Jacques Prevert, ''Çocuklar her şeye sahipler, ellerinden aldıklarımız dışında'' diye yazmıştı; bu cümle tıpkı bir mantra gibi, bütün bu yolculuk boyunca ona kılavuzluk etmişti. Lena, bu çocuklara ellerinden alınan şeyi geri verecek olan kişi olmak istiyordu.