Serhat Işık

Serhat Işık
@sserhadser
Afife
Bazen ciddi şeyler konuşulurken yalnız ikimizin anlayacağı kelimelerle ona taş atıyordum. Afife, çok kere bu kelimeleri karşılıksız bırakmıyor, bunu yapamadığı vakit gizli bir bakışla beni tehdit ediyor, yahut dudağını ısırarak ve gülümseyerek başını öte tarafa çeviriyordu. Münasebetimizin bu gizli tarafı ne kadar aşka benzeyen bir şeydi...
Edebiyat
Reklam
Kemal yaş dediğimiz ve fırsatını bulursak maddi menfaat, mevki, gösteriş, tahakküm vesaire hırslarımızı doludizgin salıverdiğimiz bu tam erkeklik yaşında insan için aşk, ancak muhakeme ve tahlile kadir mütekâmil kafa ve kalblerin vergisidir.
Duygu ve Düşünce
Bu şimdi artık toprak, çamur olanlar ömürlerinde benim gibi böyle bir saadete aday olup da onu birtakım, temelli temelsiz vesveselerle reddettilerse ne kazandılar diye söylendi. Evet, ne kazanmıştılar? İşte yapan da yapmayan da aynı toprağı, aynı çamuru oluşturduktan sonra, hep bir sonuç için kesin olan saadetleri tepmek cinneti neye yaramıştı? Şimdi değil, öldükleri anda, hatta yaşarlarken ne kazanmışlardı? Hayatın böyle büyük fedakârlıklara, feragatlere, ağır vazifelere tahammül ve liyakati mi vardı? Bu yalnız, insanların, özellikle insaniyetin selamet ve rahatı için konulmuş, kesin felaketleri engellemek için düzenlenmiş bir kanun değil miydi? İnsaniyet ile insanlığın bu mücadelesinde yine kim mağlup olmuş, hâlâ kim mağlup oluyordu? Hem niçin hayatta binde bire nasip olmayan büyük saadetleri böyle feda etmeli, sonu ölüm olduktan sonra niçin hayatı da böyle esassız kanunlar için zorla ziyan etmeliydi? Hatta insanlık, hatta tabiatın bizatihi kendisi buna yöneltip zorlamıyor muydu insanı?
Alıntı
Ama beni kahredişini unutmamak Nastyenka! Senin o berrak, lekesiz mutluluğuna kara bir bulut gölgesi düşürmek; duyduğum acıdan yakınarak yüreğine dert olmak, onu gizli pişmanlıklarla sızlatmak, en mutlu anlarda bile bir parça üzüntüyle çarpmasına neden olmak; onunla kol kola rahibin huzuruna yürürken o kapkara buklelerine tutturdu­ğun narin çiçeklerin bir tanesini bile kırma ihtimali... Ah, asla, asla! Senin göğün hep berrak olsun, tatlı gülüşündeki ışıltı ve dinginlik hiç eksilmesin; bir başka yalnız, minnettar yüreğe bahşettiğin o bir anlık mutluluk ve neşe için talihin hep açık olsun! Tanrım! Bir anlık mutluluk! Koskoca bir ömürde az şey mi?
"Bir zamanlar birisinin ona, hayaletlerin ölen insanların ruhu olduklarını ve bunu bilecek hissiyata sahip olmadıklarını söylediği geldi aklına; bir an için duraksayıp acaba gerçekten ölmüş ve bunun farkına varmamış olabilir miyim diye sordu kendi kendine."
Reklam