2/10
'Milliyətçi bir rəssamın Führer'ə, yəni diktatora çevrilməsinin gerçək tarixçəsi' Herhangi bir cismin düşüş derinliği daima son durumu ile, düşmeden önce bulunduğu durumu arasındaki mesafe ile ölçülür (157. səh). Adolf Hitler ● Açıqlama: 1. 'Parazit' deyə xitab etməm o demək deyil ki, insanların seksual həyatı məni maraqlandırır, yox, sadəcə olaraq ümumi alqılara görə fikrimi izah etməyə çalışıram. 2. Açılımı: Qida Təhlükəsizliyi Agentliyi. 3. VVerner Maser'in 'Adolf Hitler' adlı biografik əsərində haqqında yazdığım mövzuya geniş yer verilir, baxa bilərsiniz. 4. Chuck Palahniuk özünün 'Ölüm Pornosu' kitabında bu barədə yazıb. 5. Hakan Günday'ın ilk əsəri olan 'Kinyas ve Kayra'nın baş qəhrəmanlarından biri. 6. Replika 'Ezel' serialına aiddir. 7. 125. səhifəyə aid olan alıntıdan kəsinti. Tam fikir belə idi: 'Propaganda daima ve sadece kitlelere hitap etmelidir. Aydınlar için yahut aydın denen kimseler için propaganda değil, ilmi izahat yapılmalıdır'. 8. Mənbə: Henrik Eberle & Matthias Uhl/Hitler Kitabı. 9. Mənbə: Henrik Eberle & Matthias Uhl/Hitler Kitabı. İsadan sonrakı təqvim 2016-cı ilin avqust ayının 18-ini göstərirdi və mən Stalin'in cəza olaraq insanları sürgün etdiyi torpaqlardan könülsüz olaraq ayrılmışdım. Yanımda iki çantam vardı və paltarlarım olandan daha da böyük olan digərinin içərisi - əsuslar olsun ki - nə spirtli içki ilə, nə də uşaq ikən dayımdan tez-tez istədiyim sarışın Nataşalarla dolmuş idi, yalnız - çoxlu - kitablar vardı. Klassik və underground əsərlər.. Bir də əlçatmazlıqdan pdfini - müdürdən xəbərsiz - vərəqə çap etdiyim vərəq-kitablarım. İçlərində ən gözdəm olan 'Mein Kampf' əsəri idi və onun da yanına zorla bir şüşə "pay olaraq filankəsə verərsən" deyilib içərisinə dürtüşdürülən vodka qoyulmuşdu. Azərbaycana çatdım, stüardessalar məni
İnceleme
KavgamAdolf Hitler · Anonim Yayıncılık · 202112,8bin okunma
SS General
10/10
·260 syf.·
2019 83. kitabı
e Yayınlarınca 1983 yılında Savaş Romanları : 5 serisi olarak 260 sayfa ile basımı yapılan, Yazar Sven Hassel kaleminden, Türkçe Çevirisi Hüsnü Mengenli tarafından yapılan Orijinal Adı "SS General" olan Savaş Romanı türü kitap SS Generali 2.Dünya Savaşı öncesi Almanya' da yaşayan işsiz bir Danimarkalı olan Yazar dönemin Alman ordusuna yazılır ve Almanya'nın yönetimi Hitler ve ekibinin eline geçince firar teşebbüsünde bulunur ve yakalanır. Yetkililerce Ceza Taburu olarak kurulan ve 2. Dünya Savaşı sırasında cephenin en tehlikeli yerlerine sevk edilen ve kendi deyimince "Lanetliler Taburu" adını alan birliğe sevk edilir ve bu birlikte görevlendirilir. Görev yaptığı ve kendi deyimi ile Lanetliler Taburu olan ve suçlulardan oluşan bu birlik ile 2. Dünya Savaşı sırasında bir çok yerde görev yapar ve hayatta kalmayı başarır. İşte bu görev yaptığı sıralarda yaşadığı olayları savaş sonrası kaleme alarak kitaplaştırır. Orijinal Adı SS General olan kitap ilk defa 1960 yılında basılır. Ülkemizde ise e Yayınları tarafından 1983 yılında basımı yapılır. Yazar, serinin 5. olan kitabında kısaca; görevli olduğu Ceza Alayı'na bağlı 27. Tank Taburu ile Doğu Cephesinde, Volga Nehri kıyılarında, Stalingrad ve çevresinde bir Alman askeri olarak savaşa ve savaş içinde yaşamaya dair yaşadıklarını ve etrafına arkadaşları ile birlikte yaşattıklarını, savaş, ölüm, kan, kabus, dehşet kelimelerinin yetersiz kaldığı satırlardan oluşan müthiş bir kitap daha. Meraklılarını özellikle tavsiye edilir. Keyifli! okumalar...
1000Kitap
SS GeneraliSven Hassel · E Yayınları · 199944 okunma
Reklam
En büyük zalimler kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkar.
