Geçmişime, geleceğime, hayatımın bütün zamanlarına bakıyorum ve zamanın bir erozyon olduğunu düşünüyorum. Zaman üstümüzden geçiyor, bizi ve her şeyi incecik rendeliyor, her şeyi toza dönüştürüyor.
O sakin ve sıradan anların hayatlarının en mutlu anları olduğunu içten içe biliyorlar mıydı? Muhtemelen hayır. Hayatlarının en mutlu anlarını yaşayanlar genelde o anları yaşarken değil, yıllar sonra geriye dönüp baktıklarında anlardı bunu.
Agnes gün boyu ve sabaha kadar ağlamanın mümkün olduğunu görüyor. Ağlamanın farklı farklı türleri olduğunu görüyor: gözlerden ansızın boşanan yaşlar, derinden gelen, işkence gibi hıçkırıklar, dur durak bilmeksizin sessizce akan yaşlar.