On yedisinde sürgüne gönderilen bir delikanlının evli bir genç kadına âşık olduktan sonra yaşadığı buhranı anlatır. İmkânsız aşkın ruh halini nasıl çöküntüye uğrattığını kusursuz bir dille anlatan reşat nuri güntekin’e bir kez daha hayran oldum. Afife'yi öyle bir anlatmış ki kitap ilerledikçe Kemal Murat'la beraber Afife'ye olan hayranlığınız artıyor, Kemal Murat'la beraber Afife'ye aşık oluyorsunuz, bir zaman sonra Afife'yi aklınızdan çıkarıyor ve sonra yeniden tutuluyosunuz. Şu ana kadar okuduğum en iyi aşk romanı buydu sanırım. Reşat Nuri, sen ne büyük bir adamsın.
Ateş GecesiReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20211,243 okunma
Ahmet Ümit'in bu kitabı en az diğer kitaplarındaki kadar başarılı kurgusu ve işlediği tarihî unsurlarla öne çıkan bir eser. Özellikle kitabın hemen başında, ilk tablette, Patasana'nın "ben zalimler çağında yaşayan bir alçağım" minvalindeki söylemleri ve yaptığı hatalardan dolayı kendisine yönelttiği sert eleştiriler bende büyük heyecanlar yarattı. Ancak kitabın ilerleyen bölümlerinde yazarın karakteristik özelliklerinden biri haline gelen yapmacık diyaloglar ve bazı bölümlerdeki özensizlik, romanın güçlü kurgusunu gölgelemiş. Arkeoloji grubunun diyalogları, çoğunlukla yazarın anlatmak istediği konulara - yemek kültürü, politik meseleler, tarihsel çatışmalar - hizmet edecek şekilde düzenlenmiş, bu da doğal olmayan bir etki bırakıyor. Romanın en dikkat çeken özelliklerinden biri şüphesiz Hititler’in kültürü ve tarihine dair verdiği bilgiler. Patasana’nın tabletleri üzerinden anlatılan savaşlar, katliamlar ve aşk hikâyeleri, tarihi bilgileri sıkıcı olmaktan çıkararak zevkli bir hale de getirmiş. Fakat bence yazar, tabletlerde anlatılan olaylarla şimdiki zamanda yaşanan olaylar arasındaki bağlantıyı kurmakta zorlandığı için tablet bölümleri gerilim öğeleriyle dolup taşarken, ana hikaye bölümleri "ee, bu kadar mıydı?" dedirtiyor.
Kitaptaki katilin son ana kadar gizlenmesi için gösterilen çaba ise bende yapay bir izlenim bıraktı. Polisiye türü gurmeleri bilir ki genellikle, mantıklı sebepleri olan karakterlerin katil olmadığı gerçeği yazılı olmayan bir kuraldır. Bu bağlamda Ahmet Ümit'in, katilin sürpriz olması adına girdiği çaba, romanın akıcılığına zarar vermiş ve ikna edicilikten çok uzaktı.
Sonuç olarak, "Patasana" eğer tabletlerin sunduğu öyküyü ana hikâyeyle daha iyi bağdaştırabilseydi, çok daha başarılı olabilirdi. Buna rağmen, üç bin yıllık bir hikayeyi günümüz
Sinan Meydan'ın da dediği gibi düşe batırılmış gerçekler. Kitap bugünkü tarihimize ışık tutan Osmanlı'nın özellikle son 200 yılını anlamak adına özenle yazılmış. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatını en başından beri anlatan, onun düşünce hayatını, arkadaşlarını, etkilendiği fikir adamlarını, dine ama özelikle de İslam dinine olan bakış açısını ve daha birçok şeyi bu kitapta bulabileceksiniz. İttihat ve Terakki partisinin, jön Türkleri, Sultan Abdülhamid ve daha nicesiyle tanışacaksiniz. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Kaleminize sağlık sn. Sinan Meydan...
Turkiyedeki her bireyin, ozellikle de genclerin kesinlikle okumasi gereken bir kitap. Daha once bildiklerinizin neredeyse yuzde doksani yanlis. Dogrulari ve acimasiz gercekleri ogrenmenin tam vakti!