Bu kadar keskin bir bakış, geçici olmayan bir ilginin habercisi olabilirdi ancak. Zehra'ya dikkatle baktı. Acaba duru bir su damlasına benzeyen bu kız bu limanda demir atacak, karar tutturacak mıydı ?
Sayfa 76
Şu numaradan bana çağrı geldi, kocama ait, onu geçen gün defnettik. Peki kocanızın telefonu şimdi nerede, diye sormuş çocuk. Şey, onunla birlikte, onu tabutun içine koymuştuk ama az önce beni aradı. Açtınız mı? Şey, önce açmadım, korktum ama sonra onu geri aradım, açmadı.
Sayfa 109·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ey her şeyi bildiğini sanan Bil Dağı'nın kuşları Çıkın yuvanızdan da anlayın şu dünyayı Öğrendikçe şaşacak, şaştıkça anlayacaksınız Bildiğini paylaşıp işe yarayacaksınız."
Dostluk zor zanaat...
Dostlukta aradığımız değişmezliğin ve sarsılmazlığın temeli güvenilir olmaktır. Güvenilir olmayan hiçbir sey değişmez değildir. Ayrıca yalın, ortak ve aynı şekilde düşünen yani aynı durumlardan etkilenen kişi dost seçilmelidir, bütün bunlar güvenilir olmakla ilgilidir. Zira kafası karışık, birden çok karaktere bürünebilen biri güvenilir olamaz, keza aynı durumlardan etkilenmeyen ve doğası gereği aynı şeyi düşünmeyen biri güvenilir ve değişmeyen biri olamaz. Şu da aynı konuya eklenmeli ki, kişi ne dostuna suçlama yapılmasından hoşlanır ne de suçlamalara inanır, tüm bu hususlar bu noktaya kadar ele aldığım sarsılmazlıkla ilgilidir. Böylece baştan beri söylediğim şu ilke doğrulanmış oluyor: Sadece iyi insanlar arasında dostluk olabilir.
Sayfa 26
Berger
1.ALINTI *İçinde milyonlarca yüreğin attığı şu kocaman kentte tek başınaydı ve şakır şakır yağan hain yağmurdan başka ona kulak veren ya da bakan yoktu.(SF.4) 2.ALINTI *İçimdeki her şeyin ısrarla evimi istediğini hiç bilmezdim, ama , şimdi yazarken bütün özlemim uyanıyor. *Ve bildiğim bir şey var: Eve dönmeliyim.(Sf.44) 3.ALINTI *Eğer biri acı çekecekse, bu kişi yalnızca kendi olmalıydı.(Sf.46) 4.ALINTI *Hastalara içeri girmeleri için işaret verilince Berger irkilmişti. Onlardan biriymiş gibi oturmuyor muydu orada, onların hepsinden daha hasta ve ölüme daha yakın değil miydi belki de ? Tuhaftı, böylece oturmaktan ve zamanın akıp gittiğini görmekten başka arzuladığı bir şey yoktu.(Sf.48) 5.ALINTI *Gecenin bir saatinde, umulmadık bir anda yaşamının yitirdiği anlamını ve hedefini bulmuştu sanki.( Sf. 51) • • • ;))))
Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
“Bir su birikintisinin içinde parıldayan ışık gibisin.”
Sayfa 147