İnceleme: Gaye Nur Karabay
Hakan Günday’ın basılan son eseri olan Zamir, yeraltı edebiyatına farklı bir soluk getirdi. Okurken insanın içini garip bir hisle kaplayan bu eser, “İnsan nasıl barışır?” sorusuna yanıt arıyor. Biz de bu eşsiz eseri sizler için inceledik.
Bir savaşın içinde dünyaya gelen Zamir’in sürüklenen hayatını ve iç yaşamını konu alan Günday; verdiği toplumsal mesajlar, savaşın getirdiği ağır psikolojik sorunları bize iliklerimize kadar hissettiriyor. Hakan Günday, eserlerinde insanın insana saplanmak için var olduğunu dile getiriyor. Bu cümleyi olumlu da olumsuz da anlayabiliriz aslında. Okurken eski kitaplarından da alıntı yaptığını fark etmemek mümkün değil. Özellikle ilk kitabı olan Kinyas ve Kayra’yı anımsatan alıntıları görmezden gelmek mümkün değil. Kinyas ve Kayra’da “Ama bil ki, zihnin cehennemindir ve sonsuza kadar yaşayacak!” diyen yazar, Zamir’de de “Çünkü aklım bir cehennemdi.” diyerek hala aynı noktada olduğunu gösteriyor bizlere.
Kitabın genel olarak konusuna baktığımızda, savaşın içine doğan ve bir patlamayla yüzünü, gülüşünü, gözyaşlarını kaybeden Zamir’in bir yardım şirketi tarafından kullanılmasıyla hayatı bambaşka bir yola girer. Hayatına giren insanlardan hep bir şeyler öğrenen ve etkilenen Zamir, dünya yeni bin yıla girerken savaşın içinde olan dünyaya Birinci Dünya Barışı adlı vakıfta barış satan birine dönüşür. Günday, barış satmaktan kastını da şöyle belirtiyor: “Tuttukları dilek için bile para verir insanlar. Havuzlara, kuyulara para atarlar. Dileğini bile satın almaya çalışmış birine de barış hediye edilmez, satılır.”
Kitapta; Afrika, Suriye, Almanya, İngiltere ve Amerika olmak üzere beş farklı yerde göçmenliğe neden olan olay ve savaşlar anlatılıyor. Yazar, bu olaylar ışığında dünya gündemini ve ülke politikacılarını