Serap Fidancı

Serap Fidancı
kırmızı küçük oyuncak arabalar
Kütüphaneci, Tarihçi
Doktora
Kadıköy
44 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yürüyüş
Ne de olsa her yürüyüş, içimizdeki Keşiş Pierre'in Kutsal Topraklar'ı Kafirlerin ellerinden alarak yeniden fethetmemizi vaaz ettiği bir çeşit haçlı seferidir.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Okumaz Yazmaz
9/10
·48 syf.··
2025 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 10:13
Agota Kristof’un Okumaz Yazmaz’ı, yalnızca bir yazarın yaşamöyküsü değil; insanın kendi dilinden, toprağından, hafızasından kopmasının nasıl derin bir çölleşmeye dönüştüğünün acı bir kaydı. Kristof’un her satırı, başka bir ülkeye sığınmanın yalnızlığını, yeni bir dilde yaşamanın yarattığı sessizliği ve köksüzlüğü iliklerine kadar hissetmiş birinin tanıklığıyla dolu. Bu kitapta, dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, insanın kendine açılan kapısı olduğunu görüyorsunuz. O kapı kapandığında ise geriye kalan: sosyal bir çöl, kültürel bir çöl… Kristof’un yabancı bir memlekette tutunmaya çalışırken yaşadığı yoksunluk, kayıplar ve anlaşılmama hissi öyle yalın bir dille anlatılmış ki, okurken kendi içinizde de bir boşluk ürperiyor. Ona uzaktan baktığınızda güçlü bir kadın görürsünüz; oysa sayfalar arasında sürgünün sessizliğinde kendini yeniden inşa etmeye çalışan kırılgan bir insan saklıdır. Okumaz Yazmaz, göçün yalnızca fiziksel bir yer değiştirme olmadığını, bir insanın ruhunun da yerinden söküldüğünü hatırlatıyor. Dilini kaybeden birinin hafızasının nasıl eksildiğini, ne kadar iyi niyetli olursa olsun hiçbir ülkenin “ev” olamadığını, insanın içindeki özleme ve yabancılığa karşı ne kadar çaresiz kaldığını anlatıyor. Kristof’un hayatına, acılarına, direnişine bakarken, belki de en çok şunu hissediyorsunuz: İnsan bazen yaşamak için gittiği yerde yavaş yavaş kendini kaybediyor. Ama yine de yazıyor, çünkü kaybolmamanın tek yolu bu. Agota Kristof’u seviyorsanız bu kitabı okurken sanki onunla aynı masada oturuyor, tüm sessizlikleriyle baş başa kalıyorsunuz. Sevmiyorsanız da, bu incecik kitap size bir insanın dilini, ülkesini, çocukluğunu, hatta adını kaybetme hikâyesiyle dokunuyor. Kısacık ama ağır. Sessiz ama sarsıcı.
Alıntı
Okumaz YazmazAgota Kristof · Can Yayınları · 20233,706 okunma

Serap Fidancı

, bir kitap okudu
9/10
·48 syf.··
3 günde okudu
·
2025 38. kitabı
Agota Kristof
8.4/10 · 3.706 okunma
Sosyal çöl
Fabrikada herkes bize nazik davranıyor. Gülümsüyorlar, konuşuyorlar bizimle fakat hiçbir şey anlamıyoruz. Çöl burada başlıyor işte. Sosyal çöl, kültürel çöl. Devrim günlerinin ve kaçışın heyecanı yerini sessizliğe, boşluğa, önemli bir şeye hatta belki de tarihe tanıklık ettiğimiz duygusuna kapıldığımız günlere duyduğumuz özleme, memleket özlemine, aile ve arkadaş özlemine bırakıyor. Buraya gelirken bir şeyler bekliyorduk. Beklediğimiz neydi bilmiyorduk ama kesinlikle bu değildi: Bu kasvetli işgünleri, bu sessiz akşamlar, bu değişime kapalı, sürprizsiz, umutsuz, donuk hayat.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Alıntı
Kristiania
Limandan çıkınca, fiyortta, yorgunluktan terlemiş, doğruldum şöyle bir; karaya baktım; şehre, bütün evlerinin pencereleri ışıl ışıl Kristiania'ya, şimdilik hoşça kal dedim.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Alıntı