"Bazen iki kere iki beş eder.
Hatta bazen üç eder.
Bazen aynı anda hem beş hem üç ettiği de olur."
Dünya, üç büyük süper devlete bölünmüştür. Okyanusya, Kuzey ve Güney Amerika’yı; Britanya Adası ile Atlas Okyanusu’ndaki adaları ve Güney Afrika’yı kapsar. Avrasya, Portekiz’den Bering Boğazı’na kadar uzanır ve Avrupa ile Asya anakarasının kuzeyini içine alır. Doğuasya ise Çin ve onun güneyindeki ülkeleri, Japon adalarını; ayrıca Mançurya, Moğolistan ve Tibet’in büyük bölümlerini kapsar.
Sürekli bir savaş içinde olan bu devletler, içlerinden ikisi bir araya gelse bile kesin bir yenilgiye uğratılamaz. Çünkü aralarında sarsılmaz bir güç dengesi vardır. Bunun sebepleri sıralanabilir ve modern savaş tanımı tamamen değişmiştir.
Okyanusya’daki egemen felsefenin adı İngsos, Avrasya’da ise Neo-Bolşevizm’dir. Doğuasya’da bunlardan farklı bir düşünce vardır fakat bu üç devletin de toplum düzeni hakkında çoğu şey aynıdır.
Romana Okyanusya’da Londra kentinde Winston Smith adlı 39 yaşında, Gerçek Bakanlığı’nda çalışan bir dış parti üyesinin gözünden görerek başlıyoruz. Winston Smith’in çalıştığı Gerçek Bakanlığı, adının aksine gerçeğin sistemli biçimde yok edildiği bir kurumdur. Burada gerçek, Parti’nin o anki çıkarlarına göre sürekli yeniden düzenlenir. Gazeteler, istatistikler ve tarihsel kayıtlar değiştirilir; eski bilgiler ise “bellek delikleri” aracılığıyla ortadan kaldırılır. Böylece toplum, geçmişi hatırlayamaz hâle gelir ve Parti’nin söyledikleri tek mutlak gerçek olarak kabul edilir. Okyanusya’da iktidar yalnızca bedenleri değil, hafızayı ve mantığı da kontrol eder. Geçmiş her gün yeniden yazılır, dün doğru olan bugün “hiç yaşanmamış” sayılır. Gerçek, kanıtlarla değil; otoriteyle belirlenir. İnsanlara yalnızca yalan söylenmez, doğruyu ayırt edemeyecek hâle gelmeleri