Bizler başkaları, hatta kendimiz için tek bir şey değiliz, pek çok yönümüz var. Amerikalı büyük psikolog William James bu yönlerden en az üçünü belirlemişti: Ben ve benim diye düşündüğümüz her şeyi içeren maddesel kendilik, başkalarıyla etkileşimimize bağlı olan sosyal kendilik (insanın, onu tanıyan ve zihninde ona dair bir imaj taşıyan kişilerin sayısı kadar "sosyal kendiliği" vardır) ve manevi kendilik (insanın içsel ve öznel varlığı, psişik yetileri ya da yaradılışı).
| Anil Ananthaswamy
Zavallı dostum, batmışsın sen, boğazına kadar batmışsın batağa, gidiyorsun. Biçare, işinden başka hiçbir şey göremez, duyamaz, konuşamaz olmuş. Ama böylesinin yolu açıktır, yakında büyük işler başarır, en yüksek mevkilere yükselir... Bizde buna meslek sahibi olmak diyorlar. Bunun için zekâya, iradeye, ruha gerek yok; bütün bunlar lüks. Bu adamın hayatı böyle geçip gidecek ve ruhunun birçok yanı hiçbir zaman açılmayacak... On ikiden beşe kadar dairede iş, sekizden on ikiye kadar da evde, vah zavallı!
Seneca'nın, "Karakterin yapısının kanıtları, küçük ayrıntılarda da bulunabilir" sözünü de göz önünde bulundurmaya değer ki, insan tam da dikkat etmediği küçük ayrıntılarda karakterini gösterir ve bu yüzden başkalarını bir nebze olsun dikkate almayan sınırsız egoizm sık sık küçük eylemlerde, salt tavırlarda rahatlıkla gözlemlenebilir; daha sonra, büyük davranışlarda kendini yadsımaz ama maskelerin ardına gizler. Böyle bir fırsat kaçırılmamalıdır. Eğer bir kimse, yaşamın küçük gündelik olaylarında ve ilişkilerinde, yasa küçük şeylerle ilgilenmez kuralının geçerli olduğu durumlarda, başkalarını dikkate almadan davranıyor, salt kendi yararını ya da kendi rahatını, başkalarının zararına arıyorsa; bunun için gereken her şeye uyum sağlıyorsa vb. onun yüreğinde adaletin yer almadığına, yasanın ve şiddetin elini bağlamadığı durumlarda, alçak bir herif olacağına inanılmalı ve ona artık eşiğin ötesinde güvenilmemelidir. Kendi kulübünün yasalarını, hiç korkmadan çiğneyen birisi, bir tehlike görmediğinde devletin yasalarını da çiğneyecektir.
Baskalari dedigin bir sestir, sadece bir sestir senin için, elini degdir, kollarinla simsiki sar, dudaklarini kilitle onun dudaklarina, duydugun gene senin elin, senin kollarin, senin dudaklarindir."
Ah! İşte kibirli ve bencil bir yaratılış! Hele şükür, başkasının özsaygısını baltayla delmek isteyen, ama kendisininkine iğne batırıldığında bağıran insanoğlunu yeniden buldum.”