1/10
·288 syf.··
2026 1. kitabı
konusu ilgi çekici gelmişti fakat yanılttı. başta bilimsel şekilde ele alınacağını düşünüyorsunuz ama maalesef öyle değil yazarın arkadaşı ile sohbet eder gibi şunun başına bu geldi bunun başına bu geldi tarzında bi kitap. hadi onları geçtim merak uyandırıcı değil, bi heyecanı yok anlatım dili sıkıcı ve süregelen tekrarlardan oluşuyor. benim düşüncem zaman kaybı, kitabın özeti ne düşünürsen ona dönüşürsün.
Bilinçaltının GücüJoseph Murphy · Koridor Yayıncılık · 200918,5bin okunma
8/10
·59 syf.··
2026 13. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 01:51
Kitapla tanışma hikayem aslında aynı isme sahip filmiyle başlıyor. İzleyip beğendiğim filmin tesadüfen bir kitap uyarlaması olduğunu öğrenince alıp okumak istedim. Okurken, kendimi yalnızca bir aşk hikâyesinin değil, aynı zamanda aidiyet arayışının, yalnızlığın ve insanın kendi iç dünyasıyla verdiği mücadelenin de içinde buldum. Romanın merkezinde yer alan Arif, bir gün yazar olmaya karar vermiş; ancak hayatında başladığı birçok işi tamamlayamamış bir karakter. Sürekli bir eksiklik hissiyle yaşayan Arif’in iç dünyasına yapılan yolculuk, romanın en etkileyici yönlerinden biri olmuş. Roman boyunca Arif’in İstanbul sokaklarında yaptığı gezintilere eşlik ediyoruz. Bu gezintiler sırasında yaptığı gözlemler ve düşünceleri yazarın güçlü hayal gücü sayesinde yer yer ironik yer yer hüzünlü anlatımı, sıradanlıktan oldukça uzak etkili bir hale getirmiş. Arif’in kimi zaman kendi iç sesiyle, kimi zaman çevresindeki eşyalarla kurduğu hayali diyaloglar, karakterin yalnızlığını ve hayata karşı duyduğu yabancılaşmayı etkili bir biçimde yansıtıyor. Ayrıca Orhan Gencebay ve Sadri Alışık gibi isimlere yapılan göndermeler, eserin kültürel atmosferini zenginleştirirken karakterin duygu dünyasını anlamamı da kolaylaştırdı. Arif’in hayatı, Müzeyyen ile tanışmasıyla yeni bir yön kazanıyor. Müzeyyen; özgür ruhlu, bağımsız ve gizemli kişiliğiyle Arif’i derinden etkiler. Ancak Müzeyyen’in geleneksel kalıpların dışında yaşayan, bağımsızlığına düşkün bir karakter olması nedeniyle ikili arasındaki ilişki başlangıçta samimi ve tutkulu görünse de farklı hayat anlayışları nedeniyle çatışmalı bir hâl almaya başlar. Arif, Müzeyyen’i hayatının merkezine yerleştirirken Müzeyyen özgürlüğünden vazgeçmek istemez. Benim romanda en beğendiğim bölüm ise, Müzeyyen’in Arif’in yarım kalmış hikâyesini okuduğu
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·536 syf.··
2026 235. kitabı
Dan Brown, ünlü simgebilim profesörü Robert Langdon’ın maceralarını bu kez insanlığın en kadim, en felsefi ve en çok tartışılan iki sorusunun peşinde, İspanya’nın fütüristik atmosferinde buluşturuyor: "Nereden geldik?" ve "Nereye gidiyoruz?" Langdon’ın eski öğrencisi, dahi fütürist ve ateist milyarder Edmond Kirsch, dinlerin geleceğini kökten sarsacak ve bu iki soruya bilimsel bir yanıt sunacak büyük keşfini açıklamak üzere Bilbao’daki Guggenheim Müzesi’nde görkemli bir sunum düzenler. Ancak bu sunum trajik bir suikastla yarıda kaldığında, Langdon ve müzenin güzel müdürü Ambra Vidal, Kirsch’in dünyaya ilan etmek istediği o büyük sırrı ve gizli şifreyi çözmek için zamana karşı amansız bir yarışa girişirler. Yapay zeka teknolojilerinden modern sanata, din-bilim çatışmasından insanlığın geleceğine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi merkezine alan yazar; Barselona’nın Gaudi imzalı ikonik yapılarından kraliyet saraylarının dehlizlerine kadar uzanan, yüksek tempolu ve şifrelerle dolu bir kurgu sunuyor. İnanç ile teknolojinin ebedi savaşını popüler edebiyatın en sürükleyici tonlarıyla harmanlayan, okuru insanlığın kökenine ve varacağı noktaya dair düşündüren teknolojik bir gerilim ve gizem şaheseri.
