Öteki kalpaklı da onun uşağıdır. Yunan işgalinde o uşak da Yunanlılarla birlik olmuş, casusluk yapmış, son anda bizim orduya geçmiştir. Yunanlılara çok çok milis öldürtmüştür. Bunları da bütün kasaba halkı biliyor. Hacı Remzi de Rus cephesinden kaçmış, dağlarda saklanmış, İstiklal Harbi bitince de arkasında asker elbisesi giymiş on kişiyle elinde bayrak kasabaya girmiş, kasabalılar da alçak deyyus Hacı Remziyi milli kahraman olaraktan yediden yetmişe karşılamışlardır. Bütün kasaba halkı da Remzinin bir hain kaçak olduğunu biliyordu.
İnsanoğlu güzelliğe böylesine hayran kalabiliyorsa, bu savaş ne, bu biribirlerini yeme, aşağılama, bu akan suya, uçan kuşa, yaprağın üstüne konmuş kelebeğe düşmanlık niye? Deli mi bunlar, deli mi? Bu yaşa geldim, çok savaşlardan, ölümlerden, zulümlerden, dostluklardan, sevgilerden, mutluluklardan, ölümüne sevdalardan geriye kaldım, şu insanoğlunu anlamadım gitti. Ne tuhaf, ne çılgın bir yaratık.