Babil üstünlüğü döneminde nippur tanrısı enli ve eridu tanrısı enkinin yaratıcı rolleri marduk'a transfer edildi.o tarihe kadar enlile ait olan bel unvanı da Başkent babil'in tanrısı marduk'a aktarıldı.böylece Babil Asur pantolonunda sık sık Baal adına rastlarız.Sümer pantolonuna ait enkinin adı EA,inannanın adı iştar, dumuzi'nin adıysa tammuz olarak değiştirilip Babil pantolonuna mal edildi.Babil mitolojisi de tanrı tammus dumuzi tıpkı Sümer mitolojisindeki gibi tanrıça iştar inannanın sevgilisi ya da kocası olarak tanıtır.
Sayfa 92·Kitabı okudu
...siyasal düşünceler tarihi Sümer'de başlar ve önce edebiyat vardı. Yazılı tarih Mezopotamya'da başlıyorsa, her siyasal düşünce incelemesinin Sümer'e dönmesinden daha doğal bir şey olamaz.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Reklam
bizimkiler dedikse yâni sözüngelişi fârâbi, ibni sina kaşgarlı mahmut filan yâni sümerler sümer âsur bâbil kalde dicle fırat toprakları mezopotamya -geldânî de dense olur kaldeliler de—
Sayfa 96 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okuyor
Şiir
Hz. Muhammed zamanında yalnız kendisi peygamberlik iddiasında bulunmuyordu; onunla birlikte o coğrafyada birçok kişi peygamberliğini ilan etmişti. Peygamberlik inancı o coğrafyada bir nevi kültür olmuştu. Niye ABD’de, Japonya’da ve diğer uzak ülkelerde bu inanç yok! Yaratıcı yeryüzünde yönetime el koymak istiyorsa oralara da görevliler göndermeliydi değil mi?Demek ki ilk zamanlarda Ortadoğu’da kimileri tanrıdan görev alma noktasında bir fikir ortaya atmışlar; onlardan sonra gelenler de bunlar üzerine bazı ilaveler yaparak bu inancı sürdürmüşlerdir. Tanrı görevlendirmesini Sümer inançlarında da görüyoruz. Hammurabi kanununu açıklarken hemen başta, “Sözlerim şu şu tanrıların buyruklarıdır, siz kabul etmek zorundasınız” diyordu ve onun kanunu şu an piyasada var, bu açıklamaları da içeriyor.
Sümer Aşk Tanrıçası İnanna; Akadlarda İştar, İsrail'de Astarta, Yunanlılarda Afrodit, Romalılarda Venüs adı altında saygı görmüş ve varlığını sürdürmüştür. Bugün de İsa'nın annesi Meryem'e, İnanna'ya ait nitelikler yakıştırılıyor. O da İnanna gibi, göğün hâkimesi, sosyal adaletin savunucusu, fakirlerin, ezilenlerin koruyucusu sayılıyor.
Türkmenler: Faruk Sümer'e göre kaynaklarda Oğuzlardan ve Karluklardan tamamen ayrı bir Türkmen ülkesi vardı ve Türkmen adının gerçek sahibi de bunlardı. Nüfusları az olduğu için bu Türkmenlerden sadece, eserini 985'te yazan Mukaddesî bahsetmektedir. Buna göre Türkmenler, İsficab ve Balasagun arasında yaşıyorlardı; İsficab'ın doğusundaki Beruket ve Bulaç adlı kasabalar, Türkmenlere karşı uç şehirleriydi. Türkmen meliki Ordu adlı kasabada oturuyordu. Bartold'a göre Oğuz adı Oğuzlar henüz Moğolistan'da yaşadıkları dönemde mevcutken Türkmen adı ilk olarak batıda ortaya çıkmıştı ve Türkmen sözü Oğuz sözünü yavaş yavaş itmişti.
Sayfa 171
Tarih
Reklam
Reklam