Puan vermedi·416 syf.·
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Eser biyografik bir roman özelliği taşıyor. Ünlü bir islam mutasavvıfı olan Hallâc-ı Mansûr'un hayatını, ilahi aşkı arayışını ve trajik sonunu ele alan güzel bir eser. Aynı zamanda Mansurun yaşadığı dönemin toplumsal hayatı ve siyasi olaylarını da gerçekçi bir zeminde ele alması açısından ilgi çekici. Tarihi sevdiğim için bu yönüyle baya ilgimi çekti benim açıkçası. Dili gayet akıcı ve kurgusu merak uyandırıcı. Yazarın daha önce de başka bir kitabını okumuştum, bu eserini de severek okudum ve meraklılarına tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar. *"Yeryüzünde insandan daha zalim bir canlı var mıydı?" *"Sahip olma ve hükmetme isteği ne durdurulamaz bir arzuydu? Eşyaya hükümdar olmak isterken insan nefsinin kölesi oluyordu?" *"Derin vedalar sözleri kaldıramazdı. Sustular." * "Aşkın kıyamına durmayanın, namazı ölü bir ibadettir." Aşk Kapını Ben Geldim Aydın Hız
1000Kitap
Aşk Kapını Ben GeldimAydın Hız · Timaş Yayınları · 2020129 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 74. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2025 16:42
Kitabın baş kahramanları Selim ve eşi Leyla. Hikâye, darbe döneminin karanlık günlerinde geçiyor. Livaneli yine kendine has diliyle o dönemin acılarını, baskılarını ve umutsuzluğunu anlatıyor. Ancak kitapta dikkat çeken bir nokta var: yaşananlar sadece sol kesimin gözünden aktarılmış. Sanki o dönemde acı çeken, hayatı altüst olan yalnızca bir tarafmış gibi. Oysa tarih tek taraflı değildir; milliyetçi gençler de aynı dönemde en az onlar kadar acı yaşadı, yıkıldı, susturuldu. Bana kalırsa, Livaneli’nin anlatımı güçlü ama eksik. O dönemin acısını sadece bir cepheden değil, tüm yönleriyle görmek isterdim. Çünkü acı bir ideolojiye ait değildir; insana dairdir. Sonunda Selim ve Leyla’nın başka bir ülkede yeniden bir araya gelmiş olmaları beni mutlu etti. Tüm o yıkımın, kayıpların, korkuların içinde bile bir umudun kalabildiğini görmek güzeldi. Belki de en çok o kavuşmayı bekledim sayfalar boyunca. 68 kuşağı ise yalnızca bir dönemin değil, bir arayışın simgesiydi. İnandıkları uğruna yaşadılar, sustular, dağıldılar, öldüler öldürüldüler.. Ama izleri hâlâ sürüyor... İyi okumalar şimdiden..
Duygu ve Düşünce
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·222 syf.··
2025 39. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 15:56
Kitap Kuyucak köyünü eşkıyaların basıp, bir karı ve kocayı öldürmesiyle başlıyor. Oraya gelen Kaymakam, ölen karı ve kocanın oğlu olan Yusuf'u görüyor ve içini bir ürperti ve üzüntü alıyor. 9 yaşındaki yetim kalan Yusuf'u Kaymakam yanına alıyor. Kaymakamın Şahinde diye bir karısı ve Muazzez adında küçükte bir kızı var. Yusuf Kaymakamın Şahindeye nasıl katlandığına hayret ediyor. Bende hayret ettim gerçi. Aradan vakit geçiyor. Çocuklar haliyle büyüyor. Yusuf'un sessizliği sürüyor. Ama Muazzezi hem koruyor hemde onunla iyi anlaşıyor. Buradan sonrasını anlatmayacağım. Spoiler vermek istemem. Kitap oldukça akıcı bir şekilde ilerliyor. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen oldukça akıcıydı. Kitapta anlamadığım kısımlarda vardı tabiki. Oradan da bahsedicem. Önce karakterlerden bahsedeyim. Kaymakam iyi niyetli ve aileyi ayakta tutan dinamik bir karakterdi ama Şahindeyi idare edemiyordu. Yusuf'u muazzez'den ayırmazdı. Yusuf'a oğlu gibi davranırdı. Şahinde benim için rahat durmayan,komşu komşu gezip dolanan,sorun çıkaran, anne bile olamayan kızını para için harcayan bir karakterdi. Yusuf'u da sevmez yabancı biri olduğunu sonuna kadar vurgulardı. Gerçi kızına kızı gibi davranmadı ki ona da oğlu gibi davransın. Muazzez kitaba göre güzel masum biriydi. Ve Şahinde onu kötü yola sürükledi. Yusuf ise sessiz garip bir şekilde ağırbaşlı hayatın ona verdiği yükle yaşıyor. Yaşadığı olaylarla eziliyordu. Kitapta adaletsizlik, ölüm, zengin fakir ayrımı, geçimsizlik gibi konular yer alıyor. Anlamadığım konulara gelecek olursak. Yusuf'un Muazzezle olan konuşmalarının pek fazla kitapta yer almaması. Aralarında geçen sohbetleri duymak isterdim birlikte olduklarında konuşmaları gereken yerde hep sustular, Genç yaşta evliliğin çok normal bir şeymiş gibi olması. Muazzez 15 yaşında evlendi.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 140. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2025 10:46
KADINLAR DA VARDIR-ERENDİZ ATASÜ,204 sayfa Bir kitap nasıl şanslı olabilir? Henüz dosya halindeyken,1982 yılında, yeni ve genç yazarlara yönelik Akademi Kitabevi Yarışma’nda öykü dalında birincilik ödülünü kazanarak… ******__****** Sekiz kadın hikâyesinden yola çıkarak yazılan bu öyküler, farklı geçmişler ve farklı donanımlara sahip kadınları tek bir ortak nokta üzerinden seslendiriyor: Böyle örgütlenmiş bir dünyada her şeye rağmen ayakta kalabilmek. Her öyküyü okudukça kendi annemizi, kendimizi,iç sesimizi,susturulmuş bir çok kadını hatırlayacağız…okuduğumuz her öyküdeki kadınlar bize hiç yabancı gelmiyor.Bir çok kadın okudukça kesinlikle bu benim ,bu komşum ,bu ailemdeki kadınlar ,diyecektir… ******__****** Kitap ; Kadın kimliği ve özgürlük, Anneler ve kızları Kuşaklar arası farklar Aydın kadınların görünmeyen mücadelesi , Bireysel mücadeleler temaları üzerine kurulu ******_****** Yazarın kendisi de kadın olduğu İçin öykülerdeki kadınların iç seslerini,yaşadıkları zorlukları,farklı yaşlardaki ve farklı statüdeki kadınların yaşam mücadelelerini ve ruhsal bunalımlarını çok güzel yansıtmış,hedefi tam ortadan vurmuş…. ******_****** Her öykü birbirinden güzel ve içine çekiyor.En etkileyici olanı kitaba da adını veren “Kadınlar da Vardır” öyküsü ve Servet hanımın yaşamı… ******_****** “Kadınlar da vardılar. Ama hep sustular ve susturuldular. Artık susmuyorlar….”
