Merhaba Kaybettiğim,
Kaybedişim, yenilişim, yıkılışım merhaba
Bugün biraz yorgunum,
Biraz kırgın, hayattan bezmişlik ve çokça yalnızlık var üzerimde
Kirletti dünya biraz...
Ölümüm gidişine denk gelmeliydi
Ölümün, ölümüme bin sebep vermeliydi
Oysa ölüm bana, hayat sana yakışırdı
Zor, hayat çok zor, Gidenim
Bu şehri terkedeli bugün, 11 yıl oldu
On bir yıl geçmiş, ama acın dün gibi saklımda
Saçların, gözlerin, yüzün her hücren küskün
Her telin hançer, her damlan kurşun, her sözün zindan ömrüme.
Ben bu şehri seninle sevdim, bir şehir nasıl sevilir senden öğrendim.
Kendimi, sende kaybedişimle bulmuşken
Gidişin hiç yakışmadı, bu şehre
Seneler geçip gitti, biraz yaşlandım
Saçlarımda beyazlar ve seyreklik
Yüzümde göz izin, her yerde bir sen
Hayat yorsa da gülüşlerimi
Senli zamanların huzur akan maveralarında dolanırım hala
Nasılım, nerdeyim hepsi önemsiz
Yokluğun da her yer aynı, her yer karanlık
Yine de yaşıyorum
İyiyim anlayacağın, cümleden cümleye
Konudan konuya atlıyorum yine
Yine senli zamanlara dalıp gidiyorum.
Takvimler ihanet içinde
Gidişinin ertesinde dönüyorlar yapraklarını
Kuşlar hala göç ediyor, kaybolmuş gökyüzümden