Puan vermedi·568 syf.·
2023 17. kitabı
Uzun bir süre boyunca dünyanın görünüşte en medeni, yüksek eğitimli toplumlarından biri olan Almanya, neden kendisini koca bir kıtayı cenazeevine çeviren bir ölüm makinesine dönüştürdü? Almanya neden kendisini bir adamın, Shirer'in küçümseyici bir şekilde "serseri" olarak bahsettiği adamın çılgın imhacı emirlerine teslim etmişti? Dünya, 1923'teki birahane darbesi komik bir fiyasko olan Chaplinesk bir figürün, bir "serseri"nin, yönetimi bir kıtayı kapsayan ve bin yıl sürme tehdidinde bulunan soykırımcı bir Führer olmasına neden izin verdi? The Rise and Fall of the Third Reich: Nazi Almanyası Tarihi bu sorulara cevap arıyor: Amerikalı gazeteci William L. Shirer'in, Nazi lideri Adolf Hitler'in Avusturya'da 1889'daki doğumundan Dünya Savaşı'nın sonuna kadar Nazi Almanya'sının yükselişini ve düşüşünü anlattığı ilk kitaplardan biridir. Kitap ele geçirilen Nazi belgelerine, propaganda bakanı Joseph Goebbels'in, General Franz Halder'in ve İtalya Dışişleri Bakanı Galeazzo Ciano'nun mevcut günlüklerine, Nürnberg mahkemelerinden elde edilen kanıt ve tanıklıklara, İngiliz Dışişleri Bakanlığı raporlarına ve yazarın hatıralarına dayanıyor. Eser ilk olarak 1960 yılında ABD'de Simon & Schuster tarafından yayınlanmış. Hem Amerika Birleşik Devletleri'nde hem de Avrupa'da en çok satanlar listesine girdi ve Almanya dışında kritik bir başarı elde etti; bu başarı elbette ki tesadüf değil, Almanya'da kitaba yönelik eleştiriler satışları canlandırmış. Yazarın Almanya'da geçirdiği altı yıl (1934'ten 1940'a kadar) bir gazeteci olarak, gazeteler, United Press International (UPI) ve CBS Radio için Nazi Almanya'sı hakkında haber yapması dönemin ruhunu anlayıp yansıtması açısından da bir hayli özel. Çalışma, başlangıçta dört bölüm halinde yazıldı ve yayınlandı, ancak daha büyük bir tek ciltlik
Nazi İmparatorluğu 3. CiltWilliam L. Shirer · İnkılap Kitabevi · 201073 okunma
9/10
·376 syf.··
2023 97. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2023 23:49
"Hangisi daha önemli," diye sordu adam. "Yolculuk mu yoksa varacağın yer mi?" "Sana kimin eşlik ettiği," dedi kadın. Latin edebiyatına her ne kadar erkek egemenliği hakim olsa da bence Allende tek başına bu egemenlikte eşitliği bozacak bir ağırlığa sahip. Yazarın kitaplarını okuduğumda her seferinde aynı duyguları hissediyorum. Yazar karakterlerini öyle kurguluyor, onlara öyle bir ruh üflüyor ki bu karakterleri unutmanız mümkün değil. Yazarın kitapları insana bir doluluk, derin bir yaşanmışlık hissi veriyor. Bu romanı da istisna değil. Yazar bu kitabında her ne kadar bir çiftin hayatını konu ediyor olsa da aslında bence arka planda yazar kendi ülkesinin yakın tarihine ışık tutan bir kitap yazmış. 1930’ların sonlarında İspanya İç Savaşında General Franco ve Faşistler Cumhuriyetçileri yenerek hükümeti devirirler. Bunun sonucunda yarım milyon İspanyol ülkesini terk etmek zorunda kalır. Tıpkı Amerikan İç Savaşı gibi bu iç savaş da insanları birbirinden ayırmış. İnsanlar arkadaşlarını, ülkelerini hatta ailelerini geride bırakmışlar. Bu insanlar öncelikle Fransa’ya sığınırlar. Bunlardan biri Roser diğeri de Roser’in karnındaki bebeğinin amcası Victor adında bir kalp doktorudur. Fransa’daki toplama kampında 20 bine yakın insan ölmüştür ve bunların birçoğu da çocuklar oluşturmuştur. Şanslı olanlar Roser’in karnındaki gibi doğmamış çocuklar olmuştur. Bu kitap her şeyden önce tarihi olaylara dayanır, karakterler de olaylar kadar gerçektir. İspanya’yı kasıp kavuran iç savaşa Şilili şair Pablo Neruda kayıtsız kalamaz ve oradaki insanlara yardım etmek için Şili devlet başkanının izniyle SS Winnipeg adında bir gemiyi İspanya’ya gönderir. İki bin İspanyol sığınmacı ile birlikte Roser ve Victor da bu gemiyle Şili’ye doğru yola çıkar ve 2. Dünya Savaşı’nın patlak verdiği gün Şili
Edebiyat & Roman
Denizin Uzun TaçyaprağıIsabel Allende · Can Yayınları · 2022232 okunma
Vatan ve Führer için - İnanmış Bir Çocuğun Doğuşu ve Yıkılışı
