Süreyya Aydın

Süreyya Aydın
@sureyya_cann
Kendini dünyadan soyutlamış bir garip...
Edebiyat Öğretmeni
Ankara
101 okur puanı
Ağustos 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·102 syf.··
2026 1. kitabı
Çok ince bir kitap olan İnci, üzerine sayfalar dolusu düşünebileceğimiz bir alan sunmuş bize. Yoksul bir hayat süren Kino’nun hayatı daha doğrusu hayalleri bir inci bulması ile birden bire değişir. Çok büyük bir inci bulur ve bu incinin çok değerli ve paha biçilemez olduğuna karar verir. Bu haber duyulur duyulmaz çevresindeki herkesin Kino’ya davranışları da değişmeye başlar. Hani parayı bulan değişir deriz ya hep bence parayı bulanın çevresi değişmeye başlıyor ilk. İnci gerçekten değerli miydi? Kitap bitince aklımdaki dolaşıp duran sorulardan bir tanesi de buydu. Belki de İnci sarrafları doğruyu söylüyordu da Kino ve çevresindeki karanlık güçler bizi roman bitene kadar değerli olduğuna inandırdı. Birde Kino’nun karısının hep bu İnci belalı hayatımıza bela getirecek deyip durması çok ilginç geldi bana. İnsanoğlu kendi hayatına kendi ket vuruyor bir yerde aslında. Her yönüyle düşündürücü, okuması keyifli, betimlemeleri muazzam bir kitap.
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hayatımı değiştiren kitap !
Puan vermedi·206 syf.··
2025 8. kitabı
Kitaba başlamadan önce hayatını değiştirecek bir kitap demişti arkadaşım. Okudum ve hayatımı değiştirmedi. Şimdi kitabın verdiği kuantum bilgileri evet güzel. Kalbimizin titreşimi olduğundan filan bahsediyor ve bunu yapılan araştırmaları paylaşarak destekliyor. Tamam buraya kadar sıkıntı yok ama okur mektuplarını paylaşıp diğer kitabının reklamını yapması bana biraz tuhaf geldi. Mektupların bir tanesinde şöyle bir şey var: Çocuğu hasta bir baba bu kitapları okuyor. Kalpten istemenin gücüne kendi inanmadığı için yazarımızdan rica ediyor. Çocuğumun iyileşmesini kalpten isteyebilir misin diye? Yazarımız da kalpten istiyor ve çocuk birden bire iyileşiveriyor. Ee o zaman çocuğu hasta olan onca anne- baba kalpten istemiyor mu ki çocuklar bazen iyileşmiyor? Ya da keramet yazarımızda mı? İstemenin gücünü sığlaştırdığını düşünüyorum bu okur mektuplarını sürekli paylaşarak. Evet istemenin gücüne inanıyorum ve Allah’tan istiyorum. Olumsuz düşünürsem bir şeyi o olumsuzluk gelip beni buluyor. Bu türden verdiği düşüncelerine katılıyor ve destekliyorum. Ama kitap beni tatmin etmedi. Belki de bunları zaten bildiğim içindir bilmiyorum.
