Ravza-i kûyine her dem durmayıp eyler güzâr
Âşık olmuş galibâ ol serv-i hoş- reftâra su
"Şu su hiç durmadan onun köyünün bahçesine kadar, onun bulunduğu, sevgilinin bulunduğu mahalleye doğru, onun bulunduğu ravzaya doğru hiç durmadan, hiç yorulmadan hiç üşenmeden binlerce yıldır boyuna gidiyor, hiç durmadan gidiyor. Evet evet, galiba bu su ona âşık olmuş, yoksa bu kadar uzun zamandır bu yol çekilmezdi." Şu lirizme bakınız, şu duygu zenginliğine bakınız! Şu ihtişama bakınız!
O hoş salınışlı servi boylu sevgiliye galiba âşık olmuş şu su. Bu gidiş o gidiş. Bu gidişin sebebi ise o servinin ayağını öpebilmek. Tabiatta da su servilerin ayağını öpüyor ya! Hani servileri su kenarlarına diktikleri vakit su her daim onun ayağını öpüyor, ayağını öperek geçiyor, tabir doğru olursa ayağına baş koyuyor ya.. Şaire göre bu baş koyma Ravza'da, Efendimiz'in mübarek bedeninin bulunduğu bahçede olacak, Medine'de. Onun için su (Dicle) hep Medine istikametine akıyor.
Keşke Dicle olsaydık, böyle kara yazılı insan olacağımıza! Böylece vahdet servisine ulaşırdık, belki ayağına düşer şefaat dilenirdik.