BaşlangıçDan Brown · Altın Kitaplar · 201726,3bin okunma
Puan vermedi·198 syf.·
2026 295. kitabı
Livaneli'nin Serenad kitabında yer alan Nadia Yahudiydi. Yine Livaneli'nin Huzursuzluk kitabındaki Meleknaz bir Ezidi kızıydı. Bülbülü öldürmek kitabında yer alan Tom Robinson siyahi bir insandı ve son olarak Çizgili Pijamalı Çocuk kitabında yer alan Shmuel yine bir Yahudi çocuktu. Farklı kitaplarda yer alıp her biri yüreğimize dokunmayı başarabilen bu karakterlerin hepsinin ortak bir özellikleri vardı: ya sevdiklerinden ayrı düştüler, ya da öldüler... Peki bu insanların suçları neydi? Sadece ve sadece onlara zulmedenlerden farklı bir ırka mensup olmalarıydı... Henüz çok uzak değil şunun şurasında 70-80 yıl önce medeni! olarak nitelendirilen Avrupa'nın göbeğinde yer alan Auschwitz toplama kampı bir diğer adıyla ölüm! kampında yaşanılanlarla birlikte yazar bize o döneme ait etkileyici ve hüzünlü bir hikaye sunmuş. Babası Hitler'in Almanya'sında komutan olan Bruno, babasının görevi nedeniyle ailesiyle birlikte Auschwitz'e yerleşiyor. Yalnız kalan ve hiç arkadaşı olmayan 9 yaşındaki Bruno, yeni şeyler keşfetmek ve yalnızlığına bir nebze çözüm bulma umuduyla evinden çıkıyor ve evinin karşısında yer alan tel örgüler doğrultusunda yürümeye başlıyor. Bu yürüyüşün bir noktasında tel örgülerin diğer tarafında kendisi gibi 9 yaşında olan Shmuel ile karşılaşıyor ve arkadaş oluyorlar. İlerleyen günlerde Bruno hergün ailesinden gizli bir şekilde aynı yere arkadaşıyla buluşmaya gidiyor. Birbirlerini çok seven, sürekli sohbet eden ve tel örgülerin ayırdığı bu çocuklar birlikte oyun oynayabilmek ve daha çok birlikte vakit geçirmek istiyorlar. Bir gün Bruno arkadaşının giyindiği çizgili pijamalardan giyinip, arkadaşının da yardımıyla asla girmemesi gereken tel örgülerin çevirdiği alana giriyor... bundan sonrasını kitaptan okumak daha iyi olacaktır. Kitabın o kadar çocuksu nitelikte
İnceleme
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma
10/10
·224 syf.··
2026 4. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 19:36
"Konan göçer, doğan ölür elbet. Irmak denize, deniz ırmağa kavuşur sonunda; ruh kaynağına, kaynak da ruhuna muhtaç değil mi şunun şurasında?" Bazı kitapların anlamı içeriğinde değil, Ona atfettiğiniz anlamdadır. Bu kitabında benim için anlamı öyleydi, okuyan herkesin o anlamı bulabilmesi umuduyla
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 150. kitabı
H.G. Wells’in o dâhice ve vizyoner hayal gücüyle, insanlığın yüz binlerce yıl sonrasına, 802.701 yılına yapılan o ezber bozan ve sarsıcı zaman yolculuğuna büyük bir merakla katıldım. Yazar, sadece bilimkurgunun temellerini atmakla kalmamış; yer üstünde kaygısızca yaşayan Eloi'lar ile yer altındaki karanlığa mahkûm edilmiş işçi sınıfının torunları Morlock'lar üzerinden muazzam bir sınıfsal ve evrimsel eleştiri sunmuş. Geleceğin o görünüşte ütopik ama aslında dehşet verici gerçekliğiyle yüzleşirken hem insanlığın sonunu sorgulatan hem de temposu hiç düşmeyen, zamanın ötesinde bir başyapıttı.
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,2bin okunma