Filistin direnişçi gençler doğuran bir anneydi. Her gün kurban verdiği şehitlerin bir yenisini doğuruyor, direnişe ve özgürlüğe olan vefasını gösteriyordu.
Din
Geleceğin Dünyasından Bir İnsanlık Manifestosu
"Bazen en büyük direniş, bir yabancının uzattığı elle başlar. Zira hakkaniyet, yasaların değil; vicdanın hüküm sürdüğü yerde yeşerir." — "Küresel Sumud Filosu ve İnsanlık Manifestosu" | Elias Thorne (Monografi, 2028)
Sayfa 55 - Kitabın 6. bölümünde, bir barda yaşanan gerilimli bir kırılma anına şahit oluyoruz. Toplum dışına itilen "Değişikler"e (Grilere) karşı yapılan bir haksızlığa, yasalar veya kurallar değil; sıradan bir barmenin ve bir İrlandalının vicdani tepkisi ·Kitabı okudu
Reklam
“Sumud asla vazgeçmemek, her şeye karşı direnmek demek; hiçbir şey yapılamıyorsa, pasif bir direniş demek. Sumud sabır demek, güçsüzseniz ve düşman baskısı altındaysanız, kıpırdamadan durmak demek. Sumud, boyunduruk, hatta işkence altında bile, özgür iradeye, isyan ruhuna sahip olmak; ideallerine, ülkesine olan inancını yitirmemek demek. Sumud (genç kızın sesi çatallaşıyor), her şeye rağmen, Filistin'e inanmaya devam etmek demek.”
Sayfa 46·Kitabı okudu
Filistin direnişi denince akla ilk olarak silahlı mücadele gelse de aslında direniş çok boyutludur. İsrail işgal yönetiminin içeride her türlü silahlı direniş imkân ve kabiliyetini şiddetle bastırdığı, hayatı dayanılmaz hâle getirerek Filistinlileri göçe zorladığı bir ortamda; başlarına ne gelirse gelsin sabrederek, sineye çekerek ve gündelik hayatlarını metanetle sürdürme çabası bile başlı başına bir direniştir. Hatta buna ‘sumud’ denir. Geçmişten beri Filistin’de pasif direniş, silahlı direnişten çok daha yaygın ve süreklidir; bunun öncüsü ise kadınlardır
Sayfa 322·Kitabı okudu
“Filistinlilerin direnişi ve işgalcinin maddi-manevi baskılarına tahammülü çoğu zaman anne karnında başlar. Bebekler, ya direnmek ya da boyun eğmek zorunda kalacakları bir dünyaya doğarlar. Aktif veya pasif direniş ruhunun yeni nesillere aktarılmasında en kritik rolü anneler oynar. Kadınların hayatının hemen her aşaması direnişin bir parçasıdır: Çok çocuk sahibi olmak (yani Filistin’in Yahudileştirilmesine karşı demografik bir mücadele yürütmek), çocuklarını mümkün olduğunca iyi eğitmek (Filistinliler Arap dünyasının en iyi eğitimli kesimlerinden biridir), yoksullaştırma politikalarıyla mücadele etmek, işgalcinin fiziksel ve psikolojik şiddetine ve aşağılamalarına direnmek, hareket kısıtlamalarıyla baş etmek, İsrail’in yok saydığı Filistin kimliğini korumak ve toprakla güçlü bir aidiyet bağı kurmak, İsrail’in kendine ait olduğunu iddia edip tescil ettirmeye çalıştığı yemek kültüründen geleneksel kıyafetlere kadar Filistin kültürünü sürdürmek ve yeni nesillere aktarmak (yani işgalciye karşı kültürel bir mücadele yürütmek), direniş ruhunu ve hafızasını canlı tutup çocuklarına aktarmak, işgalcinin sürekli korku salmasına karşı çocuklarına korkmamayı, cesareti ve dayanıklılığı öğretmek. Ayrıca direniş örgütlerindeki babalar için, şehit düştükleri veya hapse girdikleri takdirde çocuklarına bakacak bir eşlerinin olduğunu bilmek, onların gözlerinin arkada kalmaması açısından önemlidir.”
Sayfa 321·Kitabı okudu
Sumud asla vazgeçmemek, her şeye karşı direnmek demek; hiçbir şey yapılamıyorsa, pasif bir direniş demek... Sumud sabır demek, güçsüzseniz ve düşman baskısı altındaysanız, kıpırdamadan durmak demek. Sumud, boyunduruk, hatta işkence altında bile, özgür iradeye, isyan ruhuna sahip olmak; ideallerine, ülkesine olan inancını yitirmemek demek... Sumud (genç kızın sesi çatallaşıyor), her şeye rağmen, Filistin'e inanmaya devam etmek demek.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam