Felsefe tarihi, çoğu zaman yaşamda karşılığını bulamamış düşüncelerin tarihidir; yaşanamamış iddiaların, bu iddialardan devşirilen imtiyazlı kimliklerin ve o kimliklerin doğurduğu kibirli yargıların tarihi...
Bazılarınız Kennedy'nin baskanlık törenini ve Jacqueline ile John Kennedy'nin kültür önderleri olarak tanınmayı pek istediklerini anımsayacaktır. Törene Robert Frost'u davet ettiler ama Frost'tan önce Ernest Hemingway'i çağırmayı düsünmüşlerdi. Davet etmediler ama "Tören için sunus kitabı" yolladılar. Kitap dönemin seçkin yazarlarına gönderilmiş, onlardan Kennedy'lerin başkanlık dönemlerinin başlamasını kutlayan ya da duygularını yansıtan bir cümle yazmaları istenmişti. Karısının anlattığına göre kitap Hemingway'in eline geçtiğinde bütün gün boyunca ve gece yarısına kadar çalıştıktan sonra göz yaşları içinde ortaya çıkıp karısına "Artık olmayacak" dedi.
"Principia'nın temel zaafı, içerdiği 'ana fikir'e indirgenebilirdi: Gezegenlerin hareketini, birisi yerçekimi ve diğeri Tanrı'nın verdiği ilk dürtü olmak üzere iki kuvvetin yönettiği fikriydi bu: 'Saf mekanik nedensellik ilkesi, ilahi unsur anlayışının doğmasına yol açar.' Dolayısıyla, Newton'ın evreninin merkezinde Tanrı ve din vardı."
"Newton yalnızca tüccar sermayesi devrinin ürünü değildi, kabaca 1640'tan 1688'e kadar sürdüğü kabul edilen İngiltere'deki burjuva devriminin de ürünüydü."