Şimdi ne desek faydasız yoksunuz
Bir karanlıktır bıraktığınız arkanızda
Yüzünüzü görmek mümkün değil artık
Kulaklarımızda yalnız aksi kaldı gülüşlerinizin
Hani yokluğunuz bu kadar uzun sürmeyecekti
Hani giderken yine gelirim demiştiniz
Vefasızlık bile yakıştı size
Güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz
“Onu bana bağışla!” diye Tanrı’ya dua edemediğim halde çoğunlukla o benimmiş hissine kapılıyorum. “Onu bana ver!” diye Tanrı’ya dua edemiyorum. Çünkü o başkasının.
Bir başkasının onu nasıl sevebildiğini, sevmeye nasıl hakkı olduğunu bazen anlamıyorum, çünkü onu yalnızca ben o kadar yürekten ve o kadar fazla seviyorum ki, ondan başka ne bir şey tanıyor, ne bir şey biliyorum; ondan başka da bir şeyim yok zaten!