Duygu/Düşünce
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202525,9bin okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2022 6. kitabı
Mistik bir dünya görüşünü benimsetmeye çalışan bir kitapla karşı karşıyayız. Bu amaçta Ferit adında bir genç kullanılıyor. Birtakım gizemli olayların ardından Ferit’in mistik bir düşünceyi kucaklaması gözler önüne serilmiş. Ferit babasının yolunda ilerleyen şüpheci, dinsiz hatta nihilist bir genç. Annesi yok. Bir kız kardeşi var. Ferit’in tahsili kitabın vermek istediği mesaja uygun seçilmiş. Tıp okuyan Ferit bölümü yarıda bırakıp Felsefe okumaya başlamış. Çokça ruhsal bunalımları mevcut. Hatta delilik korkusu var. Bir de kız arkadaşı var. Adı Selma. İlk başlarda Selma’nın vücudunu bir metaa olarak görüyor. Hatta bunu bir ileri boyuta taşıyıp apartman köşesinde Selma’yı öpmeye kalktığı için Selma ile tartışırlar. Selma bir ruhu olduğunu anlatmaya çalışsa da Ferit maddeci düşünce yapısı ile bunu anlamaz ve “ sen böyle giyinirsen senin ruhunu değil vücudunu arzularım.” diyerek kızın kalbini fena halde kırar. İlerleyen zamanlarda göreceğiz bu olay tam tersine dönecektir. Ferit ruh isteyen, Selma ise arzulayan bir hale dönüşecektir. Roman iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm karanlık, buhranlı , dehlizleri derin. Bir pansiyonda konakladığı 6 günlük sürede art arda yaşadığı parapsikolojik olaylar anlatılır bu bölümde.Bu olayları aklı ve mantığı ile yorumlamaya çalışır; bilimin ışığından ayrılmadan, ilahi bir güce kendini teslim etmeden yorumlamalar yapar. Fakat bir türlü işin içinden çıkamaz ve bocalar. Zaten kendisi normal değil. Eski hastalıklı kriz halleri de nükseder ve Ferit çılgına dönmek üzeredir. Kitabın ikinci bölümü aydınlık… Teyzesinin ölümü ardından yüklü bir mirasa kavuşan Ferit adaya taşınır. Ve bu hal onda delirmenin huzura dönüşmesini sağlar. Matmazel Noraliya’nın koltuğu onda ilahi bir dünyanın kapılarını aralar. İşin aslı ikinci
Psikoloji
Matmazel Noraliya'nın KoltuğuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 201710bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2022 4. kitabı
Samim… Ütopik bir şehrin özlemini buram buram hissetmemizi sağlayan kişi… Meral’e aşık. Meral kızı yaşında. Kim bilir belki de kızı… Meral’in annesi Necile ile daha Meral dünyaya gelmeden bir gönül ilişkisi var. Necile bir gün Meral’e telefon edip “ Samim baban yaşında. Ondan uzak dur. Laf olsun diye demiyorum, baban gibi…” demesi üstü kapalı bir ima mıdır bilinmez. Romanda telekinezi, polipsişizm, aura, telepati gibi kavramları görüyoruz. Benim gibi bu kavramlarla yakından uzaktan ilgisi olmayan biri için ilginç ve merak uyandırıcı bir anlatım içinde verilmiş bu kavramlar. Meral’in yandığı günkü yanık kokusu aynı fiziksel ortam içinde bulunmamalarına rağmen Renginaz ve Samim tarafından hissedilmişti. Bir an Meral’in yandığı o sayfaları okurken ben de bir yanık kokusu hissetmiş gibi oldum ve ürperdim. Tabi okuduğumdan etkilenmiş olmam muhtemel. Kalabalıklar içinde yalnız olma durumu aynı evde yaşamalarına rağmen yalnızlığı en derinden yaşayan Samim, Selmin ve Mefharet üzerinden verilmiş. Yalnızlıktan kaçan Samim’in Simeranya’sı ise üzerine bir sürü cümle kurulacak kadar mükemmel… Keşke her şeyin bu kadar kötüye gittiği ülkemizden Simeranya’ya doğru bir yol açılsa… Orda ideal ülke, toplum artık adına ne derseniz huzur içinde yaşasak.
Edebiyat
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,2bin okunma
Puan vermedi·413 syf.··
2018 15. kitabı
Gerçeklik, efsaneler, bilim-kurgu... Bu üç kavramı birbirine çok güzel harmanlamış ve bizlere harika bir kitap sunmuş Aytmatov. Kitap Aral Gölü yakınlarında Sarı Özek bozkırında bir tren istastonunda geçer. Adı Boranlı. Kitabın baş kahramanına da ön ad olan Boranlı topu topu 10 hanenin bulunduğu, mevsim şartlarının çok zor olduğu küçük bir yer. Öyleki kışlar çok sert; boran ve kar fırtınaları ile yazlar ise kavurucu derecede sıcak geçer. Böyle bir mekanın içinde anlatılmak istenen asıl olay bence Abutalip Kuttubayev’in başından geçenlerdir. Mankurt kavramı kitapta anlatılırken verilmek istenen asıl mesaj özünden, geleneğinden, göreneğinden ayrılan insanların birer mankurt olmasıdır. Kitaptaki efsaneler leziz bir tat bırakıyor insanın zihninde. Orman Göğsü gezegeni, uzay üssü, Dönenbay efsanesi.. Bilimden gerçeğe, gerçekten efsaneye dalıyorsunuz bu anlatılarla. Ve bir zihin değişikliğine neden oluyor.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma