Daldığım derin düşüncelerden birisi de insanların belirli bazı felaketler yüzünden değil de hayatın kendi içinden bir şeyler nedeniyle ağlamasıydı hep, başkalarının yanında keyfine bakmaya uğraşırken üzerimize ışık tutan bir şey.
Ömrümün kışı içinde bir bahar zevki duymak için beni almıştı. Fakat güneşi ısıtmayan, çiçekleri açmayan bu baharın gülleri yok, bülbülleri yok, renkleri ve ışıkları yoktu.
Ve asla olamazdı.
"Her şey bir gün maraza döner, ekselansları, en azından maraz gibi görünene. Memento mori sözcüğünün anlamı da budur. Çoğunlukla beklenenden erken olur."