9/10
·712 syf.··
2023 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2023 00:00
dune serisi ile tanışmam, dune kitabının filminin çıkması ile olduğunu utanarak söylemeliyim. o zamandan beri de okumak için fırsat kolluyordum. açıkçası serinin uzun kitaplardan oluşması göz korkutmuyor desem yalan olur. tüm bu sayfa karmaşasının gözünüzü korkutmasına izin vermezseniz eğer, bir çöl gezegeni kurgusuna hoşgeldiniz. temel unsurlara bakacak olursak, klasik bir imparatorluk ve onun yönetiminde bulunan soylu ailelerin ve onların görevlendirildiği gezegenlerden oluşan bir sistem. soylu aileler bir nevi derebeyi. atandıkları bölgeyi kalkındırmak ve para kazandırmak bu kazançtan da imparatora hakkını vermesi gerekiyor. şu noktaya kadar, dünya düzeninin uzaya taşınmış hali olarak görüyoruz. biraz daha derine inersek, baharat ticareti ve o ticaretin ana unsuru choam şirketi ile baharat loncası. pasta çok büyük, pay almak için bekleyenlerse sırada efenim anladığınız üzere. tüm bunların yanında ezilen halk fremenler. gezegenin tüm zorluğunu halkın bu kısmı yaşıyor. ama hayalleri çok güzel. kitapta beni en çok etkileyen de bu olmuştu. `bir gün çocuklarımız diğer gezegenlerde olduğu gibi burada da suların olduğu havzalarda koşup oynayacaklar' başarmışlar da. açıkcası bunu ileriye taşıyacak çaba azim ve birlik olma içgüdüsü vardı. kitapla ilgili anlatılacak çok şey var aslında ama bi kaç başlıkta ilerleyeceğim. - bene gesseritler, bir amaç uğruna dini ve siyaseti bir topluluk nasıl kurar ve yönetir ise, aynı derecede örgütlenmişler. tek bir okul, tüm evreni yönetimine katacak bir sistem. takdire şayan ve bir okadar da ürkütücü. muadibin bile varoluşu hatta fremenlerle arasındaki ilişki bile bu tarikatın bir ürünü olması... ne desem az. etkileyici ve ürkütücü bir güç bu insanlar için. bilim, ruhani güç ve siyaset birleşimi. - fremenlerin kendi aralarında olan
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
“Maziden kalan okumalardan…”
10/10
·391 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
DİGENES AKRİTES ANADOLU'NUN BÜYÜK DESTANI Digenes Akrites, Bizans döneminde yaklaşık 11–12. yüzyıllarda şekillenmiş bir destandır. Tam olarak tek bir yazarı olduğu söylenemez; sözlü anlatı geleneğinden beslenerek zaman içinde yazıya geçirilmiştir. Anadolu'da geçen kahramanlık, aşk ve mücadelelerle örülü bir anlatıdır. Bu destan, Anadolu’nun yalnızca tarihi olaylarla değil; efsaneler, kahramanlar ve sözlü anlatılarla da şekillenen zengin bir kültür mirasına sahip olduğunu gösterir. Konusuna gelecek olursam; Digenes’in hikayesi aslında ailesinin hikayesiyle başlar. Babası Arap kökenli güçlü bir emirdir. Bir gün Bizanslı soylu bir ailenin kızı olan annesiyle karşılaşır ve ona aşık olur. Bu aşk, iki farklı kültürün karşı karşıya geldiği bir dönemde büyük bir değişimin başlangıcı olur. Annesini ailesinden almak için mücadele eden baba, sonunda onunla evlenir ve Bizans topraklarında yeni bir hayat kurar. Bu evlilikten doğan Digenes, yalnızca iki ailenin değil, iki farklı dünyanın da çocuğudur. Arap ve Bizans kültürlerinin arasında yetişen Digenes, zamanla sınır bölgelerinin en güçlü koruyucularından biri haline gelir. Genç yaşlarından itibaren cesaretiyle tanınır. Haydutlarla, düşman savaşçılarla ve kendisine meydan okuyan güçlü kişilerle mücadele eder. Karakterindeki onur, sadakat, cesaret ve sevdiklerine bağlılık onu destanın unutulmaz kahramanlarından biri yapar. Digenes’in Eudokia ile olan ilişkisi ise onun yalnızca bir savaşçı değil, duyguları olan bir insan olduğunu da gösterir. Eudokia için mücadele eder, onu korur ve onunla birlikte bir hayat kurar. Destan yalnızca savaşları değil; aşk, aile, bağlılık ve kader gibi insanı yüzyıllar boyunca etkileyen temaları da işler. Destanı okurken beni en çok etkileyen şey Digenes’in anne ve babasının aşk hikayesiydi. Farklı
Edebiyat
Anadolu'nun Büyük DestanıDigenes Akrites · Kalkedon Yayınları · 20094 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·420 syf.··
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 02:24