Kadınlar da VardırErendiz Atasü · Can Yayınları · 2016219 okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 459. kitabı
"MELEĞİN GÖLGESİNDE" ''Hayatta kalabilmenin tek yolu , ilk olarak kendini korumaktır. Bilinçli veya bilinçsizce olsun , insan hep kendinden yana çevirir direksiyonu . Amaç başkasını öldürmek değil, kendini kurtarabilmektir. Herkes kendi sorumluluğunu taşır bu yolculukta.' 'Kadının onuru, sadece kendi bedeniyle değil, insanlığın geleceğiyle de doğrudan bağlantılıdır. Çünkü bir kadının onuru kırıldığında, sadece onun dünyası yıkılmaz; insanlık da kendi aynasını parçalar. Kadının onuru yatakta kırılırsa eğer, o artık sadece bir "et yığını" gibi görülmeye başlanır. İşte tam da burada insanlık sınavını kaybeder. Çünkü bir kadını küçülten, değersizleştiren, aşağılayan her tavır; aslında insanın kendisini yok eden bir kokuyu üretir. Bu koku, kadından değil, çürümeye yüz tutmuş insanlığın kalbinden yayılır. Ama çoğu insan yanılır; kokunun kaynağını kadında arar ve ondan uzaklaşır. Uzaklaştığı her kadınla birlikte ise kendi insanlığını biraz daha çürütür. Bu yüzden, “pembe masallar” hep bu noktada başlar. Kadının suskunluğu, görmezden gelinmesi ve yok sayılmasıyla yazılır o masallar. Ama her masalın bir kırılma noktası vardır. Bir gün kadınlar, taş atan erkekleri taşın kendisiyle değil, kendi üretimleriyle öldürmeye karar verirler. Kimi kalemini bir bıçak gibi kullanır, kimi fırçasını bir alev topuna çevirir. Şiirlerle öldürürler adamları, resimlerle yakarlar, şarkılarla boğarlar. Kitapların satır aralarında sıkıştırıp keserler nefeslerini. Artık elleri kana bulanmaz kadınların, ruhları kanar. Ve o kan, yalnızca intikam değil, aynı zamanda direnişin rengidir. Saçları is kokan kadınların her biri, yaşadığı acıyı sanatına dönüştürerek katil olur. Ama onların öldürdüğü şey, insanlık değil; insanlığın çürümüş, kokuşmuş hâlidir. Çünkü kadının onuru kırıldığında insanlık ölür.
Edebiyat
Meleğin GölgesindeŞale Köse · Artshop Yayınevi · 202430 okunma
8/10
·295 syf.··
2025 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 09:26
Sevgili Max... Hayatının 2.ci evresinde mutlu olduğunu görmek çok güzel bir sürü acılar çektin haketmeyen kişilere değer verdin minnacık bir sevgi göstermeleri için ama onlar bunu bile sana çok gördü ama sonunda mutluluğu buldun.Kiz kardeşlerini hiç sevemedim üzgünüm bencillerdi sana neler yapıldığını bildikleri halde onlara iyi davranıyor diye herseye sustular.Hayatindaki en büyük bombayı sona saklamalari müthiş oldu değil mi ? Baban tam bir cani asla affedilmeyi haketmiyor.. Sana kırgın olduğum tek bir sebep var ... neden Lauranin mezarına gitmedin ölüm yildonumunde o kadar üzüldüm ki . Eminim oda üzülmüştür ve her seferinde 2 kızın olduğunu söyledin ayrıntıya girmemek içinde olsa neden bir de oğlun olduğunu söylemedin... Harika dostlarinin olmasi cok guzel di en cokda Sidi sevdim o tam bir dost oldu sana..En son bomba ise ben Melaniyi sevemedim eski eşinin cinayet isledigi halde onun üzerinden saka yapması ve gülmesi sinirimi bozdu üzgünüm... OKUMAK ISTEYENLERE ÖNERİLİR.
1000Kitap
Ebbing TidesKelsey Kingsley · Independently Published · 20258 okunma