kızıl Ölümün Maskesi adlı kitabında da bir salgın hastalıktan ve bu hastalığın öldürücülüğünden, yaşanan hikayelerden bahsediyordu. Eşinin tüberküloza yakalanmasından çok etkilenen Poe, bu hastalık için “korkunç bir acı ve ani baş dönmesiyle başlıyordu; sonra derideki gözeneklerden kan gelmeye başlıyordu” betimlemesini yapmakta. soylentidergi.com/kizil-olumun-ma...
Kızıl Ölümün MaskesiEdgar Allan Poe · İthaki Yayınları · 20132,228 okunma
Yuvarlağın Köşeleri İncelemesi
Puan vermedi·318 syf.··
2020 1. kitabı
Yuvarlağın Köşeleri, üstadın etika türündeki özdeyişlerini kapsayan yapıttır.İki bölümden oluşan yapıtın Birinci Bölüm’ünde 1940-1960 yılları arasında yazdığı 1961’de yayımladığı ve 33 başlık altında topladığı 432 etikası bulunuyor. Kitabın İkinci Bölüm’ünde ise üstadın 1961-1981 yılları arasında yazdığı eşi Yıldız Arun ve büyük oğlu Gün Arun tarafından seçilen 58 başlık altında toplanan 704 etikası bulunmaktadır. Sıralamasının Gün Arun’un yaptığı İkinci Bölüm hazırlanırken Birinci Bölüm örnek alınıp müsveddelerdeki başlıkların korunmasına ve varsa tarihlerinin belirtilmesine özen gösterilmiştir. soylentidergi.com/yuvarlagin-kose...
Yuvarlağın KöşeleriÖzdemir Asaf · Epsilon Yayıncılık · 2006897 okunma
Varoluşçuluk Üzerinden Yeraltından Notlar İncelemesi
10/10
·140 syf.··
2019 1. kitabı
Yeraltından Notlar, üzerinde oldukça fazla incelemeler yapılan eserlerden biri. Yazıldığı dönemin çok çok ilerisinde olan dahiyane bir kitap. Bu nedenle fazlasıyla kıymeti bilinmesi gereken eserlerden birisi. Kitap hakkında kısaca bahsedecek olursak; iki bölümden oluşuyor. İlk kısım “yeraltı”, ikinci kısım ise “notlar” bölümü. İlk kısımda yaratıcı monologlar ile derin bir şekilde psikolojik analiz yapıldığını söyleyebiliriz. Okurken bana Oğuz Atay’ı anımsattı. Diğer kısımda ise, ilk bölümdeki anlatıya vurgu yapacak şekilde bir hikaye okuyorsunuz. “Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.” Yeraltından Notlar, varoluşçuluğu barındıran ilk eser olarak sayılmakta. Özellikle varoluşçuluğun yaşam üzerine temellenmesini karakter açısından ele alan bir kitap. Sadece edebiyat alanında değil felsefe alanında da oldukça önemli. Yazıldığı döneme ve yazılanlara bakıldığında önemli detayın çok önceden cereyan ettiğini söylüyoruz. Örneğin, kitaptaki psikolojik analizler ve yansımaları çok güçlü olmakla birlikte, Freud’un psikanaliz olgusundan çok daha önce yazılmış olduğunu dile getirmemizde bir sakınca olmaz. Aksine fazlasıyla ilginç ve dikkat çekici detaylardan birisi. Kitabın karakterine göre, modernite dönemindeki insanının belirli bir karakteri yoktur. 19. yüzyıl insanı ahlaki bakımdan karaktersiz olmalıdır, bu bir zorunluluktur. Çifte kişilik teması Dostoyevski’nin Öteki kitabındaki karakterde olduğu gibi Yeraltından Notlar kitabındaki karakterimizde de görülür. “Tembellik, bütün kusurların anasıdır.” Türk edebiyatındaki Lüzumsuz Adam, Aylak Adam kitaplarının ana karakterlerindeki gibi bir flaneur kavramını bu karakterimizde de
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,4bin okunma
Reklam