Puan vermedi·320 syf.·
2022 29. kitabı
Merhaba, Tarihte yer almış olayları en iyi nasıl anlayabiliriz? bu soruyu kendime sorduğumda bulduğum cevap tabiki olayı resmi tarih algısından daha iyi kavramamızı sağlayacak en iyi belge hatıratlardır. tabiki olay olduktan sonra olayın ana aktörlerinin yazdığı hatıratlar olduğu gibi birde olayın tam içinde ölüm bölgesinde olan küçük aktörlerin hatıraları resmi tarih algısını yıkıp olayın gerçek yüzünü, acıları, yokluğu sefaleti görmemizi sağlayacak olandır. Bartmann, savaşın ilanından sonra doğu cephesinde ; Ukrayna ve daha sonra Barbarossa harekatına katılmış, Rusya'da rasputitsa denilen yağmurları, general kışı ve ölümü iliklerinize kadar hissettiğiniz bir kitap olmuş kitap doğrudan yazardan mı çıktı yoksa bir editörün elinden mi geçti onu bilemedim çünkü ; edebi üslubun çok iyi kullanıldığı bir eser olmuş gerçekten çok profesyonelce olmuştu. ölüm ve ölüme yaklaşmanın kişisel tarihini çok iyi tasvir eder bir eser olmuş daha sonra Bir Askerin Anıları eserini okuyacağım tabikii elimizde bulunan eser alt rütbe bir askerin olduğu için daha çok sıcak çatışma anlarını ve yokluğu hissediyorsunuz. Gerçekten, başka kaynaklardan Alman silahlı kuvvetlerinin (Wermaht) mensupları Nazi partisi milisi SS'in yaptığı zulmü eleştirirken, bir SS mensubu olan Bartmann'ın Wermaht'ı disiplinsizlikle suçladığı bölümü ve kış kamufulajının yanlışlıkla, sabotaj sonucu yaz kamufulajı ile değitirildiği ilk kez duyduğum bilgilerdi bunun yanında kendisinin bir istihbaratçıyla karşılaşması ve devamında esir kampına düşmesi SS mensuplarının suçlanarak alman silahlı kuvvetler mensupları tarafından esir kamplarında asılmasını, ilginç olarak bir diğer bilgide kamplarda esir olmasının yanında hala askeri disiplini devam ettiren almanlar kesinlikle bir takdire şayan gerçekten anılar zaten bu türden enterasan
Tarih
Vatan ve Führer İçinErwin Bartmann · Kronik Kitap · 2018621 okunma
Konu, Nazi Almanyası'nın arka planında ki adam Martin Bormann...
6/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2022 17:53
2. Dünya Savaşı konulu romanların üstadı diyebileceğimiz Jack Higgins’in “Parola” başlıklı, 365 sayfalık kitabı, Nisan 1977 tarihinde Altın Kitaplar yayınevi tarafından piyasaya verilmiş. Kitabı elinize aldığınızda ilk tepkiniz, orijinal başlığı görünce oluyor. 1976 yılında “Valhalla Exchange” ismiyle basılan orijinali, dilimize “Valhala’da Değişiklik” (olasılıklardan en uygunu bence!) yerine senaryo ile hiçbir bağlantısı olmayan “Parola” olarak çevirmişler. Hâlbuki kitabın daha başında “İskandinav mitolojisine göre, savaşta ölenlerin gideceği büyük odaya” gideceğine inanan Martin Bormann, kendisi yerine başkasını gönderiyor. Kitabın başlığı ile bağlantısı da böyle kurulabilir. Kitabın senaryosunun çıkış noktası, Hitler'in kişisel sekreteri ve Üçüncü Reich'ın en güçlü Nazi yetkililerinden biri olan Martin Bormann'ın ölümüyle ilgili şüphe ve spekülasyonlar. Kimine göre intihar etti, kimine göre yakalanıp SSCB’ne götürüldü. Bazılarına göre de kaçmayı başardı. İşte, Higgins bu son varsayımdan yola çıkarak bir roman yazmış. Daha yazının başında eklemem gereken nokta, Jack Higgins’in Martin Bormann’ı konu edinen iki roman yazdığıdır. Burada değindiğim eserini yazarken, gerçek ismi olan Henry Patterson (takma adı Jack Higgins) adını kullanmış, ama bizde ki yurtdışındaki bazı baskılarda, satış rakamlarına etkisi nedeniyle, takma ismi ile satışa sunulmuş. Diğer kitap olan, “Martin Bormann Testament” (Martin Bormann’ın Vasiyeti” / 1962) bildiğim kadarıyla dilimize çevrilmemiş. (Not: Her ikisini okuyanlar, diğer kitabın daha iyi olduğunu yazıyor!) Kitap 1976 yılında küçük bir Bolivya köyünde başlıyor. Kısa bir süre önce, bu Allah’ın bile unuttuğu köye gelen Ricardo Bauer isimli yaşlı bir Alman, aradan fazla bir zaman geçmeden ölmüştü. London Times muhabiri O’Hagan, söz konusu
Roman
ParolaJack Higgins · Altın Kitaplar · 197716 okunma
Reklam