storyofreader

storyofreader
@storyofreader
Avukat
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi
Mersin
988 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Oğlum, yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek. Her gün bir şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek.”
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·724 syf.··
2022 141. kitabı
Birçok cümle buldum yine kendime cımbızla çekip ayırdığım. Böyle kitapları çok seviyorum. Bazı eserler yazıldığı zamandan çok sonra değerlenir. Çünkü yazılan zamanda tarih başka dertler ile boğuşmaktadır hatta boğulmaktadır. İşte bu kitapta onlardan biri. Hayatımda okumaya en uzun süre ayırdığım kitap.  Bazen kelimeler arasında sıkışıp bırakıyor ve insana kendini aptal hissettiriyordu. Turgut Özben’in arkadaşı,dostu Selim Işık’ın  intihar etmesi sonucu başlayan yeni hayatına, yakınını kaybeden herkes gibi büyük bir acı ve boşluk hissine kapılarak Selimle olan hatıralarıyla arkadaşlarıyla yeniden Selimsiz yaşamaya çalışmaktadır. Hayat ne kadar neşe doluysa ölümden sonra da o kadar soğuk ve mantıksız. Zamanının çok ilerisinde bir roman. Hatta “Zamansız Bir Roman”.Her devirde okunabilecek bir başyapıt. Sanki lise çağlarında şiire, romana merak saran genç bir yazar olduğu izlenimini veriyor. Ama usta bir kalem cambazlığı marifetini gördüğümü söylemeden edemeyeceğim. Ayrı bir parantez açmam gerekirse en beğendiğim nokta hikayenin asıl kahramanı olan Selim’in kitabın son kısmındaki günlükleriydi. “Tutunamayanlar” her devirde her zaman olabilecek bir oluşum.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
“Yalnızca yapmaya alışkın olmadığımız şeylerden pişmanlık duyarız. Sizde pişmanlık uyandıran şeyleri sık sık tekrarlarsanız, bu duyguyu kısa sürede yok edersiniz.”
“Bizi sakinleştiren, körleştiren ve bize iyilikten çok kötülük getiren bu yalancı umut.”
Puan vermedi·343 syf.··
2022 213. kitabı
Marquis de Sade, her şeyden önce önyargıya karşı savaşın onurlu, tutkulu, yılmaz ve sarsılmaz bir neferiydi. Bu niteliğinden hareketle Sade, onu okumadan önce önyargılarını bir kenara bırakmayanları, anlattığı öykülerdeki vahşet, derin şehvet duyguları ve sadizm unsurlarıyla egale etmeyi başaracağının farkındaydı. Hangi çağda ve kimler tarafından okunursa okunsun, önyargının olduğu yerde Sade’ın kendisi gibi eserleri de nefes alamazdı. Sade, Dostoyevski başta olmak üzere birçok önemli sanatçının başucu yazarı. Sade'ı okumak için sağlam bir psikoloji lazım. Çünkü içinde çok büyük bir kin hatta şeytani bir ruh vardır ve bunu kitaplarında kusmuştur. İnsanlara karşı büyük bir nefreti vardır. Felsefi bir roman mahiyetinde olan "Justine", Sade'ın, salt erdemli yaşama ereği güden bir karakterin başına gelen felaketleri anlatıyor. Kitap oldukça etkili bir şekilde yazılmış. Her tecavüz girişiminde sürekli erdemin peşinden giden masum Justine, her acıda susmayı tercih eden toplum gibidir. Kitabı okurken ''Ah Justine keşke kötü yola düşseydin daha az acı çekerdin'' diyeceksiniz. İşte tam olarak budur toplumların durumu. Sade inanılmaz bir imge yolu seçmiş kendine. Bu yolla da hayli sarsıcı bir kitap ortaya koymuş. Sade hapisten hapse sürüklenirken başyapıtı olan Justine'in kendi kitabı olduğunu hep reddetmiş. Deli damgası yedikten sonra dahi kitabı yazdığını kabul etmemiş. Aslında amacı başından beri toplumun reddettmeye çalıştığı şehvet ve şiddeti gözler önüne sererek inanç ve kurumları çökertmek. Pisliğe batmış insanların yaşam tarzları erdem olarak adlandırılıyorsa buna tamamen karşı çıkar. Cinselliğin tamamen tabu olduğu bir dönemde yazdığı eserler tam olarak baş kaldırıdır.
Justine - Erdemin FelaketleriMarquis de Sade · Chiviyazıları Yayınevi · 20181,161 okunma