Hayvanlaşan İnsan İnsan hayvanlaşmıyordu insanın özü hayvandı... Émile Zola – Hayvanlaşan İnsan: İçimizdeki İlkel Canavarın Anatomisi ​Giriş: İnsanın Özündeki Vahşet ​İnsan dedikleri canlı, zaten başlı başına bir hayvan değil midir? Bizleri medeni gösteren maskelerin altında, sadece ortaya çıkmayı bekleyen ilkel ve hayvani içgüdüler yatar; tıpkı kendi çıkarlarımız uğruna bir başkasının canına kıymak gibi. Émile Zola'nın bu eseri incelenirken, hikayedeki olay örgüsünden önce bu felsefi altyapıyı ele almak gerekir. Romandaki hemen her karakter, içten içe birinden intikam almayı düşünüyor ya da öldürme isteğiyle yanıp tutuşuyor. Hikayemiz gayet sakin başlarken, Roubaud’nun, karısı Séverine’in küçükken üvey babası tarafından tecavüze uğradığını öğrenmesiyle büyük bir kırılma yaşanır. ​Gelişme: Gurur, Arzular ve Raydan Çıkan Hayatlar ​Bu noktada Roubaud’nun verdiği tepki oldukça dikkat çekicidir. Roubaud, bu durumu karısının çocuk yaşta uğradığı bir trajedi olarak görüp ona şefkat göstermek yerine, tamamen kendi erkeklik gururuna ve mülkiyet hakkına yapılmış bir saldırı olarak algılar. Karısının istismara uğramasını adeta bir aldatılma, bir "boynuzlanma" gibi düşünmesi, içindeki ilkel mülkiyetçi öfkeyi tetikler. Bu hastalıklı gurur, Séverine'in üvey babası olan Başkan Grandmorin’in öldürülüp tren raylarına bırakılmasıyla geri dönülemez bir şiddet sarmalına yol açar. Olay, diğer bir karakterimiz olan makinist Jacques’ın cesede tanık olmasıyla devam eder. ​Jacques, içindeki büyük öldürme arzusuyla yanıp tutuşan bir adamdır ve bu vahşi sahne onun içindeki arzuları tekrar uyandırır. Onun bu karanlık dürtüsü genellikle kadınlara yöneliktir; onlarla yaşadığı herhangi bir birliktelik sırasında onları boğma ya da göğüslerine bıçak saplama isteğiyle yanıp tutuşur. Ta ki Séverine’i görene
Hayvanlaşan İnsanEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,961 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:39
Othello, Venedik ordusunda başarılı bir Mağripli generaldir. Güzel ve soylu Desdemona ile evlenir. Ancak subayı Iago, kıskançlık ve nefretle Othello’yu kandırarak karısının sadakatsiz olduğuna inandırır. Bu yalanlar yüzünden Othello yavaş yavaş delirir ve trajik bir son yaşanır. Kısa, yoğun ve çok etkili bir oyun. Hatta Shakespeare okumalarım içinde en beğendiğim oyunu. Okuması kolay, dili ağır değil. Hala günümüzü çok iyi anlatıyor: dedikodu, yalan, gaslighting ve aşırı kıskançlık her dönemde aynı şekilde yıkıyor. Özetle güvenini kaybeden insan, her şeyi kaybeder.
Edebiyat
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
7/10
·171 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:48
#kitapyorumum Bu eseri Shakespear ve Fletcher beraber yapmışlardır. İki soylu akrabanın aynı kıza aşık olması ve kızın hangisini seçeceğini bilemediği için yaşanan olayları anlatıyor. Shakespeare'ın yazdığı bölümler zengin bir fantazinin ürünüdür. Flecher'ın yazdığı bölümler ise tartışan ve çarpışan kişilerin ifadelerinden daha çok retorik oluşu ile ayırt ediliyor. Seven okurlara tavsiye ediyorum.. Kitapla kalın...
İki Soylu AkrabaWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021646 okunma
Hem kitabı okunmalı hem de filmi izlenmeli
10/10
·424 syf.··
2026 25. kitabı
-DETAYLI BİR İNCELEME YAPTIM SANIRIM VE BU KISIM SPOİLER İÇEREBİLİR- Romanımızın başkarakterleri Darcy ve Elizabeth’tir. Elizabeth kitap okumayı, sohbet etmeyi seven, aile bağları kuvvetli, yaşadığı döneme göre evlenmesi gerektiği bilincinde olan ama bunun da mantık evliliğinden çok sevgiye dayanması gerektiğini düşünen bir genç kızdır. Kardeşleri ise onun aksine annelerinin de telkinleriyle balolarda iyi bir kısmet bulmaya çalışmaktadır. Darcy ise yaşadığı dönemde soylu sınıfına mensup, toprak sahibi olan ve bunun getirdiği zenginlik sayesinde tanınan, varlıklı ve bir o kadar da kibirli birisidir. Olaylar Darcy ve arkadaşının baloya katılmasıyla başlar, Elizabeth ile Darcy arasındaki ilk temas da burada gerçekleşir. Öncelikle kişisel tahliller üzerinden inceleyecek olursak Darcy ve Elizabeth kesinlikle aynı kafa yapısına sahip değiller. Zaten normal şartlarda Elizabeth gibi dönemine göre normal özelliklerde olan bir kızın Darcy gibi birisiyle olması da pek mümkün görünmüyor. Ancak Elizabeth’in baloda Darcy’e yaptığı ilk çıkışla Darcy tarafından fark edildiğini ve zihnindeki bazı tabuların yıkıldığını görmekteyiz. Daha sonrasında ikili arasında gelişen olaylarda da Darcy’nin zannettiğinin aksine Elizabeth kendisini ve ailesini daha iyi açıklama fırsatı bulur, kadınların ve erkeklerin dönemine göre nasıl baskı altında olduklarına dair görüşlerinden bahseder ve tabiki Darcy’nin etkilenmesi kaçınılmaz olur. Bence Darcy ve Elizabeth aynı anda etkilenmiyor birbirinden kitabın en sevdiğim yönlerinden birisi de bu :) kitapta da ve filmde de bariz şekilde Darcy’nin Elizabeth’i gördüğü zaman heyecanlanması, ani hareketleri, göz teması kurmaktan kaçınması bize bunları gösteriyor :)) EK BİLGİ: KİTABI OKUDUKTAN SONRA FİLMİNİ DE İZLEMENİZİ ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM, GAYET KİTABI
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,7bin okunma